Silivri'deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde olağanüstü hal önlemleriyle görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının ilk duruşmasının ikinci gününde CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu'nın sanık kürsüsünde yaptığı konuşma ve mahkeme başkanının müdahaleleri şöyle:
Mahkeme Başkanı: Ne amaçla söz hakkı talep ettiniz?
Ekrem İmamoğlu: Şimdi sayın Hâkim, takdir edersiniz ki az önce özeti dahi dinlediğinizde, sanıyorum her satırda ismimin geçtiği bir özeti aktardınız. Ve bu aktardığınız özetle beraber, burada Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli siyasi davalarından birisi başlatılıyor. Elbette bir usule karar vereceksiniz ve kararı uygulayacaksınız. Savunma sıralaması vesaire… İşte az önce ifade ettiğiniz gibi bir listeden bahsettiniz. Dün bir bölümü yayınlandı. Sonra o kargaşada ekrandan kaldırıldı ve sonra avukatlar, bunu bir şekilde temin etti. Ben de bunu dün akşam gördüm. Bu sizin kararınız. Ama kararınızı vermeden önce de dinlemeniz gerektiğini düşünüyorum. Bunu yapmadınız. Takdiriniz. Ama burada ‘sizi dinlemiyorum’ ya da ‘size söz hakkı vermiyorum’ demenizin hem yüce Türk yargısına… Ben avukat değilim, hukukçu değilim. Ama elinizde bulunan Ceza Muhakemesi Kanunlarına uygun olmadığını düşünüyorum. Şunu bilirim: Türk yargısı, adalet mülkün temeliyse, devletin temeliyse, sizin oradaki bakışınızla buradaki hiç kimse suçlu değil. Bir iddia makamı var… Bana göre yok hükmündedir. Bana göre tümüyle kusurludur. Bana göre tümüyle şaibelidir. Bana göre tümüyle suçludur. Bunlar gün gelince yargılanacak, bunlar konuşulacak.
Ama bütün bu süreçte, siz, iddia makamıyla, buradaki her arkadaşım adına bağımsız, ortada duran, adil davranan ve nihayetinde bir karar vermekle yükümlü olan bir görevi yapıyorsunuz. Kutsal bir görev. O bakımdan şu anda burada bahsi geçen mesele, bir siyasi davadır. 16 milyon İstanbullunun Belediye Başkanı burada. Şu an karşınızda, huzurunuzda. 15,5 milyon insanın oy kullanarak, Türkiye'nin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayı olarak tariflediği bir kişi, 25,1 milyon insanın imza verdiği bir insan ve böyle bir kamuoyunda yüzde 70’e yakın, toplumun bu davanın bir siyasi dava olduğuna dair takdirinin olduğu bir yerde, ‘ben sizin önerinizi dinlemiyorum’ demek, baştan bu mahkemeye meşruiyet sorunu yaratır. Güven sorunu yaratır. Sonuçta sizin orada vereceğiniz karara kim karışabilir? Karar vereceksiniz. Diyeceksiniz ki, ben böyle karar verdim, böyle bir listeyle yapacağım. Elbette herkes buna riayet gösterecek ya da bir şekilde buradaki düzen işleyecek; itirazlarımıza rağmen. Ama ‘Ekrem İmamoğlu'nu dinlemiyorum. Bu önerisini duymak istemiyorum’ demeniz, size sorun yaratır. Benim burada 10-15 dakikalık talebimin, niçin farklı bir şekilde tasarım haline dökülmesi gerektiğine dair aktarımının dinlenmesi, sizi rahatlatır, heyetinizi rahatlatır. O bakımdan uygun görürseniz; ben niçin böyle olmaması gerektiğini, hangi koşullarla buraya geldiğimizi kısaca size aktarmak istiyorum. Avukatımın…
Yorumlar
Kalan Karakter: