weather
36°
Gerçek Haberci Ekonomi Mahfi Eğilmez: TCMB Rezervleri 188 Milyar Dolara Ulaşırken, Artışın Kaynağı ve Sürekliliği Önem Arz Ediyor

Mahfi Eğilmez: TCMB Rezervleri 188 Milyar Dolara Ulaşırken, Artışın Kaynağı ve Sürekliliği Önem Arz Ediyor

Eğilmez, rezerv artışının ihracat veya cari fazladan değil yüksek faiz ve kontrollü kurdan kaynaklandığını belirterek mekanizmanın tersine dönme riskine dikkat çekti.

3 Dakika
Okunma Süresi
Mahfi Eğilmez: TCMB Rezervleri 188 Milyar Dolara Ulaşırken, Artışın Kaynağı ve Sürekliliği Önem Arz Ediyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) brüt döviz rezervleri 20 Ağustos tarihi itibarıyla 188 milyar dolar seviyesinin üzerine çıktı. Ekonomist Mahfi Eğilmez, bu rakamın tek başına olumlu bir gösterge olarak değerlendirilememesi gerektiğini, asıl odaklanılması gereken hususun rezervlerin hangi koşullar altında ve ne pahasına biriktiği olduğunu ifade etti.

Eğilmez'e göre Türkiye'de döviz kurunun kontrollü bir seyir izlemesi ile birlikte uygulanan yüksek Türk Lirası (TL) faizi, tasarruf sahipleri için faiz-kur makasından doğan yüksek getiri imkanı yaratıyor. TCMB'nin politika faizini düşürmesinin ardından yıllık TL mevduat faizlerinin yüzde 40 civarına gerilediği, vergi sonrası net getirinin ise yaklaşık yüzde 34 düzeyinde gerçekleştiği belirtiliyor. Kur artışının bu getiri oranının oldukça altında kalması durumunda, TL'nin dolar bazında sağladığı reel getiri oldukça yüksek seviyelere çıkabiliyor.

Yazısında bu ekonomik işleyişi basitleştirerek özetleyen Eğilmez, sürecin şu zincirleme reaksiyonla ilerlediğini kaydetti:

“Baskılanmış kur → yüksek TL faizi → yüksek dolar bazlı TL getirisi → dövizden TL'ye geçiş → TCMB'nin döviz alımı → rezerv artışı.”

Bu mekanizma kapsamında, yabancı yatırımcıların yüksek getiriden faydalanmak amacıyla Türkiye'ye döviz girişi yaptığı biliniyor. Benzer şekilde, Türkiye'de yerleşik kişiler ve şirketler de aynı getiri avantajını değerlendirmek için elindeki dövizleri bozdurup TL'ye geçtiğinde bankacılık sisteminde döviz likiditesi oluşuyor. TCMB, piyasa koşullarına bağlı olarak bu likiditenin bir kısmını satın alarak rezervlerini artırabiliyor.

Rezerv artışı dış dengenin güçlendiği anlamına gelmiyor

Eğilmez, rezervlerdeki artış ile ekonominin dış dengesinin güçlenmesi arasında eşitlik kurulmaması gerektiğinin altını çizdi. Rezerv artışının ihracat performansı, cari fazla veya kalıcı sermaye girişleri gibi yapısal dinamiklerden kaynaklanması durumunda bunun son derece olumlu karşılanacağını belirtti. Ancak mevcut artışın önemli bir bölümünün, yüksek TL faizi ve kontrollü kur politikasının yarattığı kısa ve orta vadeli portföy tercihlerinden türediği uyarısında bulundu.

Ekonomistin analizine göre, bu mekanizma çift yönlü çalışabilme potansiyeline sahip. Piyasa aktörlerinin, kurun artık kontrol edilemeyeceğine veya TL faizinin olası kur kaybını telafi edemeyeceğine ilişkin kanaati güçlenirse süreç tersine işleyebilir. Eğilmez, bu riskli senaryoyu şu şekilde açıkladı:

“Kurun TL faizine göre düşük artması → dövizden TL'ye geçiş → rezerv artışı.

Kurun TL faizine göre hızlı artması → TL'den dövize geçiş → rezerv kaybı.”

Bu nedenle Eğilmez, güncel tartışmanın odağının yalnızca rezervlerin 188 milyar dolara ulaşması olmaması gerektiğini vurguladı. Asıl mesele, bu birikimin arkasındaki mekanizmanın niteliği ve sürdürülebilirliğidir. Yüksek TL faizi tasarruf sahibini TL varlıklarına yönlendirirken, kontrollü kur bu tercihi dolar bazında cazip hale getiriyor ve TCMB oluşan döviz arzının bir kısmını alarak rezervlerini büyütüyor.

Sonuç olarak, rezervlere bakarken sadece miktar sorusunun yetersiz kaldığını belirten Eğilmez, iktisatçıların sorması gereken asıl sorunun kaynağı ve maliyeti içerdiğini ifade etti:

“Hangi kaynaktan, hangi koşullarda ve ne pahasına? Çünkü rezervlerin miktarı kadar, hangi koşullarda biriktirildiği ve bu koşulların ne kadar sürdürülebileceği de önemlidir.”

Eğilmez, TCMB'nin gerçekleştirdiği faiz indirimi adımlarının da bu sürecin yarattığı maliyeti frenleme amacını taşıdığını sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız