Uğurcan BOZTAŞ- GERÇEK HABERCİ- Geçtiğimiz günlerde Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör’ü Nükhet Hotar’a hakaret suçlamasıyla tutuklanan gazeteci Süleyman Gençel'e ilişkin basın açıklaması düzenlendi. Konak Hasan Tahsin Anıtı önünde düzenlenen basın açıklamasına İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Dilek Gappi, Sivil Toplum Kuruluşları (STK), belediye başkan adayları, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eski Milletvekili Atilla Sertel ve çok sayıda gazeteci Süleyman Gençel'e destek vermek için açıklamaya katıldı. Açıklamada "Baskılar basını susturamaz" sloganı atıldı. Açıklamada konuşan İGC İzmir Başkanı Dilek Gappi yine haksız ve hukuksuz bir tutuklama ile karşı karşıya kaldıklarını belirtti.
‘NİÇİN AZMETTİRENİ SORGULAMIYORSUNUZ’
Gazetecilerin doğruları yazdıkça cezalandırıldıklarını ve gözaltına alındıklarını söyleyen Gappi; “Bazıları basın sadece onların istediklerini yazsın, onların gerçeklerine hizmet etsin istiyor. Bizler bir avuç gazeteci de kalsak hizmet etmeyeceğiz. Ancak onların istediklerini yapmazsanız; Kadri Gürsel gibi, Barışlar gibi, Murat Ağırel gibi, Hülya Kılınç ve nice meslektaşlarımız gibi ve şimdi de Süleyman Gençel gibi cezaevlerinde baskılarla susturulmaya çalışılıyoruz. İç İşleri Bakanı'na sesleniyorum Burada bir yanlış var. Yanlış kişiyi tutukladınız. Azılı suç örgütünün lideri Süleyman Gençel'i öldürmek için beni tuttular derken, sizler niçin azmettireni sorgulamıyorsunuz. Üstelik hakaret etti diyerek gazeteciyi tutukluyorsunuz. Türkiye kimsenin babasının çiftliği değildir. Kamu kaynaklarımı pervasızca kullanan karanlık zihniyetler kirli oyunlarını gizlemek için her yere saldırmaktadır. Kiralık katilin beni tuttu dediği kişi bugünlerde yüzlerce gazeteyi, internet sitesini basın ilan kurumuna şikayet ederek parayla cezalandırmak isteyen kişidir. Ama; bilmelidir ki, kendisi için yolun sonu gelmiştir. Sevgili halkımız! Bizler işini basın meslek ilkelerine göre yapmaya çalışan gazeteciler olarak sizlere sesleniyoruz. Bizler sizler için mücadele ediyoruz. Katilleri azmettirenleri değil, doğruları yazan gazetecileri cezaevine atmayan bir Türkiye'ye kavuşuncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
DÜŞÜNMEK EN AĞIR SUÇ HALİNE GELMEYE BAŞLADI
Daha özgür bir ortamda haber yazma dileğinde bulunan İzmir Gazeteciler Derneği Genel Sekreteri Mehlika Gökmen ise “Bu ülkede ne yazık ki düşünmek yazmak konulmak en ağır suç haline geldi doğruları yazan pek çok basın mensubu ya ağır baskıya maruz kalıyor ya da Süleyman gibi hapislerde çürütülmeye mecbur bırakılıyor. Süleyman bu ülkenin yetiştirdiği en çılgın, en aktivist, dilinin ayarını düşünmeden bedel ödemeyi göze alarak yazan bir arkadaşımız. Başıma bir şey gelir mi diye düşünmeden oto sansür yapmadan mesleğini yapmaya çalışan bir arkadaş. Böyle olduğu için işi hapis cezasına çevirdiler. Daha fazla düşünmenin yazmanın önüne geçmek için ne gerekiyorsa yapıyorlar. Ama Süleyman’ın bir an önce serbest bırakılmasını en kötü ev hapsine döndürüleceksiniz talep ediyorum” diye konuştu.
Yorumlar 1
Kalan Karakter: