Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın daha önce sadece Ayhan Aydın'ın beyanları üzerine resen başlattığı soruşturmanın yetersiz kaldığını belirten parti yönetimi, olayın tüm boyutlarıyla araştırılması için delillerini sundu.
Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve İlçe Başkanı Berk Tütüncü hakkında, üç meclis üyesinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma devam ederken, parti yönetimi konuyu farklı bir boyuta taşıyarak kapsamlı bir suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, seçim sürecinde yaşananların sadece bireysel sorunlar olmadığı, Yeni Parti'nin siyasi faaliyetlerine ve seçmen iradesine yönelik hukuka aykırı bir müdahale olduğu vurgulandı.
Suç duyurusu dilekçesinde, baskıya maruz kaldığı ileri sürülen kişiler arasında Ayhan Aydın, Ahmet Başbaydar, Hüseyin Kazan, Tahsin Usta, Tahsin Epli ve Onur Bayav'ın isimleri yer aldı. Parti yetkilileri, bu isimlerin parti değiştirmeleri veya oy kullanmaları sırasında özgür iradeleri dışında hareket ettiklerine dair somut bulgular olduğunu belirtti.
İddialar ve talep edilen soruşturma kapsamı
Dilekçede, meclis üyelerinin siyasi tercihlerinin nasıl etkilendiğine ilişkin çeşitli iddialara yer verildi. Özellikle Ayhan Aydın'ın, Özgür Çelik ve Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş'ın bulunduğu bir ortamda yaptığı telefon görüşmesinde bir savcı tarafından tutuklanmakla tehdit edildiğini söylediği ifade edildi. Aydın'ın "Beni tutuklama ile tehdit ettiler, tutuklandığım takdirde benim engelli eşim ve çocuğuma kim bakacak" şeklindeki sözlerinin tanıklar önünde geçtiği kaydedildi.
Ahmet Başbaydar'ın ise meclis grup odasında, oğlunun İngiltere'den dönüşünün önündeki engellerin kaldırılacağı vaadi karşılığında AK Parti'ye oy verdiğini açıkça dile getirdiği öne sürüldü. Onur Bayav'ın çalıştığı iş yeri sahibinin ve kendisinin savcılıkça çağrılarak baskı altında bırakıldığı iddiaları da dilekçede detaylandırıldı.
Yeni Parti İstanbul İl Başkanlığı adına sunulan suç duyurusunda, şu ifadelere yer verildi:
“YENİ Parti İstanbul İl Başkanlığı olarak işbu suç duyurusunda bulunmamızın temel nedeni, olayların yalnızca bireysel olarak belediye meclis üyelerini ilgilendiren bir mesele olmamasıdır. Seçimle göreve gelen belediye meclis üyelerinin siyasi iradelerinin tehdit, baskı, cebir veya hukuka aykırı başka yöntemlerle değiştirilmesi hâlinde; YENİ Parti’nin siyasi faaliyetleri, YENİ Parti’nin Üsküdar’daki siyasi temsili, YENİ Parti seçmenlerinin siyasi iradesi ve demokratik seçim sonucunda ortaya çıkan belediye meclisi dengesi doğrudan etkilenmektedir. Dolayısıyla olayda YENİ Parti’nin siyasi faaliyetlerine yönelik bir müdahale bulunup bulunmadığının ayrıca araştırılması zorunludur.”
Parti yönetimi, soruşturmanın derinleştirilmesini isteyerek HTS baz kayıtlarının incelenmesi, mali hareketlerin araştırılması ve tanık dinlenmesi gibi adımların atılmasını talep etti. Dilekçede, eylemlerin Türk Ceza Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlenen 'siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi' suçu kapsamında değerlendirilmesi istendi.
Sonuç bölümünde ise savcılıktan beklentiler sıralanarak, soruşturmanın tek bir kişiyle sınırlı kalmayıp Üsküdar Belediye Meclisi'ndeki siyasi iradeyi etkilediği ileri sürülen tüm kişi, eylem ve ilişkileri kapsayacak şekilde yürütülmesi talep edildi.