CHP lideri, parti genel merkezindeki isimlere yönelik çok sert suçlamalarda bulunarak, yaşananları 'mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı' olarak nitelendirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye, salona sığmayan ve dışarıda bekleyen binlerce partilinin sloganları eşliğinde çıkan Özel, gündeme dair son derece sert ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Özel, konuşmasına Türkiye'nin dört bir yanından gelen partililere teşekkür ederek başladı. Meclis'in çok kalabalık grup toplantıları gördüğünü ancak turnikeler önünde içeri girmek için sıra bekleyen 3200 kişinin varlığının farklı bir anlam taşıdığını belirten Özel, bu durumu "Bu bir sahip çıkma, bir tarihin doğru tarafında durma, bir tarih yazma ve partinin ve ülkenin geleceğine yapılan saldırılara karşı göğüs germe, direnme ve yürüyüşe geçme ziyaretidir" sözleriyle tanımladı.
"Bizim görevimiz kumpasa karşı direniştir"
Salondan yükselen "Hain Kemal" sloganları üzerine partilileri sükunete davet eden Özel, görevlerinin öfke seslerini Meclis çatısı altına taşımak değil, büyük bir kumpasa karşı direniş ve umut seslerini yükseltmek olduğunu vurguladı. Özel, Gezi Parkı eylemlerinin 11. yıl dönümüne de değinerek hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan gibi isimleri andı; Osman Kavala ve Can Atalay gibi tutuklulara selam gönderdi.
Konuşmasında ülkedeki ağır ekonomik krize dikkat çeken Özel, mayıs ayı açlık sınırının 18 bin 969 liraya, yoksulluk sınırının ise 61 bin 788 liraya yükseldiğini hatırlattı. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin açlık sınırının altında yaşadığını belirten Özel, Türkiye'nin gıda enflasyonunda Avrupa birincisi, dünya beşincisi olduğunu söyledi.
Özel, "Türkiye'nin bir aylık enflasyonu dünyadaki yüz ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazladır" diyerek ekonomi yönetimini eleştirdi. Özellikle gençlerin teknolojik ürünlere erişimindeki vergi yükünü "akpden.com" sitesi üzerinden bir oyun konsolu örneğiyle anlatan Özel, 44 bin 500 liralık bir ürünün vergilerle 77 bin liraya çıktığını belirtti.
"Onlara af çıkaranların tarafını görmek için, hepimiz tarafımızı belirlemek durumundayız"
Özel, konuşmasının en sert bölümünü parti içindeki tartışmalara ve genel merkezde yaşananlara ayırdı. Karşılarında "5 Kasım kurultayını hazmedemeyenlerle 31 Mart yerel seçimini hazmedemeyenlerin, yani mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı vardır" diyen Özel, CHP Genel Merkezi'ne gelen kişileri "sabaha kadar barda pavyonda bodyguardlık yapmış, belde kasaturalarla" gelmekle suçladı.
Genel merkezde basın danışmanlığı görevine getirilen kişinin 1,5 yıldır TGRT'den maaş aldığını iddia eden Özel, "Sizin her bir damlası helal alın teriyle kazanıp da partiye ödediğiniz aidatlarla alınmış arabalara 'Haram mal' diyecek kadar yerin dibine geçmişler oturuyor orada" ifadelerini kullandı. Özel ayrıca, rüşvet ve iftira suçlamalarıyla gündeme gelen bir avukatın ev hapsi kaldırıldıktan sonra parti binasının balkonunda görüldüğünü söyledi.
Özel, "Canımız Ferdi'nin elektrik çarpması sonucu canıyla uğraştığı, o gün Yeni Akit Gazetesi'nde 'Çarpıldı' diye dalga geçen karikatürü çizen kadın çikolata dağıtıyor babaevinde. Evladımız Gülşah ölüm döşeğinde, yoğun bakımda, ölünce kabrinde namusuna iftira atanlar, şimdi gidiyorlar o partide göbek atıyorlar alçaklar!" diyerek tepkisini en üst perdeden dile getirdi.
"Yokum denmez, darbeye karşı olunur"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz" açıklamasına da yanıt veren Özel, bu sürecin bir CHP içi meselesi olmadığını, Erdoğan rejimi ile millet arasında bir mesele olduğunu savundu. Özel, Erdoğan'a hitaben, "Hani 'Hiçbir yerinde yokum' diyorsun ya, önümüze altı kere barikatlar çektiğin, TOMA'ları dizdiğin, dolunun altında o üstüne çıktığım TOMA var ya, sen o TOMAnın şoför koltuğunda oturuyorsun, şoför koltuğunda" dedi.
15 Temmuz darbe girişimini hatırlatan Özel, o gece darbenin karşısında ve seçilmiş hükümetin yanında durduklarını belirterek, "Şimdi 10 gündür susan Erdoğan'a, 'Ben hiçbir tarafında yokum bu işin' diyen Erdoğan'a soruyorum; hiçbir tarafında yokum demek, bir yerde oturup da susuyorum, izliyorum demekle olmaz, darbeye karşı olunur, karşı olunur!" çağrısında bulundu.
Siz 19 Mart ve 21 Mayıs darbeleriyle aslında demokrasinin tarafında değil, demokrasiden sebeplenerek milletin sırtında, hatta gerekirse milletin kararının karşısında olduğunuzu gösterdiniz.