Reklam
Reklam

Baykalmış, "Kızılay siyaset üstü bir kurumdur"

Kızılay İzmir Şube Başkanı Kerem Baykalmış, en önemli önceliklerinin ihtiyaç sahipleri olduğunu söyleyerek, “Türk Kızılayı’ı siyaset üstü bir kurumdur” dedi.

Baykalmış, "Kızılay siyaset üstü bir kurumdur"
07 Nisan 2021 - 15:09
GERÇEK HABERCİ - Kızılay İzmir Şube Başkanı Kerem Baykalmış, Turuncu TV’de yayınlanan, Pelin Uzun’un sunduğu Gazeteci Adem Nakçı’nın yorumladığı GERÇEK HABERCİ ile Gündem’in konuğu oldu. Baykalmış, herkesin farklı siyasi görüşü olabileceğini onlar için önceliğin ihtiyaç sahibi olması gerektiğinin altını çizerek, “Türk Kızılayı’ı siyaset üstü bir kurumdur. İnsanların siyasi görüşleri olabilir; ama biz bunları yaparken dil, din, ırk, siyasi görüş ayırt etmiyoruz bizim için ihtiyacı olması en önemli önceliğimiz. Hafta sonu yasaklarında kıyafet, et, gıda kolisi, hijyen kolisi dağıtımlarımız devam ediyor” diye konuştu.
“Menemen, Kızılay’a en çok destek veren yerlerden birisi”
Menemen’de sabit kan merkezi yapıldığını söyleyen Baykalmış, “Menemen’de sabit kan merkezimiz yoktu; ama taşıma araçlarımızla bu hizmetleri zaman zaman veriyoruz. Aliağa ve Menemen nüfusu merkezden az olsa bile Kızılay’a kan konusunda en çok destek veren yerlerden birisi. Menemen Belediyesi’nin e daha önce hizmetlerde kullanılan bir alanları vardı, bu alanı bize tahsis ettiler. Biz orada şimdi sabit kan alma merkezi oluşturduk. Dolayısıyla pandemi dönemi nedeniyle hijyen koşullarına dikkat edebileceğimiz ve insanların çağrıya dayalı mobil araçları beklemenin biraz daha profesyonel olması adına böyle bir proje yaptık. Gerekli personel istihdamı ve ekipmanlar sağlandı” sözlerine yer verdi.
“Sosyal projelerimizle farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz”
Baykalmış, yaptıkları sosyal projeler ile farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Göreve geldiğimizde İzmir’deki Kızılay algısının bilinirliği açısından kan hizmetleriyle özdeşleşti. Kızılay İç İşleri Bakanlığı’nın düzenlemesiyle ve Sağlık Bakanlığı ile yaptığımız protokoller neticesiyle Türkiye’de çok önemli iki unsurun karşılayıcısı. Bunlardan bir tanesi afet durumlarında Kızılay’ın mağdurların yemek ihtiyaçlarını karşılamakla mükelleftir. Aynı zamanda Türkiye’de ki güvenli kan temininden sorumluyuz. Afet ve kan hizmetlerimizle beraber yaklaşın yedi bin civarından profesyonel çalışanımız, sayıları 70-80 bini bulan gönüllü ordularımızla da sosyal yardımlaşma faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kurban Bayramında et kavurma ve dağıtma hizmetlerimiz var.”
“Kana ne zaman ihtiyacı olacağı belli değil”
Kana her zaman ihtiyaç olduğunu, 18 yaşına gelmiş her bireyin hastalığı olmadığı sürece kan verebileceğini söyleyen Baykalmış, “Kan deyip geçmeyin ihtiyaç duyulduğunda hayatla orantılı bir şey. Kana ihtiyaç duyduğumuz anda istenilen kanı temin etmek için yanımızda birisini de getirseniz biz anca tüm tetkikleri yapıp 8 saat sonra hastaya verebiliyoruz. Buradan çıkarılacak sonuç kan stokunun önemi” diye konuştu.
“Kan stoğumuz varsa mağduriyetleri giderebiliyoruz”
Baykalmış, Eğer kan stoku varsa ihtiyacı olan insanın mağduriyetini giderebildiklerini söyleyerek, “Kan hizmetimiz için vatandaştan hiçbir ücret talep edilmiyor. Kan çok önemli kimin ne zaman ihtiyacı olacağı belli olmuyor. Erkekler yılda dört kere, kadınlar ise üç kere veriyor. Doktorların yaptığı araştırmaya göre de kan vermek vücudun dinamikliğini arttırıyor” dedi.
“Milletin emanet ettiği parayı dağıtıyoruz”
Kızılay’a yapılan bağışların yardım olarak dağıtıldığını söyleyen Baykalmış, “İzmir Karabağlar’da Sosyal Yardımlaşma Vakfı’na kayıtlı 125 bin kişi var. İzmir’de 50 bin koli dağıttık. Biz milletin emanet ettiği parayı dağıtıyoruz. Eskiden insanlar bizim kapımıza geliyordu. Yönetim kurulundaki arkadaşlara bu işte bir sıkıntı olduğunu söyledim. Yaşlılarımız geliyor biz onlara Kızılay’ın gıda kolisini veriyoruz onlar yürüyerek geldiği yolu o koliyle yürüyerek dönmeye çalışıyor. Biz insanların ayağına gitmeliyiz. Yapabiliyorsak insanlar bize ulaşmadan biz onlara ulaşmalıyız. İzmir Şube olarak geçen kurban milletimiz bize 150 bin hisse kurban bağışı yapmış. Biz bunları Et ve Balık Kurumuyla yaptığımız protokoller neticesiyle hijyen koşullarına uygun olarak 800 gramlık kutular halinde ihtiyacı olanlara gönderildi” ifadelerini kullandı.



YORUMLAR

  • 0 Yorum