Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda “Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”nda konuşuyor:
"Bireyden aileye, aileden topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karışayayız. LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna yönelik saldırılara, 86 milyon vatandaşımızı tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz.
Hedef insandır, hedef ailedir, milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükûmet olarak her seviyede tedbirlerimizi aldık, alıyoruz.
İnsanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk.
Aileyi güçlendirmek için de farklı planlamaları hayata geçirdik.
Bağımlılık gibi aile kurumuna yönelik saldırılar gibi, uyuşturucu, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele sadece devlet eliyle yürütülemez, istenilen başarıya ulaşılamaz.
Bağımlılığın başını erkenden ezmezsek yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz.
Gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını birlikte hareket edersek püskürtebiliriz.
Siyasi partilerin bu sorunlara eğilmesine ihtiyacımız var. Sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerimizin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var.
Dijital tekno kültürün gençler üzerindeki olumsuz etkilerini topyekûn bir dayanışmayla engelleyebiliriz. Değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi çökertmeyi, bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu kuşatmayı el ele kırabiliriz.
Biz milli meselelerde güç birliği yapalım dedikçe muhalefette ayni hüsnüniyeti göremiyoruz. Muhalefetin memleketin dertlerine çözüm üretmek gibi bir kaygısı yok. Dünyada ne olup bittiğini
Muhalefet; belediyeleri haraca bağlamış, rüşvetsiz selam dahi almayan rant şebekesine hapsolmuş vaziyetteler. Meselenin vahim tarafı şu: Kumarın, uyuşturucunun yuvaları dağıttığı ortadayken, içkiyi, kumarı özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturma saçmalıklarını savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapıyorlar.
Jandarmaya, yargı mensuplarına, rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden yine bunlar!
Ne bir fikir, ne bir öneri ne de bir siyasetin ufkunu açan bir proje... Her gün 10 yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok. Böyle giderlerse en büyük eseleri olarak onlardan geriye hacimli bir hakaret sözlüğü kalacak.
Ana muhalefet yönetimi gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa bu anormallikten kurtulmalı, vesayet zincirlerini parçalayıp atmalı. Uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: