Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) 28-29 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirdiği toplantıya ait tutanaklar, merkez bankası içindeki fiyat istikrarı endişelerinin derinliğini gözler önüne serdi. Politika faizinin piyasa beklentileriyle uyumlu olarak yüzde 3,5-3,75 bandında sabit bırakıldığı bu süreçte, karar vericilerin büyük bir bölümü enflasyonla mücadelede daha agresif adımlar atılmasının gerekebileceğini değerlendirdi.
Tutanaklarda yer alan ifadeler, Fed personelinin enflasyon tahminlerinin Haziran ayındaki projeksiyonlarla benzer seyrettiğini ancak ekonomik aktiviteye dair beklentilerin gelen zayıf veriler ışığında revize edildiğini gösteriyor. Yetkililer, son bir yılda yaşanan fiyat artışlarının sadece belirli kalemlerle sınırlı kalmayıp mal ve hizmetlerin geniş bir yelpazesine yayıldığını vurguladı. Bu bağlamda birçok üye, "enflasyonun düşmemesi halinde para politikasının sıkılaştırılmasının muhtemelen gerekli olacağını" kaydetti.
Daha sert müdahale ihtimaline karşı erken adım önerisi
Bazı yetkililer, politika faizinin artırılması yönündeki görüşlerini, ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilecek daha maliyetli ve sert bir sıkılaştırma döngüsünü engellemek amacıyla gerekçelendirdi. Tutanaklarda, "Bu toplantıda politika faizinin artırılmasından yana olan yetkililerden bazıları, böyle bir adımın, ilerleyen bir aşamada daha sert ve potansiyel olarak daha maliyetli bir sıkılaştırma sürecine duyulan ihtiyacı önlemeye yardımcı olacağını değerlendirdi." ifadesine yer verildi.
Geçen ayki toplantıda alınan kararda ise bölünmüş bir tablo dikkat çekti. Komite, politika faizini sabit tutma kararı alırken bu karar 9 lehte ve 3 aleyhte oyla çıktı. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, faizin 25 baz puan artırılması yönünde oy kullanarak çoğunluğun aksine hareket ettiler.
Toplantı takviminde köklü değişiklik gündemde
Fed'in çalışma usulüne ilişkin de önemli bir tartışma başlatıldı. Fed Başkanı Kevin Warsh, FOMC üyelerinden yıllık toplantı sayısının altıya indirilmesi konusunda görüş talep etti. Warsh, iki ayda bir yapılacak toplantıların, mevcut uygulamaya kıyasla üyeler arasında daha fazla bilgi birikimi sağlanmasına ve stratejik konuların değerlendirilmesi için personele ek zaman tanınmasına olanak vereceğini savundu.
Tutanaklarda, bu öneriye ilişkin henüz herhangi bir nihai karar alınmadığı belirtildi. Warsh'un, olası bir değişikliğin 2026 yılının geri kalanındaki toplantı takvimini etkilemeyeceğini ifade ettiği aktarıldı.