Bakan Uraloğlu, bir otelde düzenlenen "Vodafone Business Tech Connect Ankara" etkinliğinde yaptığı konuşmada, dünyanın endüstriyel robotlardan özelleştirilmiş mobil şebekelere, kritik altyapı yönetiminden otonom sürüş teknolojilerine kadar uzanan bir dönüşümün eşiğinde olduğunu söyledi. Endüstriyel robotların, üretim hatlarını akıllı hale getirerek verimliliği katladığına işart eden Uraloğlu, özelleştirilmiş 5G ağlarının, işletmelerin kendi ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bağlantı çözümleri sunarak operasyonel mükemmelliği mümkün kıldığını dile getirdi.
Bu teknolojilerin, birbirine bağlı bir ekosistem oluşturarak, günlük hayatı, ekonomileri ve toplumları kökten değiştirdiğinin altını çizen Uraloğlu, "Bu yeniliklerin önemi, yalnızca verimlilik artışıyla sınırlı değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı. Endüstriyel robotlar, tehlikeli işleri üstlenerek işçi güvenliğini artırıyor ve atık azaltma sağlayarak çevreye dost bir üretim modelini hayata geçiriyor. Otonom araçlar, trafik kazalarını yüzde 90'a varan oranlarda azaltıyor, böylece hem can kayıpları önleniyor, hem de ekonomiye kazanç sağlanıyor ve en önemlisi sağlık sisteminin sürdürülebilir olmasını beraberinde getiriyor." ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, özelleştirilmiş 5G ağlarının ise akıllı fabrikalarda makineler arası iletişimi kusursuzlaştırarak, üretim kesintilerini minimize ettiğini ve küresel tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirdiğine değinerek, bu teknolojilerin, dijital dönüşümün vazgeçilmez unsurları olarak, rekabet üstünlüğü sağlayan bir vizyon sunduğunu anlattı.
"Fiber uzunluğumuzu 750 bin kilometreye çıkaracağız"
Teknolojik sıçramanın, ekonomik yansımalarının ise çarpıcı ve geleceğe dönük büyük bir potansiyel barındırdığına dikkati çeken Uraloğlu, "Uluslararası kuruluşların geleceğe yönelik tahminleri, 5G mobil bağlantılarının ve penetrasyon oranlarının dünya genelinde önemli ölçüde artacağını gösteriyor. Sektör raporları, küresel 5G bağlantı sayısının, 2029'a kadar yaklaşık 8,5 milyara ulaşacağını ve bu rakamın tüm kablosuz teknolojilerin yaklaşık yüzde 59'unu temsil edeceğini öngörüyor.
Abonelik bazında ise 2030 sonunda 6,3 milyar 5G abonesine ulaşılması, bu sayının toplam mobil aboneliklerin yüzde 67'sini oluşturması bekleniyor. Küresel 5G altyapı pazarının değeri de 2025'te yaklaşık 47 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Bu rakam, bu teknolojilerin yalnızca bir araç değil, ekonomik büyümenin motoru olduğunu gösteriyor." diye konuştu.
Uraloğlu, Türkiye'nin, bu küresel dönüşüme seyirci kalmak yerine, aktif bir oyuncu olmayı seçtiğini, son çeyrek asırda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki eşsiz altyapı hamleleriyle, ülkeyi dijital dönüşümün küresel öncüsü yapacak büyük yürüyüşü başlattıklarını ve kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.
Türkiye'nin fiber optik ağ altyapısının, 657 bin kilometreye, yani dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaştığını hatırlatan Uraloğlu, "Bu yıl sonuna kadar, fiber uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre arttırarak, 750 bin kilometreye, genişbant abone sayımız 106 milyonun üstüne, mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz. Bütünleşik hizmet anlayışının sahadaki karşılığını güçlendiren bir diğer stratejik adımımız ise ülkemizin haberleşme altyapısını yeni nesil teknolojilerle tahkim eden 5G sürecimiz oldu.
5G teknolojisi ülkemizde devreye alınarak, mobil iletişimde hız, kapasite ve hizmet kalitesini çağın gerekleriyle buluşturuyoruz. Bu geçişle iletişim hızımız, yaklaşık 10 kat artacak, vatandaşımız daha hızlı, daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkanına kavuşacak." değerlendirmesinde bulundu.
"Önceliğimiz teknolojinin yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye inşa etmek"
Uraloğlu, bu stratejik dönüşümün mali ve kurumsal zeminini de sağlam biçimde oluşturduklarını, Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom'un rekabetiyle 16 Ekim'de gerçekleştirdikleri 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde, 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettiklerini, 1 Nisan 2026'da da ilk sinyalini alacakları 5G hizmetlerini de 2 yıl içinde ülkenin her bir noktasında hizmete sunmayı hedeflediklerini anlattı.
Yoğun cihaz bağlantısı kapasitesiyle 5G'nin, Türkiye'yi dijital dönüşümün merkezine taşıyacağını ifade eden Uraloğlu, "Bu teknolojiyle tam otonom sürüş ve akıllı yol uygulamaları, uzaktan ameliyatlar gibi hayati uygulamalar, gerçek zamanlı veri aktarımıyla mümkün olacak. Sanayide akıllı fabrikalar, üretim süreçlerini optimize ederek, verimliliği zirveye taşıyacak. Akıllı tarım uygulamalarıyla, daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretim sağlanacak. Medya sektöründe ise gazeteciler 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayın yapabilecek, muhabirlerimiz olay yerinden saniyeler içinde yüksek kaliteli görüntü ve veri aktarabilecek. 5G, ülkemizin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısıdır." şeklinde konuştu.
Uraloğlu, bu büyük dönüşümde en büyük önceliklerinden birinin teknolojinin sadece tüketildiği değil, aynı zamanda yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye geleceği inşa etmek olduğunun altını çizerek, 5G teknolojisine geçiş sürecinde, hem kamu hem de özel sektör olarak yerli üreticileri destekleyemeye devam edeceklerini, şebeke altyapılarında mümkün olan en yüksek oranda yerli ve milli ürünlerin kullanılmasını stratejik bir hedef haline getirdiklerini bildirdi.
Bu doğrultuda, 5G yetkilendirme ihalesinde işletmecilere yıllara göre artan şekilde yüzde 60'a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün ve piyasa koşullarına bağlı olarak yüzde 30'a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanım yükümlülüğü getirdiklerini hatırlatan Uraloğlu, şöyle devam etti:
"İşletmecilerimizin kuracağı 5G mobil özel şebekelerde kullanacağı bileşenlere ilişkin yatırımlarının, milli haberleşme ürünlerinden sağlanmasına yönelik gerekli tedbirleri alma zorunluluğunu da getirdik. Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın, ortak bir platformda buluşturan Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK) de 160'tan fazla firma ve 8 binden fazla çalışanıyla sektörümüzün rekabet gücünü arttırmayı, ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamayı, küresel yerli markalar çıkarmayı ve yerli-milli kalkınmayı desteklemeyi amaçlamaktadır."
5G proje çağrısı kapsamında yerli firmalara destek sağlandı
Uraloğlu, 2023'te Bakanlık tarafından yapılan 5G proje çağrısı kapsamında, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığının (UDHAM) AR-GE fonundan yerli firmalara destek sağladıklarını belirtti.
HTK ve TÜBİTAK işbirliğiyle 2018'de başlatılan "Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi" kapsamında, 5G altyapıları için kritik öneme sahip 5G çekirdek şebeke, baz istasyonu, özel yönetim, servis ve operasyonel yazılım ürünlerinin geliştirildiğini aktaran Uraloğlu, UDHAM tarafından desteklenen kara yolları akıllı ulaşım sistemleri Hasdal projesinde TÜRKSAT tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda, Yerli 5G çekirdek şebeke ve Ulak baz istasyonlarını devreye alarak milli teknolojinin gücünü bir kez daha ortaya koyduklarını vurguladı.
Uraloğlu, 5G teknolojisini destekleyen yerli malı belgesine sahip ve milli haberleşme ürünü tanımına uygun ürünler geliştirmiş ya da geliştirmekte olan çok sayıda yerli üretici firmanın bulunduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:
"Yerli ve milli ürün ekosisteminde yaşanan bu gelişmeler ve bunların sürdürülebilir şekilde devam etmesi, işletmecilerimizin yatırım aşamasında bulunduğu mevcut dönemde büyük önem taşımakta. Bu sayede, hem teknolojide dışa bağımlılığımızı azaltacak hem de yerli milli üretimi teşvik ederek ülkemizin küresel rekabet gücünü daha da yükselteceğiz. 5G sadece bir iletişim teknolojisi değil, Türkiye'nin geleceğe attığı en güçlü ve en kararlı adımlardan biridir. Bu adımda ne kadar yerli ve milli olursak, yarınlarımızın o kadar güçlü, o kadar bağımsız ve o kadar aydınlık olacağına inanıyorum."
Bakan Uraloğlu'na, konuşmasının ardından, Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Engin Aksoy tarafından hediye takdim edildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: