Reklam
Reklam

Cemil Çiçek'ten "Sedat Peker" yorumu: İddiaların biri bile doğruysa bu felakettir, savcılar gereğini yapmalı

Türkiye'de işlerin daha iyiye gitmesi için şeffaflık üzerinde durulması gerektiğini vurgulayan Çiçek, "Şeffaflık yoksa yeteri kadar demokrasi olmaz" dedi

Cemil Çiçek'ten "Sedat Peker" yorumu: İddiaların biri bile doğruysa bu felakettir, savcılar gereğini yapmalı
12 Mayıs 2021 - 15:17
Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi Cemil Çiçek, DW Türkçe'ye gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Son günlerde cemaatlerin ordu ve emniyet içinde yapılandığı iddiaları ve Organize suç örgütü liderliği suçundan hakkında yakalama kararı bulunan Sedat Peker'in videolarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çiçek, "Bunlar aslında sadece bugünün sorunları değil, 100 yıllık tarihimize baktığımızda, dönem dönem daha görünür hale gelen bu sorunlara kaynak teşkil eden nedenleri, üç kayıt dışılık başlığı altında toplamak mümkün. Birincisi kayıt dışı ekonomi, ikincisi kayıt dışı siyaset, üçüncüsü de kayıt dışı din" dedi.

"Şeffaflık yoksa yeteri kadar demokrasi olmaz"

Türkiye'de işlerin daha iyiye gitmesi, sıkıntıların asgariye inmesi için şeffaflık üzerinde durulması ve kayıt dışılığa son verilmesi gerektiğini vurgulayan Çiçek şöyle devam etti:

Şeffaflık yoksa yeteri kadar demokrasi de olmaz. Çünkü şeffaflığın olmadığı yerde ekonomide, siyasette ve dinde kayıt dışılık olur. Kayıt dışılığın olduğu yerde adaleti ve güveni yeteri kadar tesis edemezsiniz. Türkiye'de en büyük sorunlarından birisi aslında devlet sorunlarına partici gözüyle bakılmasından kaynaklanıyor. Oysa devlet sorunu olan bu köklü sorunlar konusunda geçmişteki hükümetler de yeterince özeleştiri yapmadı. Özeleştiri yapılmadığı, köklü sorunlara köklü çözümler getirilmediği için de hep geçici çözümler bulunmuş olunuyor.

"Türkiye'de uygulamada sıkıntı çektiğimiz konulardan bir tanesi ehliyet ve liyakat meselesidir"

Devlet kurumlarında yapılan atamalarda liyakat ve ehliyetin uygulanmadığı tartışmalarına ilişkin gelen bir soruya ise Çiçek şu yanıtı verdi:

Türkiye olarak yeteri kadar huzura kavuşturamadığımız, uygulamada sıkıntı çektiğimiz konulardan bir tanesi ehliyet ve liyakat meselesidir ve bu aslında 400 yıllık bir mesele. Mesela Kanuni'nin son döneminden, Osmanlı'nın duraklamaya ve gerilemeye başladığı günden itibaren yazılmış siyasetnameler, nasihatnamelerde, Osmanlı nasıl yeniden eski haşmetine kavuşur sorusunun cevabı aranır. Burada ehliyet ve liyakatın öne çıkartılması da yer alır. 1930'larda da Atatürk'ün talimatıyla kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın 11 maddelik programında da ehliyet ve liyakatin öne çıkartılması yer alır. Neden bu konulmuş? Demek ki ehliyet ve liyakat konusunda kamu hayatında gerekli kararlar, isabetli tayinler yapılamamış. O günlerden bu yana bu konu her daim konuşulur bu mesele.

"İddiaların binde biri bile doğruysa bu felakettir"

Çiçek, Peker'in sosyal medyada yayımladığı videolardaki iddilarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

"Binde biri bile doğruya felaket ve sıkıntıdır" diyen Çiçek, "Binde birken önünü alamazsanız, bu yüzde bir, sonra onda bir olur sonra bir bakarsınız ki bütün vücudu kaplamış. Türkiye bu konuda yeteri kadar geçmişte tecrübe sahibi oldu. Gerekli ders çıkartılarak gereğinin yapılması lazım" dedi.

Söz konusu iddialarınm araştırılması gerektiğini de vurgulayan Çiçek şunları kaydetti:

Videoları seyreden, gazetede okuyan ilgili savcı ya da savcıların harekete geçip gereğini yapmaları lazım. Devlete güveni sağlamak açısından bu gereklidir. Bu boyuttaki iddiaları savcılar araştıracak, gerçek neyse ortaya çıkartacaktır. Suç teşkil eden bir şey varsa, evvela yargı makamlarının harekete geçmesi lazım. Bu bahseliden konular şikayete bağlı suçlar değil. Ceza hukukumuzda şikayete bağlı suçların sayısı Avrupa Birliği süreciyle alakalı olarak azaltılmıştır. Savcılar, bu iddialar hakkında haberdar oldukları an itibariyle, bu iddialarla ilgili soruşturma başlatmaları gerekiyor. Basında yeteri kadar yer buldu, görmüşlerdir. Suç varsa iddianame tanzim edilir, suç yoksa takipsizlik kararı verir. İddialar doğru değilse de elbette biz gereğinin yapıldığını görür, 'yalanmış esası yokmuş' deriz. Ama yargının görevini yerine getirmesi gerekir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum