GÜLPERİ TİBİN/ GERÇEK HABERCİ - İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Şubat Ayı Olağan Toplantısı üçüncü oturumu gerçekleştirildi. Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zafer Levent Yıldır başkanlık etti. Maddelerin oylanmasına geçilmeden önce, ikinci oturumda mecliste yaşanan kavga gündeme geldi. CHP Grup Başkanvekili Altan İnanç, kürsüye gelerek konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. İnanç, “Çarşamba günü bir olay yaşandı mecliste. Olay da denemez ama bir durum meydana geldi. Bunun arkasında adalet kalkınma partisi meclis üyelerimiz bu salonda bir basın açıklaması yaptı. Biz hepimiz İzmir’de en son seçilen temsilcileriz. En son yapılan seçimin seçtiği temsilcileriz. Dolaysıyla İzmir’i İzmirliyi bu salona temsil etme yetkisi alan en son siyasetçileriz. Onun için ki İzmirli gibi düşünmek sorumluluğu vardır” diye konuştu.
TÜRKİYE BİLMİYOR MU BAKANIN NEREDEN GELDİĞİNİ?
İnanç, konuşmasının devamında ş ifadeleri kullandı:
“Ben burada İzmir İl Başkanlığını temsil etmekteyim. CHP İzmir İl Başkanı genel başkanımızı temsil eder. Genel Başkanımızın bugün oturduğu koltuk bu ülkeyi kuran Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün oturduğu koltuktur. CHP kendisini ileri demokrat sayan ülkelerden daha önce kadınlarına seçme seçilme hakkını veren partidir. Çarşamba günü genç bir kardeşimiz konuşmasını yaparken sonunda kullandığı kelimelerden incindiğimizi ifade etmek isterim. Hiçbir eleştiri çabasında değilim. Bu genç kardeşimiz bu tabirimi de olgunlukla karşılar. İnanıyorum ki bu genç kardeşimizin, buradaki genç kardeşlerimizin siyasette önlerinde çok uzun zaman var. İnanıyorum ki çok başarılı olacaklar. Buradan ders çıkarmalılar. Söyledikleri her lafın bir gün karşılarına çıkacağın unutmamalılar. Gizem kardeşimi eleştirmek için değil uyarmak söylüyorum. Ben bir yıl meclis başkanvekilliği yaptım. Şimdi de levent başkanımız meclisimizi yönetiyor. Divan meclis başkanı buradaki bütün partilerindir. Orada siyaset olmaz, siyasi tavır sergilenmez, divanı bırakıp inilmez. Enes kardeşimiz de çok genç, onu da uyarmak için söylüyorum. Bu meclisi yönetmek için divan koltuğunda oturanlar divandan inerse bu doğru olmaz. O tartışmaya nereden bakmamız gerektiğini, bakanların değiştirilme gerekçesini, gizem kardeşimizin tebrik için kullandığı ifadeleri açmak isterim. Endişelerimiz var çünkü biz CHP olarak ülke demokrasisine, seçim güvenliğine bu atamalarla etki edilebilineceği kanaatindeyiz. İçişleri bakanı, Adalet bakanı, ulaştırma bakanı neden değiştirilir? Geleneklerimizde var. İki bakan değiştirildi, ulaştırma bakanı da değiştirilseydi herhalde seçim sathı mahaline girildi derdik. Devletin bakanın partisi olmaz. Bakanlığa gelene kadar partisi olur. Şimdi adalet bakanı yapılan sayın bakanın nereden geldiğini Türkiye bilmiyor mu? Kaygılarımız var. Bakanımızı tebrik ediyorum derken AKP’nin bakanını mı tebrik ediyorsunuz? Devlet bakanıdır tebrik edeceğiniz. Bu arkadaşlara bakalım, 19 Mart darbesinde yarısı yazılmamış iddianameyle arkadaşlarımızın tutuklanma kararlarında kimin imzası var? TBMM’de bakan yemin yaparken karar vermesi gereken adaleti sağlaması gereken bir hakimin orada ne işi var? Onun için kaygılarımız var. Türkiye’de demokrasi rayında gitsin, demokrasi işletilsin. Türkiye demokrasisine kastedilecek davranışlar olmasın. Bugünkü iktidarlar yine iktidar olsun ancak yeter ki halkın iradesiyle olsun.
Ben burada isimlerini tekrar saymaktan hicap duyuyorum. Yolsuzluk çetesi denen ancak sokaklarda gezen arkadaşları hatırlatmak isterim. 704 yılla yargıladığınız çete lideri korumalarla mahkemeye geliyor bunu kabul ediyorsunuz ama İstanbul Belediye Başkanımızı mesnetsiz iddialarla hala içeride tutuyorsunuz. Bunu kabul etmediğimiz içindir Çarşamba günü yaşana tartışma.”
LAİKLİĞİNE ADALETİNE NASIL İNANACAĞIZ
Altan, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Cumhuriyete Atatürk’e inanmayan, İngilizlere ajanlık eden İskilipli Atıf Hoca’nın mezarında devlet töreni düzenleyen adama İçişleri Bakanlığı verdiniz. Diyorsunuz ki bu arkadaşa güvenin. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi, ifade edildiği gibi antidemokratik bir meclis değildir. Burada hem Cemil Tugay meclisi yönetirken hem benim yönettiğim dönemde hem yıldırın yönettiği mecliste kimseye söz hakkı kullandırılmamış değildir. İzmirliye yakışır şekilde göre yaptığımızı ifade etmek isterim. Sadece CHP’li meclis üyeleri değil AK Partili ve MHP’li meclis üyeleri arkadaşlarımız da nezaketli davranışlar dergileri. Ancak biz İzmir’de simide gevrek hırsıza hırsız deriz demenin yeri burası değildir. Sizin bugün bakan yaptığınız insanın hangi iddianamesinde kanıtlanmış hırsızlık vardır? Kimseye hırsız deme hakkınız yok. Bu meclisin çatısı altında kimseye hırsız diyemezsiniz. Bakanın okuduğu yemin şu; Devletin varlığı ve bağımsızlığı vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma (…)” bu arkadaşlar millet duymadan bu yemini ettiler. İskilipli Atıf’ın mezarında tören yapan adamın laikliğine nasıl inanacağız? Suçsuz yere belediye başkanlarının hapiste yatmasına neden olan adamın adaletine nasıl inanacağız?”
YILDIZ: SES KALASTAN DEĞİL KÜRSÜDEN GELİR
CHP’li İnanç’ın ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız ise şöyle konuştu:
“Biraz önce sizi dikkatle dinledim. Ben her şeyden önce gizem kardeşimin yaptığı konuşmadan dolayı kendisine teşekkür ediyorum. Ben gizem hanımın ortaya koyduğu duruşu kullandığı kelimeleri sonuna kadar destekliyorum. Ben bu meclis kürsüsüne çok defa geldim. Ben çalışmadan eleştirinin önüne arkasına bakmadan konuşmaya özen gösteren bir siyasetçiyim. Bu ülkeye 25 yıldır, sizin bütün karalamalarınıza rağmen, iktidarı devam ettiren, bu millete hayal gibi görünen sayısız reformları yapmış Recep Tayyip Erdoğan’ın bir ferdi olarak da partinsin üyesi olarak da bilgi sahibi olmadan konuşmadım. Ben gizem kardeşimin konuşmasını meclis sonrasında üç kere daha dinledim. Pazartesi günü grupta yoktum, CHP’li üç meclis üyesi kardeşimin deprem bölgesi eleştirilerini de dinledim. Ormanla ilgili eleştiri yaptınız, hep birlikte ormana gittik. O gün gizem hanım dedi ki ii bakanın göreve atanmasının takdire şayan olduğunu ifade edilmesinin hiçbir sakıncası yok.
Hırsızlıkla mücadele ifadesinde herhangi bir şahıs gösterdiler mi? Hayır. Ama Silivri kıskacında kaldığınız, Silivri baskısında kalan bir parti olduğunuz için bu noktada refleks gösterdiniz. Tahtalara vurup tepki verdiniz. Kalastan ses gelmez arkadaşlar, ses kürsüden gelir. Gizem hanımın konuşmasında şahıslara bir ifade yok ancak Altan bey 20 dakikada birçok şahsa atıf var. Siz bu ülkenin iki bakanını eleştireceksiniz, niyet okuyuculuğu yapacaksınız. Sonra gidip Gizem Hanım’ı eleştireceksiniz. Buna gülerler sayın başkan. Biz hırsızlığı bu mecliste dile getiririz. Şikayet eden sizsiniz, itirafçı olan sizden. Suçlusu AK Parti mi? Geçtiğimiz cumartesi günü CHP’den üç meclis üyesi arkadaşımız deprem bölgesiyle ilgili eleştiri yaptılar. Biz bu arkadaşların sözlerini mi kestik, sıralara mı vurduk? Ben deprem bölgesine en az 5 kere gittim. Buyurun size açık davet, nisan ayında hep beraber gelin bölgeye gidelim.
174 bin konut sadece Antakya’da yapılıyor. Biz şehir merkezine 33 bin tane konut inşa ettik. Bu eleştiriyi yapan arkadaşlar bu şehirde 3 bin tane kooperatif mağduruna neden olmuş. Bunu eleştirdiniz mi? Yok. Bazen vatandaşlar önümüzü kesebilir. Bugün birçok arkadaşımıza CHP’nin yönetimiyle sorunu olan birçok kişi bize geliyor, biz bunları süzgeçten geçirmeden hiçbir konuşma yapmadık. Çarşamba günü de Gizem Hanım hiçbir şahıs ismi kullanmadı. Hırsıza hırsız demez miyiz? Neden rahatsız oluyorsunuz? Elinizde ne belge varsa gidin dava açın. Buradan çıkın Kordona gidin, Gazi Kadınlar Sokağına, Bornova Sokağına gidin. Evleri su basmış. Bu arkadaşlar daha on gün önce selle karşılaştılar.
Yaptığımız altyapıda lagarlar geri tepiyor. İşte siyaset böyle yapılır. Siyaset genç meclis üyelerinin sözünü kesmekle, kulaktan dolma bilgilerle meclisi meşgul ederek yapılmaz. Gerçekleri söyleyerek yapılır. Sizi kınıyorum Altan Bey. Siz elinizde hiçbir bilgi belge olmadan atanmış içişleri bakanımızı, adalet bakanımızı itham altında bırakamazsınız. Siz ifadelerinde hiçbir yanlışlık olmayan bir genç meclis üyesi arkadaşımızı kınayamazsınız. BU anlamda biz sizi kınıyoruz, bir taraftan isim vermeyeceğim deyip diğer taratan isim vererek arkadaşlarımızı suçluyorsunuz. Diyor ya Altan Bey İzmirlilere layık olmak istiyoruz, bu konuşmayla mı layık oluyorsunuz. Layık olmak istiyorsanız, her yağan yağmurda ölen var mı diye telefonlarımıza bakmak zorunda kalmayalım, her sallantı olduğunda evler başımıza mı yıkılacak diye düşüncenin olmadığı bir İzmir hayali kuralım, belediyenin milyarlara lira borca batmadığı bir büyükşehir hayali kuralım, çöpü olmayan, çukuru olmayan, insanların gerçekten yaşayabileceği bir İzmir hayali kuralım. Ben bu anlamda gizem hanımı tekrar tebrik ediyorum. Biz hırsıza hırsız deriz ve bundan da gocunmayız.”
Yorumlar
Kalan Karakter: