GÜLPERİ TİBİN/ GERÇEK HABERCİ - Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, sektöre ilişkin değerlendirme toplantısı düzenledi. Ege İhracatçı Birlikleri binasında yapılan toplantı, EİB Koordinasyon Başkanı Jak Eskinazi, EDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar, EDMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu’nun da katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda sektörün 2018 yılından 2015 yılına kadarki gelişmesiyle ilgili sunum yapan Zandar, “Bu grafiklerin çoğu bize her alt sektörde yaşanan gelişmeleri gösteriyor. En büyük grubumuz olan ayakkabı sektörü 2018 yılında 64 milyonluk ayakkabı ihracatı yapmış, 2024 ve 2025 yıllarında ise 91 milyona kadar düşmüş. Bunda ihracatçı rakamlarının da etkisi görülüyor” diye konuştu.

ZANDAR: GÜZEL FUARLAR DA YAPSAK GİDİŞATI PİYASA BELİRLİYOR
Birlik tarafından geçmişte düzenlenen fuarlarla birçok firmanın ihracatçı yapıldığını belirten Zandar, ticaretin nereye evrileceğinin fuarlarla belli olmadığını vurguladı. Zandar, konuşmasında şunları kaydetti:
“Birçok firmayı Özellikle İzmir ve Manisa bölgesinden çok firmayı ihracatçı yaptık. Bu da birliğimizin ciddi başarıdır. Artık ticaretin nereye evrileceği fuarlarla beli olmuyor. Fuar sonrası gelen ziyaretçilerin ülkelerinde yaşanan gelişmelere bağı. Dün Amerika, Avrupa’ya ekstra vergi koyacağını söyledi mesela. Biz ne kadar güzel fuarlar da yapsak genel gidişatı piyasa belirliyor. Saraciye ise katma değer olarak ayakkabıdan daha yüksek. Burası da 21 dolarlardan 18 dolarlara çıkmış, şu an yeniden 21 dolarlara dönse bile çok bir değişiklik yok. Türkiye saraciye açısından önemli. Ancak bunu yapan çok firma yok. 250 bin dolar üzeri ancak 7 firma ihracat yapabilmiş. Deri konfeksiyonda ise 17 tane firma 2018’de 250 bin dolar üzeri ihracat yapan firma sayısında yine düşüş görüyoruz. Katma değerli ürünün ihracatı daha kolay. Ayakkabıya göre daha düşük mesela ama anca 9 tane firma 250 bin dolar üzeri ihracat yapabilmiş. Biz sürekli diyoruz ya eleman bulmak zor diye bunlar buna çok büyük bir örnek. En son deri ihracatında ise fiyatlarda ortalama 8 dolardan 5 dolarlara düştüğünü görüyoruz. Demek ki dünyada derinin fiyatı düşmüş. Hammaddemiz ucuzlamış bu aslında pozitif bir gelişme. Otomatik olarak biz aslında şu anda deri fiyatlamasında sorun çekmiyoruz. Bizim şu anda en büyük sorunumuz kur enflasyon dengesinin olduğu yıllarda fiyat verebiliyor olmamız. Biz şu anda piyasa şartlarına göre yüksek fiyatlar çektiğimiz için aradığımızı bulamıyoruz.”
YA BİRLEŞECEKLER YA KAYBOLACAKLAR
Sektörün gelecek 5 yılına ilişkin öngörülerini de paylaşan Zandar, şunları söyledi:
“Deri ve deri mamulleri sektörü için kısa bir 5 yıllık perspektif yaptık. Bir kere sektörde ciddi bir konsolidasyon dalgası olacak. Güçlü markalar ayakta kalacak. Güçlü marka denince akla Avrupa’nın üst seviye markaları geliyordur ancak bunu kastedemiyoruz. Güçlü marka tabana yayılabilen markadır. Bunlar ayakta kalacak. Küçülme ve birleşme de üretici boyutunda ya bu üretimler birleşip güçlenecek ya da kaybolacaklar. Tüketici davranışında da radikal davranışlar var. İnsanlar eskiden keyfi alışveriş yapardı. Şu anda biraz daha kaliteli ürün arayışı var, ileriye dönük uzun vadeli kullanım için. Daha fazla bilinçli tüketicilik var. Sürdürülebilirlikle ilgili konular bizden direkt isteniyor Avrupa tarafından, bu şartları sağlayamayanlar ihracat yapamayacak. Yapay zeka ve otomasyon konusunda da ciddi yatırımlar yapıldı ancak ne yazık ki 2019’da sonra otomasyon çok fazla evrilmedi. Biz de sektör olarak ne yazık ki çok büyük yatırımlar yapmadık. Çünkü ucuz insan gücümüz vardı ve bundan devam ettik. Bu yüzden ileride oyun dışı kalmamız mümkün. Buna ayak uydurmak için ciddi yatırımlara ve kaynağa ihtiyacımız var. Öz kaynaklarımızın çoğu tükendi, dışarıdan kaynak bulmak da çok zor. Şu anda yapay zeka ve otomasyon adaptasyonu için mucize olması gerekir. İki kutuplu üretim yapısı öngörüyoruz ileride. Düşük maliyet yüksek kapasitesi seri üretim gibi bir anlayış, Türkiye’de devam etmesi çok zor. Deri ve deri mamulleri ne Mısır’a ne Hindistan’a gitti. Türkiye’de üretim yapmaya devam ediyoruz. Ancak butik üretimde Türkiye’nin bir şansı var. Bunu da sağlamak için yapmamız gereken çalışmalar, altyapı çalışmaları var. Firmaların fiziksel, sertifika altyapısı çok geride.”
DAHA AZ FİRMAYLA İHRACAT YAPMAK ZORUNDA KALACAĞIZ
Zandar, konuşmasını şu ifadelerle noktaladı:
“İthalat baskısı şu an can sıkıyor. Uzak doğudaki ülkelerden gelen ürünler konusunda çok ciddi yükler geliyor. İçerideki yan sanayiyi de baskıladığı için onlar da yatırım üretim yapamıyor. Lojistik maliyetleri müşterilerimizi zorlamaya devam ediyor. E ihracatta çok ciddi yükler biniyor. Ne kadar çok iş yapılsa da bunun devamı yok. Markalaşma hayatta kalmanın anahtarı diyoruz ama bunun içinde kaynak ve talep lazım. Zayıf üreticiler mutlaka elenecek güçlü üreticiler ayakta kalacak. 5 yıllık dönüşüm haritası, ithalatın önünün açılması, daha az firmayla ihracat yapmak zorunda kalacağız bu belli. Ürünlerle ilgili piarın artması gerekir.”
GÜNDOĞDU: REKABET GÜCÜMÜZÜ ETKİLİYOR
Gündoğdu ise 2025 yılının kötü bir şekilde bittiğini ifade etti. Emek yoğun sektörlerde ihracatta düşüşün yaşandığını ifade eden Gündoğdu, şunları söyledi:
“2025 yılı kötü bir şekilde gitti. İhracatta özellikle emek yoğun sektörlerde düşüşe neden oldu. Ülke ekonomisinde ciddi bir değişiklik olmasa da ihracat anlamında, genel olarak kötü bir gidişat olduğunu hepimiz biliyoruz. Biz geçmişte rakiplerimize karşı fiyat avantajı olan, hızlı servis imkanı olan bir ülke imajıyla işlerimizi yapıyorduk. Burada işçi kısmı yüksek gelebiliyor. Bir üründeki işçilik payı yüzde 35 – 40’larda, yüzde60’ların üzerine çıkanlar da var. Dövizin yukarı çıkmaması gibi bir durum da var ülkede bu da ihracatçıyı da zorluyor. Ana maddeye erişimle ilgili ciddi bir sıkıntı var. Artık Avrupa ülkelerinde üretim yapanlar bizim rakibimiz haline geldi. Bugün biz yüksek bir işçilikle yürütüyoruz. Ama mesela Portekiz dünyanı her yerinden istediği hammaddeyi o ülkenin fiyatında alabiliyor. O ülke de Çin. Portekiz’in Çin’den ucuza aldığı ayakkabı tabanını biz Türkiye’de 3 – 4 dolardan aşağıya üretemiyoruz. Bu bizim rekabet gücümüzü de etkiliyor. Finansmana erişimle ilgili ciddi sıkıntılarımız var. Dönemsel olarak Maliye bakanlığının kararlarından dolayı dönem dönem sıkıntı yaşıyoruz. Buradaki desteğin önemi olduğunu düşünüyorum. Finansmana erişimin yükünün olmaması ya da çok düşük olması lazım.”
KÜMELEŞMEMİZ GEREKİYOR
Ayrıca sektörün bir organize sanayi çatısı altında birleşmesi gerektiğini ifade eden Gündoğdu, açıklamasını şu ifadelerle noktaladı:
“Avrupa’ya ihracat bizim her zaman birinci hedefimiz. Ancak burada fiyat baskısı çok yüksek. Oradaki rekabet gücümüz iyice düştü. Rotamızı farklı ülkelere çevirmemiz gerekir ki o da Amerika oluyor. Şu anda biz ABD’nin ithal ettiği deri ve mamullerinden Türkiye’nin alığı pay 0,36, Ege Bölgesi’nin payı ise 0,029. Yani biz aslında o pazarda yokuz. Bu yüzden oranın pazarına pazarlama çalışmaları yapıyoruz. Bunu yükseltmemiz gerekiyor. İnanılmaz sert bir geçiş oldu. 2022’de bizim yaptığımız ihracatta fiyat avantajımız varken bir anda bu avantaj kayboldu. Ucuz insan gücü diyoruz doğru ama bu geçiş çok sert olmamalıydı. O bir sene içinde yaşadığımız sert geçiş tablolarda değişiklik gösterdi. Sektör adına şunu söyleyebilirim. Bizim kümeleşmemiz gerekiyor. Bunu yapamayan sektörler ne yazık ki bitme noktasına geliyor. Bunu yapabilen ülkelerden biri Çin. Deri mamulleri organize sanayi bölgesi Ege’de kurabilirsek hem sorunlarımızı ortak bir noktada çözmüş olacağız hem de ülkeye biri geldiği zaman istediği her şeyi orada bulabilecek. İnsan gücüne çok daha hızlı ulaşabileceğiz. Deri organize sanayi bölgesi deyince diğer bölgelerdeki yerler aklına geliyor insanların. Ancak bizim atığımız yok, tabaklanmış bir ürünü alıp kesip ürün haline getiriyoruz. Bizim bizden istenen şartları sağlayabilmek adına da toplanabilmemiz lazım. Deri konfeksiyon bölgemiz Basmane’de, ayakkabı sektörümüz Pınarbaşı’nda, sarenciye ise daha dağınık durumda. Bunları bir araya toplayabilirsek bence sektörü bir araya toplamamız gerekir. Önümüzdeki dönemde nisan ayında ben ve yeni yönetim kurulu yeni bir sürece başlayacağız. Yeni dönemde başkan adaylığımı duyuruyorum.”
Yorumlar
Kalan Karakter: