GÜLPERİ TİBİN-GERÇEK HABERCİ-CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir İl Başkanlığı binasında aylık gündem değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Güç, değişim vurgusu yaptığı konuşmasında iktidarı da hedef alarak, “Bugün konuşacağımız başlıklar sadece İzmir’le ilgili değil. Bugün burada, Türkiye’nin neden bu noktaya geldiğini, bu ağır tabloya nasıl sürüklendiğini ve neden artık köklü bir değişime ihtiyaç duyduğunu konuşmak için buluştuk. Çünkü mesele yerel bir tartışma değil. Mesele bir polemik değil. Mesele, Türkiye’nin içine sürüklendiği büyük ekonomik ve sosyolojik çöküştür. Mesele bu ülkenin yönetilememesidir” ifadelerini kullandı.
MAAŞLAR CEBE GİRDİĞİ GÜN DEĞER KAYBEDİYOR
Güç, konuşmasına şöyle devam etti:
“Türkiye tarihinin en ağır ekonomik darboğazlarından birini yaşıyor. Enflasyon artık sadece ekonomik bir kavram değil; halkın sağlığını, ruh halini, aile düzenini bozan bir virüse dönüşmüş durumda. Bu virüs bütün toplumu sarstı, kırdı geçti. Asgari ücret, Türkiye’de ilk kez açlık sınırının altında kaldı. Bu, bir istatistik değil; milyonlarca insanın yaşadığı bir gerçektir. Emekli maaşları ise inanılır gibi değil. Kiraların 25–30 bin lira bandına çıktığı şehirlerde bu ücretlerle bırakın geçinmeyi, barınmak bile mümkün değil.
Ücretler daha yılın ilk aylarında enflasyondan eriyor. Maaşlar cebe girdiği gün değer kaybediyor.
Gençler zaten umudunu kesmiş durumda. Gelecek hayali kuramıyorlar. Diploma var ama iş yok.
Çalışma var ama güvence yok. Esnaf zor durumda. Çiftçi zor durumda. İhracatçı kur baskısından zor durumda. Sanayici artan maliyetlerden zor durumda. Bu tablo tesadüf değil. Bu ülkenin bir planlaması yok. Bir ekonomi programı yok. Bir üretim stratejisi yok. Liyakatlı kadrolar yok.
Yok, yok, yok… Günü kurtarmaya çalışan, sorunu erteleyen, gerçeklerle yüzleşmeyen beceriksiz bir yönetim anlayışı var. Ve bunun bedelini millet ödüyor. Ekonomide güven kalmamıştır. Devletin planlama refleksi zayıflamıştır. Kurumlar niteliksiz kişisel inisiyatiflere indirgenmiştir.”
BU YÖNTEMLER BİZİ YILDIRMAZ
İktidarın ülkedeki sorunları gizlemek amacıyla CHP’li belediyelere yüklendiğini belirten Güç, açıklamasında şunları kaydetti:
“Bütün bu büyük sosyolojik ve ekonomik çöküşe neden olanlar, ekonomiyi düzeltemeyenler, halkın sofrasını büyütemeyenler, gençlere umut veremeyenler, kendi beceriksizliklerinin üstünü örtmek için ne yapıyorlar biliyor musunuz? Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimize yükleniyorlar. Bu kadar basit siyaset yapan bir anlayışla karşı karşıyayız. Çünkü bizim belediyelerimiz halka dokunuyor. Halkın talebini dinliyor. İhtiyacı görüyor. Çözüm üretiyor.
İşte bu onları rahatsız ediyor. Belediyelerimizi mali olarak zor durumda bırakmaya çalışıyorlar. Projelerimizi engellemeye çalışıyorlar. Kredileri bekletiyorlar. Yetmiyor, belediye başkanlarımızı insafsızca, vicdansızca hedef alıyorlar. Peki neden? Nedeni çok açık. Çünkü belediyelerimiz çok kıymetli işlere imza atıyor. Çünkü halk nezdinde güven kazanıyor. Çünkü sosyal belediyeciliğin ne demek olduğunu gösteriyor. Çünkü halkımız CHP belediyelerimizi seviyor ve artık her sorunu belediyelerin çözeceğine inanıyor. Ve buna engel olabilmek için AKP’nin siyasetçileri ve bürokrasisi her yolu deniyorlar. Ama şunu herkes bilsin: Bu yöntemler bizi yıldırmaz. Cumhuriyet Halk Partili hiçbir neferi korkutmaz. Hiçbir belediye başkanımızı geri adım attırmaz.”
İZMİR ÜZERİNDEN SİYASET ÜRETMEYE ÇALIŞIYORLAR
Güç, AK Partili isimlerin İzmir üzerinden siyaset üretmeye çalıştıklarını söyledi. Hükümetin İzmir’e ayırdığı bütçe üzerinden eleştirilerde bulunan Güç, “Şimdi dönüp İzmir’i hedef alıyorlar. İzmir üzerinden siyaset üretmeye çalışıyorlar. Soruyorum: Bu ülkenin ekonomisini siz yönetmiyor musunuz? Merkez Bankası sizin elinizde değil mi? Hazine sizin elinizde değil mi? Bütçeyi siz yapmıyor musunuz? O zaman neden Türkiye bu halde? İzmir’i eleştirmek bu kadar kolay ve İzmir’de madem bu kadar sorun varsa, 2026 bütçesinde AKP hükümeti olarak İzmir’e somut tek bir büyük yatırım koymadan konuşmak toplum için ne anlam ifade ediyor. Koca bir hiç. Ülkenin hiçbir yerine gerçek anlamda yeni, sürdürülebilir ve üretim odaklı yatırım yapmayan bir anlayış; çıkıp İzmir’e belediyecilik dersi veremez” diye konuştu.
İNSANLARI KORKUTARAK SUSTURUYORSUNUZ
Güç, AK Partili belediyelerde çalışanların ‘kıvrandığını’ ve ‘susturulduğunu’ öne sürerek, “Kendi belediyelerinizin de ne durumda olduğunu görüyoruz. İflas ettiniz. AKP belediyelerinin çalışanları kıvranıyor, ama insanları korkutarak susturuyorsunuz. Bu millet artık kimin çalıştığını, kimin boş konuştuğunu görüyor. Bugün Türkiye’de asıl sorun şudur: Halk geçinemiyor. Gençler umutsuz. Emekliler kırgın. Çalışanlar yorgun. Toplum mutsuz. Bu ülkede yaşam standardı düştü. İnsanlar artık geleceğe güvenle bakamıyor. Bu bir siyasi tercih meselesidir. Bu bir yönetim meselesidir. Bu bir beceriksizlik meselesidir. Bu ülke bu tabloyu hak etmiyor. Asla hak etmiyor” açıklamasında bulundu.
AKIL VERMEKLE BU İŞ ÇÖZÜLMEZ
Güç, İzmir’de son günlerde yaşanan olaylara da değindiği konuşmasına şöyle devam etti:
“Gerçekten şaşkınlık içerisindeyiz. İzmir’de hiçbir somut katkı üretmeyen, hiçbir projeye destek vermeyen, sadece eleştiri üzerinden siyaset yapan bir anlayışla karşı karşıyayız. Sürekli negatif siyaset. Sürekli suçlama. Sürekli algı yönetme çabası. Ama ortada katkı yok. Bir şehir için siyaset yapıyorsanız, o şehre değer katmanız gerekir. Projeye destek olmanız gerekir. Kaynak üretmeniz gerekir. Şantiye alanlarında fotoğraf çektirerek, sosyal medyada sürekli video paylaşarak siyaset yapılmaz. Akıl vermekle, uzaktan konuşmakla, teknik süreçlere müdahil olmadan yorum yapmakla bu işler çözülmez. Bilmediğiniz, teknik altyapı gerektiren konular hakkında sürekli negatif siyaset üretmek, çözüm değildir. Bu meseleler mühendislik, planlama ve finansman gerektiren konulardır. Sosyal medya diliyle değil, teknik bilgi ve kurumsal ciddiyetle yürütülür.
Toplum her şeyi görüyor. Halkımız sizin içinizdeki kötülüğü görüyor. Art niyetinizi görüyor. Kimin çözüm ürettiğini de görüyor, kimin sadece eleştirdiğini de görüyor. Bu işler polemikle değil, planlamayla çözülür. Algıyla değil, kaynakla çözülür. Sloganla değil, icraatla çözülür. Bu şehir sosyal medya üzerinden değil, sahada çalışan kadrolarla yönetiliyor. Bizim belediyelerimizin teknik kadroları var. Uzman bürokrasisi var. Planlama birimleri var. Mühendisleri, şehir plancıları, mali uzmanları var. Sorun teknik bilgi eksikliği değil. Sorun mali kaynak eksikliğidir. Ve o mali kaynağı zorlaştıran da merkezi hükümettir. Çözemeyen biz değiliz. Bu ülkenin ekonomisini çözemeyen sizsiniz.”
NİYETİNİZ YAPILANI BOZMAK
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan taşınmazlar Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrine ilişkin eleştirilerde bulunan Güç, yapılanın kötü niyet göstergesi olduğunu belirtti. Güç, konuşmasında şunları söyledi:
“Siyaset çözüm üretme yeridir. Bu şehre gerçekten hizmet etmek istiyorsanız; engel olmayın. Kaynak sağlayın. Projelerin önünü açın. Halkımızın sorunlarına merkezi bütçeden çözümler getirin. Engel olmayın. İzmirlinin sorunlarına gerçekten çözüm olacak önerileri üretin, çareler arayın. Ama siz ne yapıyorsunuz? Belediyelerin taşınmazlarına göz dikiyorsunuz. Vakıflar ve çeşitli yapılar üzerinden belediye mülkiyetine müdahale etmeye çalışıyorsunuz. Üstelik üzerinde Atatürk imzalı belgeler bulunan, tarihsel ve hukuki değeri açık olan alanlar üzerinden bunu yapıyorsunuz. Bu yaklaşım kabul edilemez. Oysa vakıfların üzerinde restorasyon bekleyen, rekonstrüksiyon bekleyen onlarca atıl yapı var. Oralara yatırım yapmak yerine mevcut kamu mülklerini hedef alıyorsunuz. Niyetiniz kötü çünkü! Niyetiniz yapılanı bozmak. Bu nasıl bir anlayıştır? Hadi bunu da geçtik. Hukuken kazanacağız.”
ÜLKENİN GELECEĞİNİ SATIŞ POLİTİKASI ÜZERİNE İNŞA EDEMEZSİNİZ
Güç, Alsancak Limanın özelleştirilmesine de tepki gösterdi. Ülkenin geleceğinin satış politikası üzerine kurulamayacağını vurgulayan Güç, şunları söyledi:
“Limanların Varlık Fonu üzerinden satışa çıkarılması ne demektir? Bu ülkenin stratejik varlıklarını elden çıkarmak ne demektir? Yıllardır süren “satarak yönetme” anlayışıyla nereye varacağız? Nereye vardınız ki! Kamu varlıklarını elden çıkarmak kalkınma değildir. Stratejik tesisleri satmak planlama değildir. Bu, günü kurtarma anlayışıdır. Ülkenin limanını sat, arazisini sat, kurumunu sat… Bu ülkenin geleceğini satış politikası üzerine inşa edemezsiniz. Ve şimdi yeni bir kararnameyle orman vasfındaki alanların statüsü değiştiriliyor. Orman alanlarını parçalara bölerek vasıf dışına çıkarılması, planlama değil; doğayla ve gelecek nesillerle ilgili ciddi bir sorumluluk meselesidir. Ormanları korumak gerekir. Zayıf alanları güçlendirmek gerekir.
Ağaçlandırmak gerekir. Orman vasfını daraltarak kentleşme üretmek sürdürülebilir değildir.
Bu ülkenin doğal varlıkları siyasi tasarruf konusu değildir. Bunlar milletin ortak mirasıdır.
Bizim itirazımız kişisel değil. Bizim itirazımız yöntemedir. Bizim itirazımız plansızlığa, şeffafsızlığa ve günü kurtarma siyasetinedir. Toplumumuz her şeyi görüyor. Bu ülke yönetim anlayışında ciddi bir değişime ihtiyaç duyuyor. Halk artık günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir irade istiyor. Onlara umut veren bir siyasi anlayış istiyor. Onları bunaltan, sorun çıkartan, buhrana sürükleyen bir anlayış istemiyor.”
CHP’li Güç’ten özelleştirme ve devir tepkisi: Toplumumuz her şeyi görüyor
Aylık gündem değerlendirme toplantısında İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait üç taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devri ve İzmir Limanı’nın özelleştirilmesine tepki gösteren CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Toplumumuz her şeyi görüyor. Bu ülke yönetim anlayışında ciddi bir değişime ihtiyaç duyuyor. Halk artık günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir irade istiyor” dedi.
Yayınlanma :
28.02.2026 11:52
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: