YENİ Parti İzmir İl Örgütü’nün 1. Olağan İl Kongresi, Bayraklı Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Mevcut İl Başkanı Çağatay Güç’ün tek aday olduğu seçimde, parti örgütünün yeni dönem yönetimi belirlendi. Kongreye YENİ Parti Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, İzmir milletvekilleri Yüksel Taşkın, Ednan Arslan, Ümit Özlale, Tuncay Özkan ile çok sayıda partili katıldı.
Kongrede konuşan İl Başkanı Çağatay Güç, AK Parti iktidarının 24 yıllık dönemini ve son dönemde yaşanan fon krizini hedef aldı. Güç, yarım milyon yurttaşın birikiminin kaybolduğu iddia edilen krize ilişkin sorumlulara tepki gösterdi.
Güç, şunları söyledi:
“Liyakatsiz kadroların, AK Parti’li siyasetçilerin ve yalnızca kendi kişisel çıkarlarını düşünen bir avuç çıkarcının işin içinde olduğu fon krizinde, yarım milyon yurttaşımızın birikimi yok oldu. Bunun hesabını kim verecek? Koca bir hiç tabii ki.”
Ekonomi politikalarına sert eleştiri ve vaatler
Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun değiştirilebileceğini vurgulayan Güç, mevcut tablonun bir kader olmadığını belirtti. Konuşmasında üretim, adalet ve gençlerin geleceğini öncelik olarak sıralayan Güç, kamu kaynaklarının israfının önlenmesiyle finansman sağlanacağını savundu.
Güç, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Bu tablo kader değil, iktidarın tercihidir. Biz iktidarımızda bambaşka bir tablo çizeceğiz. Tabloyu değiştirmek bizim elimizde.”
Güç, partilerinin iktidar hedeflerini üç temel sözle özetledi:
“Üç sözümüz var! Birinci söz: Üreteceğiz! Çiftçimizin sırtındaki yükü hafifleteceğiz, fabrikalarımızı güçlendireceğiz, bilimi kalkınmanın merkezine koyacağız! İkinci söz: Adaleti kuracağız! Emeklimiz, asgari ücretlimiz açlık sınırının altında yaşamayacak. Vatandaşın birikimini koruyan, denetimi işleyen bir devlet kuracağız! Üçüncü söz: Gençlerimizi bu ülkede tutacağız! Onların daha iyi koşullarda yaşayacağı bir ülke inşa edeceğiz.”
Aytekin: Kale siyasetini tarihe gömdük
Kongrede bir başka konuşma yapan Yurtiçi Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, parti içi demokrasi süreçlerini değerlendirirken İzmir’in siyasi kimliğine de değindi. Aytekin, bazı çevrelerin İzmir’i bir siyasi parti kalesi olarak görmesine tepki gösterdi.
Aytekin, şöyle konuştu:
“Birileri İzmir’i kale ilan etmiş. Yani bir çürük elmayı, bir zayıf halkayı tehditle, şantajla, iftirayla diz çöktürerek, el etek öptürerek transfer edince İzmir’i kale yaptıklarını zannediyorlar. Şimdi bunlara İzmir’den bir cevap verelim.”
31 Mart yerel seçimlerine atıfta bulunan Aytekin, “kale” kavramının siyasetten çıkarılması gerektiğini ifade etti:
“Arkadaşlar, İzmir’i biz yıllardır yönetiyoruz. Son seçimlerde İzmir’de 31 belediyenin 29’unu kazanmış olarak biz İzmir’e ‘Kalemizdir’ falan demeyiz, diyemeyiz. Çünkü biz bu ülkede kale siyasetini 31 Mart 2024 tarihinde tarihe gömdük. Yıllardır yönettikleri ve kalemiz diye övündükleri kentleri, kentlerin merkezlerini, metropollerini milletin iradesiyle, sandıkla, seçimle kazandık. Yine ‘Kalemizdir, bir kaleyi zapt ettik’ demedik. Neden? Çünkü biz şuna inanıyoruz: Hiçbir kent, hiçbir şehir, hiçbir siyasi partinin kalesi değildir. Olmayacaktır da.”
İzmir’in tarihsel önemine vurgu yapan Aytekin, kentin bağımsızlık ve cumhuriyet sembolü olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı. Kongre takviminin kasım ayındaki büyük kurultayla son bulacağı belirtildi.