Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’nda "usulsüzlük yapıldığı" iddiasıyla açılan ceza davasının ikinci duruşması bugün Ankara’da başladı.
Duruşma, Parti Meclisi üyesi Baki Aydöner’in savunmasıyla başladı. Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden SEGBİS üzerinden duruşmaya katıldı.
"Divan başkanı olmamı Kılıçdaroğlu teklif etti"
Gazeteci Muratcan Altuntoprak'ın haberine göre; İmamoğlu savunmasında "Kurultay sürecinde benim kurultaya divan başkanı olarak gösterilmemin tarafıma teklif eden de önceki genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'dur” dedi.
Tanık beyanlarına ilişkin de konuşan İmamoğlu, "Sözde tanık olarak sunulan, gerçekte tanıklık vasfı bulunmayan, her seferinde farklı dosyalarda sahneye çıkarıldığını görüyoruz. Bu akıldan dışı beyanları kimlerin ezberlettiği hangi odakların bu kişilere yol tarif ettiği neden sorgulanmamaktadır? Gerçekten bu günü geldiğinde sorgulanacaktır" diye konuştu.
Suçlamaların tümünü reddeden İmamoğlu, kurultay günü Kılıçdaroğlu ile görüşmesine ilişkin ise "Kamuoyuna da yansıdığı üzere herhangi bir çekilme durumu söz konusu olmamıştır" ifadelerini kullandı.
Savcılığın iddiası: “Para karşılığı oy”
Özgür Özel’in ilk kez genel başkan seçildiği kurultaya ilişkin davada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın da aralarında bulunduğu 12 kişi "sanık" olarak yargılanıyor.
Sanıklar hakkında, “oylamaya hile karıştırma” suçlamasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Dosyada, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise "mağdur" sıfatıyla yer alıyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan kurultay sürecinde bazı delegelere “oy karşılığında para teklif edildiği” öne sürülüyor.
Savcılık, kurultayda Divan Başkanı olarak görev yapan Ekrem İmamoğlu’nun organizasyonunda diğer şüphelilerin de iştirak halinde hareket ettiğini iddia ediyor.
Görev tartışması yaşanmıştı
Dava sürecinde, dosyanın hangi mahkemede görüleceği konusunda asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri arasında görev tartışması yaşandı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, davanın 26. Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verdi. Mahkemenin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru ise 10 Eylül’de reddedildi.
Yorumlar
Kalan Karakter: