Kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Körfezi’ne atık deşarj eden işletmelerin denetlenmesi ve gemilerin yarattığı kirliliğin önlenmesi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan yeniden yetki devri talebinde bulunulacağını belirtti. Tugay, “Yaza kadar gemilerin atıklarını 24 saat takip eden sensörlü bir kamera sistemi kuracağız” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir İtfaiyesi Korusu’ndaki ağaç dikim etkinliğinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başkan Tugay, İzmir Körfezi’nin gemiler tarafından kirletilmesi, İZBAN’ın devri ve Büyükşehir mülkiyetindeki taşınmazlara Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulması konularında önemli açıklamalarda bulundu.
“Yakalayamadığımız kim bilir kaç tane var”
İzmir Körfezi’nin kirletilmesiyle ilgili soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, yetki devrinin önünde iki engel olduğunu, bunun tersane ve liman kaynaklı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bakanlığa kesinlikle yetki devri talebimiz olacak. Daha önce talep ettik ama ret geldi. Yaza kadar gemilerin atıklarını 24 saat takip edecek sensörlü bir kamera sistemi kuracağız. Bundan sonra denetim talebimizi tekrar ileteceğiz. Tersane ve liman, Körfez’i özgürce kirletebilsin diye bizim denetim yapmamızı istemiyor; öyle görüyorum. Şu ana kadar Körfez’i kirletenlerin yedisini yakaladık, ancak 24 saat gözlemediğimiz için yakalayamadığımız daha birçok gemi olabilir. Bu görüntüler, günlük dron kontrolleri sırasında elde ediliyor, ama muhtemelen kirleten pek çok kaçak gemi daha var. İzmir Körfezi’nin sirkülasyonu yok, kendini temizlemesi çok zor; bu nedenle kirletmelerin durması gerekiyor. Kirletenleri tahmin ediyoruz, ancak yetkimiz ve hukuki engeller nedeniyle ifşa edemiyoruz. Yine de İzmir halkının bu konuda bilinçli olmasını ve duruma doğru bakmasını istiyoruz.”
“Beceremiyorsanız verin, biz işletelim”
Başkan Tugay, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 ortak olduğu İZBAN’ın işletmesiyle ilgili yeniden çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Geçenlerde Halkapınar’da İZBAN’ın yürüyen merdivenleri iki aydan uzun süre çalışmadı. İZBAN’ın genel müdürlüğü Devlet Demiryolları’nda… Oradaki kararların yavaşlığı ve süreçlerin yeterince hızlı takip edilmemesi nedeniyle bu durum yaşandı. İZBAN’daki tüm hizmet aksaklıklarından Devlet Demiryolları sorumludur; buna eminim. Rayların şehrin içinden geçiş şekli yanlış. Yük trenleri ve yolcu trenleri, İZBAN’ın yoğun saatlerinde bekletiliyor; bu doğru değil. Ray bakımı ve sinyalizasyonun güncellenmesi gibi sorumluluklar da Devlet Demiryolları’na ait, ancak yerine getirilmiyor. Bunu açıkça söylüyorum: Beceremiyorsanız verin, biz işletelim. Ama bizden yüksek hat bedeli veya ray kirası talep edemezsiniz. İzmir halkına hizmet için bunu yapmaya çalışıyorsanız, bırakın biz yapalım. Düzgün yapamazsak o zaman konuşalım. Bize vermiyorsunuz, kendiniz de almıyorsunuz; olay ortada ve kötü yönetiliyor.”
“İzmir’i cezalandırır gibi bunu niye yapıyorsunuz?”
İZBAN’daki kararların ağırlıklı olarak TCDD’ye ait olduğunu belirten Başkan Tugay, “Biz orada ikinci pozisyondayız. İZBAN’ın modeli Türkiye’de yok. Marmaray gibi hatlar Devlet Demiryolları tarafından işletiliyor. Gaziray örneğinde ise belediye işletmeye çalıştı, başarısız olunca Devlet Demiryolları devreye girdi. Biz yüzde 50 ortaklıkla üzerimize düşeni yapmaya hazırız, fakat bize yüksek ray kiraları ödetiliyor. İzmir’i cezalandırır gibi bunu niye yapıyorsunuz? Biz İZBAN’ın sorumluluğunu almaya, gerekeni yapmaya hazırız; yeter ki ödenemeyecek yükler ve ek masraflar çıkarılmasın. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda deneyimi başka hiçbir yerel yönetimle kıyaslanamaz. Çözümsüzlüğün kimin işine geldiğini anlamıyorum” dedi.
“Dertleri, belediyenin elinden malını mülkünü almak, hizmet değil”
İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki bazı taşınmazlara Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulmak istenmesine ilişkin hukuki mücadelenin sürdüğünü belirten Başkan Tugay, “Belgesi ve ispatıyla bu binalar Vakıflar tarafından yapılmamış. Ücreti ödenmiş, kamulaştırmalar yapılmış, altında Atatürk ve İsmet İnönü’nün imzaları bulunan belgeler ortaya çıktı. Yeni belgeler de mevcut. Binalar kamu hizmetinde kullanılıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü internet sitesinde birçok yeri kiraya çıkarıyor; hizmet için ihtiyacınız varsa oraları kullanabilirsiniz. Muhtarımız da isyan etti, ‘Gasilhane binası yanında 30 bin kişilik aşevi var, aşevi ihtiyacı yok’ dedi. Sorun, belediyenin hizmet üretmesi değil, malını mülkünü elinden almak. Bu İzmir’e büyük haksızlık ve saygısızlıktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne de yapılmaması gereken büyük bir yanlış. İzmir halkının vicdanında yara açan bu tavırdan en kısa sürede geri adım atmalarını bekliyoruz” dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: