DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında gündeme dair değerlendirmeler yaptı. Toplantıda yaklaşan Hızır Orucu ile Ramazan ayının toplumda iyilik, paylaşım ve dayanışma fırsatı sunduğunu dile getiren Doğan, son dönemde yaşanan sosyal ve siyasi gelişmeleri de değerlendirdi.
Doğan, Ezilenlerin Sosyalist Partisi ve çeşitli demokratik kuruluşlara 3 Şubat’ta yapılan operasyon kapsamında 102 kişinin gözaltına alınıp 81’inin tutuklanmasını eleştirerek demokratik siyasete yönelik baskıların son bulması gerektiğini belirtti.
DEM Parti sözcüsü, geçen yıl terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın yayımladığı "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı" ardından yaşanan sürece dikkat çekerek şunları söyledi:
“Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, Sayın Öcalan’dan gelir gelmez örgütten cevap aldı. PKK önce ateşkes ilan edip kongresini toplayarak fesih kararı aldı; silahlarını imha etti ve geri çekilme sürecini başlattı. Bu arada Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu. Komisyonun kurulmasını, eksikleri olsa da, değerli bulduk. Ancak demokratik siyaset kanallarının açılması için gerekli yasal düzenlemeler hala yapılmadı.”
DEM Parti olarak kolaylaştırıcı ve yapıcı olmayı önemsediklerini dile getiren Doğan, komisyon çalışmaları ve ortak rapor sürecinin titizlikle sürdüğünü, nihai aşama için tüm farklı kesimlerin söz hakkının gözetildiğini de vurguladı:
“Tüm ilgili kurullarımız ortak rapor için disiplinli çalıştı, bundan sonra da aynı şekilde devam edecekler. Komisyona yakışan kapanış performansı; ülkenin ihtiyaçlarına duyarlı, dayatmacı olmayan bir tutumla yeni bir dönemin kapılarını açmak olmalıdır.”
DEM Parti sözcüsü, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un daha önce kaydettiği “altın oran; Kürt’ün onuru, Türk’ün gururu” ifadesine atıf yaparak şunları söyledi:
“Nihai raporda bu ‘altın oranın’ yansımasını istiyoruz. Komisyonun tarihsel rolüne uygun ve toplumsal barışı güçlendirecek bir yaklaşım bekliyoruz. Toplumun da devletin de temel talebi hukuk ve adaletin tesisi.”
AKIN GÜRLEK DEĞERLENDİRMESİ
Adalet Bakanlığı’na atanan Akın Gürlek’e ilişkin değerlendirmede bulunan Ayşegül Doğan, Türkiye’de yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığına yönelik eleştirilerini şöyle dile getirdi:
“Türkiye’de hiçbir zaman yargı tam olarak bağımsız ve tarafsız olmadı. Siyasetin gölgesinden kurtulamayan yargının bu bağımsızlığı tesis etmesi için mücadele edenler genellikle yargı eliyle cezalandırıldı. Şu anda önemli bir dönemeçteyiz. Böylesi tartışmalı bir atmosferde, yeni Adalet Bakanı’na çağrımız şudur: Yemin ettiği metne uygun davranmalı, yani anayasaya göre hareket etmeli. Anayasanın 90. maddesi gereğince, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulama sorumluluğu var.”
Doğan, bakanlık koltuğunda alınacak kararların toplumsal vicdanda ve hukuk devletinin işleyişinde kritik önemde olduğunu belirterek, yeni bakanın anayasal sorumluluklarını somut adımlarla göstermesini tavsiye etti. Ayrıca geçmişte alınan ulusal ve uluslararası yargı kararlarının uygulanmamasına yönelik eleştirilerde bulundu.
Birçok hukuki dosya ve davada hak ihlalleri yaşandığını belirten Doğan, şimdi Adalet Bakanı’na tarihi bir sorumluluk düştüğünü belirterek sürecin tüm toplum tarafından yakından izleneceğini söyledi:
“Haksız ve hukuksuz davalara son vermek için toplumun gözü artık Adalet Bakanlığı’nda olacak. Bundan sonrası için herkes, anayasanın gereğine uyulup uyulmadığını değerlendirecek.”
Yorumlar
Kalan Karakter: