CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu’nun ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün konuşmacı olduğu panelde Bağcıoğlu savunma politikaları üzerine parti programı hakkında bilgilendirmelerde bulunurken, Çağatay Güç’ de gündeme ilişkin siyasi değerlendirmeler yaptı.
15 Temmuz darbe girişiminden mavi vatana kadar birçok başlıkta konuşan Bağcıoğlu, milli savunma politikalarında önceliklerini sıralayarak şunları söyledi;
Temel hedeflerimizin birincisi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeniden tamamen siyaset dışı bir yapıya kavuşturulmasıdır. İkincisi ‘barışta caydırıcı, savaşta kazanan’ bir TSK’nın güçlendirilerek sürdürülmesidir. Üçüncüsü, personel temini, eğitimi, atama ve terfi süreçlerinin anayasa ve kanunlara uygun, liyakat esaslı, objektif ve adil biçimde yürütülmesidir. Karar süreçleri keyfî olmamalı; Atatürk ilke ve inkılaplarına ve anayasal düzene sadakat temel alınmalıdır. 15 Temmuz sonrası yapılan yapısal değişikliklerin gözden geçirilmesi de bir diğer başlıktır.
Askeri sağlık sistemi, askeri eğitim sistemi, askeri yargı, komuta birliği gibi konular yeniden ele alınmalıdır. Kuvvet komutanlıklarının Genelkurmay Başkanlığı ile ilişkisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik’in TSK ile koordinasyonu, doğal afetlerde TSK’nın rolü gibi alanlarda düzenleme gerekmektedir. 6 Şubat depremlerinde TSK’nın sahip olduğu imkân ve kabiliyetlerin daha etkin kullanılabilmesi gerektiği görülmüştür. Ancak bu bir ‘14 Temmuz’a dönüş’ değildir; geçen on yılın tecrübesi ışığında revize edilmiş bir yapı hedeflenmektedir. Personel konusu hayati önemdedir. En modern silah ve sistemlere sahip olsanız bile onları etkin kullanacak liyakatli, eğitimli ve motivasyonu yüksek personel yoksa başarı mümkün değildir. Bugün ekonomik kriz herkes gibi TSK personelini de etkilemektedir. Emekli personelin büyük bölümü yoksulluk sınırında maaş almaktadır; bazı rütbelerde aktif personel açlık sınırına yakın gelir elde etmektedir. Emekli astsubaylar, uzman erbaşlar geçim sıkıntısı yaşamaktadır. Zorlu coğrafi ve iklim koşullarında görev yapan, hayatını ortaya koyan personelin emeklilik sonrası yeniden çalışmak zorunda kalması kabul edilemez. Özlük haklarının, sosyal hakların ve barınma imkânlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. İstanbul gibi yerlerde lojman sorunu ciddi boyuttadır; Askeri alanların farklı amaçlarla değerlendirilmesi personeli mağdur etmektedir.
“Denetlenebilir bir proje yönetimi ve liyakat şart”
Savunma sanayisinin ayrı bir başlık olarak ele alınması gerektiğini dile getiren Bağcıoğlu, “Yüz milyarlarca dolarlık bir hacme ulaşan bu alanda etkin, şeffaf ve denetlenebilir bir proje yönetimi şarttır. Siyasi referansla atamalar yapılmamalı; liyakat esas alınmalıdır. Genç mühendislerin yurt dışına gitmek zorunda kalması ülke için kayıptır. Aynı projelerin farklı firmalara kayırmacı şekilde verilmesi kabul edilemez. İhaleler adil olmalı, hiçbir firma siyasi yakınlığı nedeniyle avantaj elde etmemelidir.” dedi.
Çağatay Güç: Sahada, partili-partisiz ayrımı yapmadan vatandaşlarla bir araya gelerek politikalarımızı anlatıyoruz
“Türkiye Cumhuriyeti sıfırdan kurulmuş, 2000’li yıllara kadar dünya ekonomisinde on altıncı sıraya kadar yükselmiş, bölgenin en güçlü ülkelerinden biriydi.” diyen CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, konuşmasında şu konulara vurgu yaptı:
Ancak gelinen noktada AKP iktidarıyla birlikte hem ekonomi hem de devlet yapısı anlamında zayıflamış bir ülke haline geldik. Bu durum doğal olarak ekonomiye de yansıyor. Bugün dünya sıralamasında yirmi beşinciliğe kadar gerilemiş bir ekonomiden söz ediyoruz. Bu da hem dış politikada hem de iç dengelerde bizi güçsüz kılıyor. Tek adam rejiminin yarattığı bu dengesizlik toplumda ayrışmaya ve mutsuzluğa neden oluyor. Bu durumda toplum sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin adını değil, ne yapacağını, nasıl ilerleyeceğini duymak istiyor.
Bu nedenle genel başkan yardımcılarımız ve cumhurbaşkanlığı sürecinde görev alan milletvekillerimiz sahada, partili-partisiz ayrımı yapmadan vatandaşlarla bir araya gelerek politikalarımızı anlatıyor; toplumu nasıl bilinçlendireceğimizi, ülkeyi nasıl yöneteceğimizi paylaşıyoruz.
“Güçlü olduğumuzu bilerek nasıl çözüm üreteceğimizi anlatarak ilerlemeliyiz”
AK Parti’nin oy oranının yüzde yirmi bandına gerilediğini, MHP’nin ise yüzde dört-beş bandında olduğunu vurgulayan CHP İzmir İl Başkanı Güç, “Yani toplamda yaklaşık yüzde yirmi dört oy oranına sahip bir siyasi anlayış, toplumun geri kalan büyük çoğunluğunu yönetiyor. Bu tablo aslında bizim daha güçlü durmamız ve kendimize güvenmemiz gerektiğinin göstergesidir. Cumhuriyet Halk Partisi ise yüzde otuz beşin üzerinde, yüzde kırk bandında Türkiye’nin birinci partisi konumundadır. Bunu önce partililer olarak içselleştirmemiz, ardından politikalarımıza yansıtmamız gerekiyor. Sahada güçlü olduğumuzu bilerek, eleştirileri kabullenerek ve bu eleştirilere nasıl çözüm üreteceğimizi anlatarak ilerlemeliyiz” şeklinde konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: