GÜLPERİ TİBİN/ GERÇEK HABERCİ - Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2025 yılına ilişkin yıl sonu değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Ayrıca toplantıda, 2026’ya yönelik öngörüler de paylaşıldı. EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’nin başkanlığında gerçekleşen toplantıya birlik başkanları ve basın mensupları katılım gösterdi. Toplantıda ilk olarak açıklamalarda bulunan Eskinazi, “Türkiye’nin en büyük sorunu, öngörülebilirliğin zayıflamasıdır” dedi.

ESKİNAZİ’DEN DESTEK ÇAĞRISI
Eskinazi, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Öngörülebilirliğin olmadığı yerde uzun vadeli plan yapılamaz, yatırım ertelenir, risk alınmaz. 2025 yılı verileri, mevcut koşulların geçici değil, yapısal riskler taşıdığını göstermektedir. 2026 yılına girerken şuna inanıyoruz: Üretimi merkeze alan, uzun vadeyi ödüllendiren, risk alanı koruyan ve sanayiyi güçlendiren bir yaklaşım mümkün ve gereklidir. Aksi halde 2026, birçok sektör için dayanıklılığın zorlandığı bir yıl olmaya devam edecektir. Biz Ege İhracatçı Birlikleri olarak, sorunları görmezden gelen değil, sahadaki gerçekleri dile getiren bir duruşu benimsiyoruz. İhracatçımız bugüne kadar büyük fedakârlıklar yaptı. Ancak bu fedakârlığın sürdürülebilir politikalarla desteklenmesi artık zorunludur.”
ERTAN: 2021 YILINDAKİ ÇELİK ÜRÜNLERİ TONAJINI ÜRETİMİNİ YAKALAYABİLMİŞ DEĞİLİZ
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan ise Türkiye’nin, dünyanın 7’nci en büyük demir çelik üreticisi olduğunu vurguladı. Ertan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye dünyanın 7. büyük demir çelik üreticisi. Avrupa'nın da en büyük demir çelik üreticisi. Bizden sonra Almanya geliyor Avrupa'da. Başlıca ihracat pazarlarımız Almanya, Fas, İtalya, Birleşik Krallık, Mısır, Bulgaristan, Fransa, İspanya, Romanya, Yemen, Yunanistan, Hollanda gibi ülkeler. Bunun yanı sıra Rusya, Ukrayna, Kuzey Afrika, Mısır, Fas, Güney Amerika'ya yoğun ihracat yapmaktayız. Şimdi biz geçen yıl 2025 yılında yaptığımız ihracat tonaj olarak hala 2021 yılındaki çelik ürünleri tonajını üretimini yakalayabilmiş değiliz. Bizim kapasite kullanımı oranımız %73-yüzde 74'lerden 2023 yılında %51'lere kadar düştü. Şu andaki kapasite kullanım oranımız %62. Dünya konjonktürü sürekli bir değişim içerisinde ve belirsizlikler çok fazla. Bütün rakip ülkeler, çeşitli kotalar, ek vergilerle korumacılık önlemleri alıyorlar. Sınırda karbon vergisinin kapsamı belli olunca rakiplerimizden olan bir nebze olsun daha avantajlı durumda olacağız.”
UÇAK: 2025 TEKRARINI YAŞAMAK İSTEMEDİĞİMİZ BİR YIL
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2025 yılının olumsuz etkilerinin sektörde derinden hissedildiğini belirtti. Uçak, şöyle konuştu:
“2025 yılı sektörümüz için zorlu, olumsuz etkilerinin derinden hissettiğimiz ve tekrarını yaşamak istemediğimiz bir yıl olarak tarihe geçti. 2025 yılının Mart ve Nisan aylarında yaşadığımız zirai don olayları ile kiraz, elma, şeftali ve kayısı ürünlerimiz başta olmak üzere birçok üründe büyük kayıplar yaşadık. Birçok ihracatçımız yatırım yaptığı makinelerini kullanamadan sezonu geride bırakmak zorunda kaldı. Dünyanın en büyük üreticisi olmakla gurur duyduğumuz kiraz üretiminde yüzde 90’lara varan hasat kayıpları yaşandı. Yine de sektör olarak ayakta kalmayı başardık ve 2025 yılı sonunda ihracatımızı küçük bir kayıpla 1 milyar 232 milyon dolara ulaştırmayı başardık. 2026 yılında, makro göstergelerimizde istikrarımızı koruyarak mikro düzeyde Birliğimizi ve sektörümüzü bir üst noktaya taşımak için üyelerimiz, İhracatçı Birliklerimiz, Bakanlıklarımız, Üniversitelerimiz, Araştırma Enstitülerimiz iş birliğinde yılmadan çalışmamız gerektiğini biliyoruz.”
ZANDAR: İHRACATIMIZI GELİŞTİRMEYE YÖNELİK HİÇBİR GELİŞME GÖRMÜYORUZ
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, 2026 yılının 2025’le eş değer olması durumunda sektörün şanslı olacağını ifade etti. Sektörün yüzde 60 oranına kapasite kaybı yaşadığını ifade eden Zandar, açıklamasında şunlara değindi:
“Deri ve deri mamulleri sektörü olarak bu sene, yüzde 10'a yakın bir ihracat kaybı yaşasak da genelde yüzde 60'lık bir kapasite kaybı yaşadı. Yüzde 9'luk düşüş sadece Ege'de. Türkiye genelinde yüzde 5,5. Kümülatife baktığınız zaman son 2 yıl içinde Türkiye genelinde yüzde 2, Ege Bölgesi genelinde yüzde 17,5 düştü. Sadece ihracatımız 34 yıl önce ihraç fazlası veren bir sektörken şu anda ithalatımız, ihracatımızın üzerine çıktı. Deri ve deri mamulleri sektörü maalesef oyunu kaybetti. 2018'den bu yana çok iyi bir ivmeyle artan bir sektörümüz maalesef 2 yıl içinde hiç göze alınmayacak noktalara geldi. 2026 yılı 2025'ten farklı olmayacak ki bence daha da düşecek. İhracatımızı artırmaya yönelik hiçbir gelişme görmüyoruz. Yüzde 40'lık kapasitemizin de yüzde 10'unu tekrar yitireceğimizi düşünüyorum.”
HAZIR GİYİM İHRACATINDA DA DÜŞÜŞ VAR
Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, uzun yıllar boyunca Türkiye’nin en güçlü ihracat kalemlerinden biri olmuştur. Ancak içinde bulunduğumuz yıl itibarıyla, en fazla ihracat yapan sektörler sıralamasında üçüncülükten dördüncülüğe gerilemiştir. Yıl sonu itibarıyla Türkiye hazır giyim ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 6 düşüşle 16,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Ege Bölgesi özelinde ise hazır giyim ihracatı, yüzde 8 oranında azalarak 1 milyar 268 milyon dolar seviyesine gerilemiştir. Birliğimizin En Büyük 5 İhracat Pazarı; İspanya, Almanya, Hollanda, İngiltere, İtalya. Bugün ülkemizin en katma değerli sektörleri arasında yer almamızda tasarıma yaptığımız yatırımın büyük rolü var. Türkiye geneli ortalama ihraç birim fiyatı 1,6 dolar. Türkiye hazır giyim ortalama ihraç birim fiyatı 16,21 dolar, EHKİB ortalama ihraç birim fiyatı: 21,19 dolar.”
IŞIK 2026 İÇİN SEKTÖR ÖNCELİKLERİNİ SIRALADI
Ege İhracatçı Birlikleri Organik Ürünler ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, ihracatta yüzde 6’lık bir düşüş yaşanmasına karşın ihracat artışını hedeflediklerini belirtti. Işık, şunları söyledi:
"Türkiye’nin en stratejik sektörlerinden biri olan kuru meyve sektörü; güçlü üretim altyapısı ve küresel pazarlardaki konumuyla ülkemize 1,74 milyar dolarlık net döviz girdisi sağlamıştır. 2024 yılına göre ihracatımızda yaşanan yüzde 6’lık düşüşe rağmen, mevcut zorlukları yöneterek sektörümüzün rekabet gücünü korumayı ve sürdürülebilir üretim ve ihracat artışı sağlamayı temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, toplam kuru meyve ihracatının %60’ına karşılık gelen 1,05 milyar ABD dolarlık ihracat Birliğimiz tarafından gerçekleştirilmiştir. Başlıca ihracat kalemlerinden, çekirdeksiz kuru üzümde 496 milyon dolar, kuru incirde 316 milyon dolar, kuru kayısıdan ise 140 milyon dolarlık ihracat geliri elde edilmiştir. 2026 yılında da sürdürülebilir üretim, iklim değişikliğine uyum, gıda güvenliği ve markalaşma sektörümüzün temel öncelikleri arasında yer almaktadır.”
MADEN SEKTÖRÜNDEN İYİ HABER
Toplantıda konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu ise şu ifadeleri kullandı:
“Maden sektörü olarak 2025 yılında 6,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Böylece, 2024 yılında 6 milyar dolar olan ihracatımız 2025 yılında yüzde 3’e yükselmiş oldu. İhracatımızın yaklaşık üçte birine denk gelen 2 milyar dolarlık bölümü doğal taş ihracatı olarak gerçekleşti. Türkiye geneli maden ihracatımıza paralel olarak Birliğimizin ihracatı da yüzde 6 artış göstererek 2025 yılında 1,38 milyar dolar oldu. Birliğimizin en çok ihracat gerçekleştirdiği ilk üç ülke ise geçen yıl olduğu gibi Çin, ABD ve İspanya oldu. Çin ve ABD’ye ihracatımız 2024 yılına kıyasla sırasıyla yüzde 12 ve yüzde 7 artarken İspanya’ya ihracatımız yüzde 3 düşüş gösterdi. Birliğimizin doğal taş özelinde ihracat gerçekleştirdiği ilk 3 ülke ise sırasıyla ABD, Çin ve Fransa oldu. 2024 yılına kıyasla bu ülkelere ihracatımız sırasıyla yüzde 8, yüzde 29 ve yüzde 7 artış gösterdi.”
ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞINDA BÜYÜK DÜŞÜŞ
Öte yandan, zeytin ve zeytinyağı ihracatının 2025 yılında çok düşük seviyelere indiği kaydedildi. Sektörün 2025 yılı verileri ve 2026 yılı öngörülerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ege Zeytin Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, şunları söyledi:
“2024-25 hasat yılında, Türk zeytincisi, Tarım Bakanlığı verilerine göre, 750 bin ton Sofralık Zeytin ve 475 bin tonluk zeytinyağı üretti. Dünya üretiminde İspanya’nın ardından ikinci sırada oldu. Ama dünya zeytinyağı ticaretinden aldığımız pay sadece yüzde 7. 2024/2025 sezonu bize şunu net biçimde gösterdi: Türkiye zeytinyağında üretimde dünya ikincisi olabilir; ama istikrarlı ve öngörülebilir bir ihracat politikası olmadan bu gücün hiçbir anlamı yoktur. 2025 yılında, Zeytinyağı ihracatımız, dünya fiyatlarındaki düşüşle birlikte değer bazında yaklaşık yüzde 65 gerileyerek 189 milyon dolar seviyesine indi. Bu gerilemenin nedeni; belirsizliktir, öngörülemezliktir ve sık değişen uygulamalardır. Buna karşılık sofralık zeytinde rekor kırdık. 258 milyon dolarlık ihracatla tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştık. Bu tablo bize çok net bir mesaj veriyor: Piyasa kuralları net olduğunda, ihracatçı işini yapıyor. Üreticinin, ihracatçının ve markalaşmanın aynı anda ayakta kalabildiği bir yapı istiyoruz. UZZK’nın Ekim 2025’te paylaştığı rekolte tahminine göre 2025/26 sezonunda toplam zeytin üretiminin 2 milyon 450 bin ton, bunun 740 bin tonunun sofralık, kalan kısmın ise yaklaşık 310 bin ton zeytinyağı üretimine karşılık geleceği öngörülüyor. Ancak sahadan gelen değerlendirmeler; don ve kuraklık etkisi başta olmak üzere bölgesel riskler nedeniyle bu tahminlerin aşağı yönlü revize edilmesi gerektiğini gösteriyor.”
GİRİT: İHRACATIMIZ 4 MİLYAR DOLARI AŞTI
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit ise “2025’te güçlü bir ihracat performansı sergileyerek; Türkiye geneli su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatımız yüzde 4,5 artışla 4 milyar doları aşarak zorlu koşullara rağmen uluslararası rekabetçiliğimizi koruduğumuzu göstermiştir” dedi. Girit, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz yüzde 7 artışla 1 milyar 840 milyon dolar ihracat yaparak güçlü performansını sürdürdü. 2025 yılında su ürünleri sektörü ihracatımızın lokomotifi olmaya devam etmiş; levrek ve çipurada istikrarlı artış sürerken Türk somonunun güçlü büyümesi ürün çeşitliliği ve pazar derinleşmesi açısından önemli bir kazanım sağlamıştır. 2025’te ihracat ivmesini taşıyan su ürünleri başta olmak üzere, tüm alt sektörlerde rekabet gücünü artıran yatırım ve dönüşüm adımları, 2026 performansımızı belirleyecektir.”
TÜTÜN İHRACATINDA ARTIŞ
Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur, sektörün ihracat performansına ilişkin şu açıklamada bulundu:
“Tütün ve Tütün Mamulleri sektörümüzün Türkiye geneli ihracatını 2025 yılında yüzde 8,4’lük artışla 1 milyar 60 milyon dolar ile kapatmayı başardık. Toplam 112 ülkeye tütün ve tütün mamulleri ihracatı gerçekleştirdiğimiz 2025 yılında en fazla ihracat yaptığımız ilk 5 ülke sırasıyla Irak, ABD, Belçika, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri oldu. Önemli ihraç pazarlarımızdan ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya’ya ihracatımızı önemli ölçüde artırmayı başardık. 2025 yılı boyunca Türkiye’de tarımsal üretim, iklim krizinin giderek derinleşen olumsuz etkileri nedeniyle ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Bu zorlu yılda sektör olarak, kilogram başı 9 doların üzerinde ortalama ihraç fiyatı ve yıllık 1 milyar dolarlık ihracat ile ülkemiz tarım sektörüne önemli bir katkı sağladığımızı düşünüyoruz. Ege Tütün İhracatçıları Birliği olarak, tarımsal üretimdeki risklerin farkındayız ve bu nedenle sürdürülebilirliği her zaman çalışmalarımızın merkezine alıyoruz.”
Yorumlar
Kalan Karakter: