Dündar, Babüroğlu'nun 1974 mezunu subayların davetlisi olarak "Atatürk, Cumhuriyet ve Lozan" konulu konferans için 8 Ocak 2026'da (dün) saat 11.40’ta, Fenerbahçe Orduevi giriş nizamiyesine gittiğini, giriş kartını uzattığında kontrol cihazında, "Girişi yasaktır" uyarısı çıktığını ve böylece orduevine girişinin yasaklandığını öğrendiğini belirtti.
Uğur Dündar'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şöyle:
"Emekli Tuğgeneral, Strateji Uzmanı, Tarihçi-Yazar Naim Babüroğlu, 1974 mezunu subayların davetlisi olarak, uzmanlık alanına giren “Atatürk, Cumhuriyet ve Lozan” konulu konferans için 8 Ocak 2026 günü, saat 11.40’ta, Fenerbahçe Orduevi giriş nizamiyesine gitti ve giriş kartını verdi.
Ancak kendisine kontrol cihazında, “Girişi yasaktır” uyarısı olduğu söylendi.
Ve böylece orduevine girişinin yasaklanmış olduğunu öğrendi.
Orduevi personeli de girmesinin Genelkurmay Başkanlığı tarafından yasaklandığı söyledi.
Böylece etkinlik iptal edildi. Şoke olan Babüroğlu'na önceden bu konuda herhangi bir tebliğ evrakı ya da mesaj gelmemişti!"
NAİM BABÜROĞLU'NDAN YASAK KARARINA DAİR İLK YORUM
Babüroğlu, katıldığı Sözcütv yayınında yasak kararına dair ilk değerlendirmesini şöyle yaptı:
"Nizamiye kapısında bekletilip içeriye alınamayacağım söylenince bana böyle bir yasak kararı tebliğ edilmedi dedim, kapıdaki askerler komutanlarını çağırdı o da baktı ve bu emir Genelkurmay'dan geliyor dedi. Üzüldüğüm şey şu, bu yasak kararı çıkabilir ama bunun hukuki bir yolu var. Avukatım üzerinden itiraz süreci başlattık, bunun kanunen duyurulması lazım... Konferans düzenlenecekti ve katılacaktım... Nedenini ve kimin koyduğunu bilmiyorum... Yargı yoluna gittik ama samimi bir şekilde itiraf etmek zorundayım Türk ordusunun kurumsal kimliğine saygılıyım, ordumu ve devletimi tenkit etmem ama madem böyle bir karar alınıyorsa ve gerekçesini bile belirtmiyorsanız bunun rahatsız edici bir durum olduğunu söylemem lazım en azından bu tarz yasaklamaların belirtilmesi lazım...
TSK ve devlet geleneğine yakışmadı, orduma ve devletime kırılmadım ama böyle bir şeye üzüldüm...
Böyle bir şey bekliyordum, çünkü ihraç edilen teğmenlerin bunu yaşamalarını eleştirdim ve teğmenleri savundum. Terörsüz Türkiye sürecinin devletin ulusal çıkarlarına uygun olmadığını ve bunun terör örgütü tarafından bir tuzak olduğunu sürekli olarak belirttim.
Yorumlar
Kalan Karakter: