TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.
Komisyon, AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Teklifin ilk imza sahiplerinden AKP Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy, teklifin Anayasa Mahkemesi kararlarının gereğinin yerine getirilmesi, hukuki belirliliğin sağlanması, sosyal devlet ilkesinin güçlendirilmesi ve ekonomik-istihdama yönelik politikaların desteklenmesi gibi çok boyutlu ve sistematik bir amaç çerçevesinde hazırlandığını belirtti.
2019'da 1000 lira ile başlayan alt sınır aylığı uygulamasının sosyal güvenliğin en önemli koruma kalkanlarından biri haline geldiğini dile getiren Gülsoy, şunları söyledi:
"2025 Temmuz ayında 16 bin 881 lira olan bu rakam, 6 aylık enflasyon oranı olan yüzde 12,19'un üzerinde bir artışla, yaklaşık yüzde 18,48 oranında artırılarak 20 bin liraya yükseltilmektedir. Bu düzenlemeden önce, mevcut durumda 4 milyon 11 bin emeklimiz faydalanıyorken yapılan düzenlemeyle bu sayının 4 milyon 917 bin kişiye çıkması öngörülmektedir. Düzenlemenin 2026 yılı toplam maliyeti 110,2 milyar lira olarak hesaplanmıştır. Bu rakam, Orta Vadeli Program hedeflerimiz ve bütçe disiplininden taviz vermeden, büyüme sonucu elde edilen refahın toplumun en kıymetli kesimi olan emeklilerimize aktarılmasıdır."
İşverenlerin üzerindeki mali yükü azaltmak, kayıtlı istihdamı korumak ve rekabet gücünü artırmak için 2016'dan beri uyguladıkları asgari ücret desteğini, asgari ücrete yapılan zam oranında artırdıklarına dikkati çeken Gülsoy, şöyle konuştu:
"Sigortalı başına aylık 1270 lira olmak üzere günlük 42,33 lira olarak belirlenen bu desteğin yıllık maliyeti 76,37 milyar liradır. İstihdamın desteklenmesi amacıyla yürütülen bu programlar kapsamında sigortalı ve işverenlerimize 2025 yılının ilk 10 ayında yaklaşık 358,8 milyar lira, 2004-2025 ekim arasında ise toplam yaklaşık 1 trilyon 345 milyar lira teşvik desteği sağlanmıştır. Bu teşviklerin her biri uygulandığı dönemde amacına başarıyla hizmet etmiş, özellikle çeşitli nedenlerle iş gücü piyasasında yaşanabilecek daralmanın engellenmesine, çalışanlarımızın istihdamda kalmalarına ve yeni istihdam alanlarının açılmasına imkan sağlamıştır."
Komisyon'da daha sonra kanun teklifinin tümü üzerinde görüşmelere geçildi.

Ağbaba: Birkaç yıl içinde en düşük emekli aylığı ortalama emekli aylığı olacak
Öte yandan toplantı öncesinde CHP'li milletvekilleri, yanlarında getirdikleri tabut maketi ve tencereyle protesto yaptı. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, "Emeklinin tabutuna son çiviyi birazdan AKP milletvekilleri çakacak. Bu çekici AKP milletvekillerine vereceğiz. Bu tencerede ise et, tavuk yok. Taş var, dert var." dedi.
Ağbaba, şunları söyledi:
"Emekli böyle zulüm görmedi. Düşmanın yapmadığını iktidar, emekliye yapıyor. Bu ülke yokluk, kıtlık, darbe dönemleri gördü ama bu dönemde gördüğü zulmü hiçbir dönem görmedi. Artık çay ocaklarındai kahvelerde emeklileri göremezsiniz çünkü emekliler artık parklarda oturuyor. TÜİK, yılın sonuna doğru vitesi küçültüyor, enflasyonu 30,89 gösterdi ve emekliye 18 bin 938 lira verdiniz. Emeklileri hiç duymadınız. Bakanlar uğraştılar uğraştılar vere vere bin lira zam verdiler. Elinizi vicdanınıza koyun, bin liraya iki öğün yemek yiyemezsiniz. Bir evin aylık doğal gaz faturası 3-4 bin lira olmuş durumda. Etin kilosu bin liraya yaklaşmış durumda. İki emekli birleşse açlık sınırını geçemiyor.
Birkaç yıl içinde en düşük emekli aylığı ortalama emekli aylığı olacak. En düşük emekli aylığını bir şekilde yükseltmek sorunu kalıcı olarak çözmüyor. Acilen tüm emeklileri kapsayacak bir seyyanen zammın kalıcı olarak yapılması şarttır. Dolayısıyla sistem yeniden ele alınarak bir intibak yasası çıkartılmalıdır. Yaptığınız bin liralık artış aylıkları tabanda eşitlemek dışında hiçbir anlamı yok. 'Çalışan emekli' diye bir kavram oluştu. Emekli maaşı ile geçinemediği için insanlar çalışmaya devam ediyor. Emekli yılınızda 512 emekli çalışırken öldü. Dul ve yetim aylığı ise emekli maaşının bile altında. Bu tabloyla kim yaşar? Nüfusun yüzde 20'si ortalama 8 bin 838 lirayla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. 4 buçuk milyondan fazla haneye sosyal yardım yapıyorsunuz. Türkiye'de sosyal yardıma muhtaç kişi sayısı 18 milyonun üzerinde. Bu para niye emekli maaşına eklenmiyor da sosyal yardım olarak veriyorsunuz? İşte bu da sizin muhtaç ve mecbur bırakma politikanız."
Oluç: Politik tercihlerinizin sonucunda emekli yurttaşlarımız bu yoksulluğu yaşıyor
DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç ise şu ifadelere yer verdi:
"Bugün Türkiye'deki emeklilik sistemi eğer bir yapboz tahtasına dönüşmüşse, ciddi yapısal sorunlar yaşanıyorsa bunun bir müsebbi de AK Parti iktidarıdır. Bunca yıl içinde emeklilik sisteminde reform yapılması gerekir diye tartışıldı ama aynı sistemi AK Parti de devam ettirdi. Bugün en düşük emekli maaşlarını tartışıyoruz fakat sorun sadece en düşük emekli maaşları değil. Sorun, bir bütün olarak emeklilik sistemi. Esas mesele bu. Bu konuda herhangi bir reform getirecek bir perspektife sahip olmayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bunun sonucunda emekli olan vatandaşlarımızın gündelik yaşamı hergün daha fazla çekilmez hale geliyor. Emeklilerin bütçeden aldığı pay her yıl azalıyor. Artan emekli yoksulluğunu anlatmaya gerek bile yok. Emekliler bunun sonucunda yeniden iş piyasasına dönmek zorunda kalıyorlar. Emeklilerin haklı taleplerine iktidarınızın verdiği yanıt ise 'kaynak yok'. Halbuki kaynak var. Bize göre yanlış, size göre doğru politik tercihler sonunda emekli yurttaşlarımız bu yoksulluğu yaşıyor. Sizin politik tercihleriniz yüzünden yaşıyor.
Emekliler hiç hak etmedikleri bir yaşam mücadelesi vermek zorunda kalıyorlar. Bunun da nedeni yanlış politik kararlar. Sabit gelirliler için de böyle ama emekliler kat be kat böyle. Alım gücü hergün düşüyor. 5 milyon emekli 20 bin lira maaşa mahkum ediliyor. Bu durumu düzeltmek için politik tercihleri değiştirmeniz gerekiyor. Emekliler kimseden bir lütuf istemiyor. Yıllarca çalışmışlar, prim ödemişler. Bu ülkenin refahının artması için alın teri dökmüşler ama istedikleri emekli olduktan sonra hayatlarının daha kolaylaşacak bir noktaya gelmesi. Bir lütuf değil, sosyal haklarını talep ediyorlar. 2002'deki koşulları korusaydık şu an emekli aylığı 39 bin lira olacaktı. Bu iyileştirmek değil sadece korusaydık olacak rakam bu. Arada emekliler için çok büyük bir kayıp olduğu belli oluyor.
Yapılması gereken pekçok iş var sadece en düşük emekli maaşını yükseltmek değil. Yapısal adımların atılması gerekiyor. Bu yapısal adımların da emeklilik rejiminin yeniden düzenlenmesine yol açması gerekiyor ama bunları yapacak siyasi cesaretiniz de politik tercihiniz de yok. Bizim mücadelesini verdiğimiz konu emekçilerin, emeklilerin insanca yaşayabilecei adil ve kamusal bir sosyal güvenlik sisteminin hayata geçirilmesi meselesidir. Bu olmadığı müddetçe burada 20 bin mi, 25 mi olsun tartışmalarının hepsi palyatiftir."
Kısacık: Eğer kaynak yok diyorsanız gidin bu işi bilenler gelsin
Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık ise bir milletvekili olarak 20 bin lira olacak emekli maaşını ve bin liralık artışı görüşmekten utandığını belirtti. Kısacık, salonda bulunan bütün milletvekillerinin bu maaşın yeterli olmadığını bildiğini belirterek şunları söyledi:
"70-75 yaşındaki insan çalışır mı ya bu utanç verici bir şey. İş kazasına en açık olan insanlar şu anda en tehlikeli işlerde çalışıyor. Bunları biz kendi aramızda tartışmamalıyız, 20 binin yeterli olmadığını hepimiz bilmiyor muyuz? 16 bin emeklimizin çoğu 20 bin ve çok az üstünde maaş alıyor 25 bin ve üzeri alan emekli sayımız çok az. Biraz vatandaşını düşünen bir hükümet 'benim vereceğim para bu' diyemez. Açlık sınırın altında bile bile maaş veremez. Bir hükümet her ferdine geçinecek asgari maaşı vermek zorundadır. Gidecek faizden kesecek, müteahhitlere verdiği transferlerden, 5'li çetelerden, işe gitmeden maaş alanlardan, medya patronlarına aktarılan paralardan kesecek ve bu maaşı verecek. Bunun başka yolu yok. Eğer kaynak yok diyorsanız gidin bu işi bilenler gelsin, emekli de son günlerinde düzgünce yaşasın.
Açlık sınırı 30 bin lira. TÜİK gitsin bir açlık sınırı açıklasın buna inanmıyorsanız. Açlık sınırı o değil de bu deyin ama verilen maaşlar onun da altında kalacağı için o da açıklanmıyor. Yoksulluk sınırı zaten bu ülkede lüks oldu onu konuşmuyoruz bile. Bekar çalışan maliyeti bile bu ülkede 39 bin lira, şu an konuştuğumuz rakam bunun yarısı. Hiçkimse 'bu maaşla geçinilir' diyemiyor zaten bu salonda. Ana caddelerde herşey güllük gülistanlık olabilir ama arka caddelerde çok büyük dramlar yaşanıyor."
Yorumlar
Kalan Karakter: