weather
29°
Gerçek Haberci Gündem ABD'den Türkiye'ye Yemen çağrısı: Mekke Anlaşması'nın gizli maddeleri tartışılıyor

ABD'den Türkiye'ye Yemen çağrısı: Mekke Anlaşması'nın gizli maddeleri tartışılıyor

Suudi Arabistan ile Pakistan arasında imzalanan savunma paktının bağlayıcılığı ve içerdiği gizli taahhütler, bölgedeki gerilimin tırmanmasıyla birlikte Ankara'nın olası müdahale senaryolarını gündeme getirdi.

3 Dakika
Okunma Süresi
ABD'den Türkiye'ye Yemen çağrısı: Mekke Anlaşması'nın gizli maddeleri tartışılıyor

Yemen'deki Husi hareketi Ensarullah'ın kutsal kent Mekke'ye saldırı düzenlediği yönündeki iddialar, Türkiye dahil İslam dünyasında geniş yankı buldu. Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'ın egemenliğine destek verirken, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi gibi üst düzey yetkililer de söz konusu eylemi kınadı. Ancak Ensarullah yönetimi, kutsal mekanları hedef almadıklarını belirterek bu iddiaları "umutsuz bir girişim" olarak nitelendirdi.

Tartışmaların odağında ise Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması yer alıyor. Vatan Partisi, metnin içeriğindeki "taraf devletlerden birine yapılan saldırının hepsine yapılmış sayılacağı" hükmü nedeniyle bunun bir anlaşma değil, TBMM onayı gerektiren bir antlaşma olduğunu öne sürdü. Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca teknik olarak yürürlükte olup olmadığı tartışılan metnin detayları kamuoyundan gizleniyor.

Pakistan'dan itiraf: Gizli savunma taahhütleri var

Anlaşmanın kapsamına ilişkin en çarpıcı açıklama Pakistan Ordusu'ndan geldi. Pakistan Ordusu basın servisi sorumlusu Ahmed Sharif Chaudhry, Al Arabiya'ya yaptığı açıklamada metnin kamuoyuyla paylaşılmayan kısımlar bulunduğunu doğruladı. Chaudhry, şu ifadeleri kullandı:

“Mekke Anlaşması, kamuoyuna açıklamayacağımız savunma taahhütlerini de içermektedir. Uygulanmasına ilişkin ayrıntılar gizli kalmaktadır. Bu anlaşma İran ile ilişkilerimizi etkilemeyecek; amacı kolektif caydırıcılık sistemi oluşturmaktır.”

Pakistan Savunma Bakanı Havace Asıf da benzer şekilde, gerekli görülmesi durumunda ittifak koşullarına uyacaklarını belirtmişti. Bu durum, pasif savunmadan aktif çatışmaya geçiş sınırlarının belirsizliğini artırıyor.

ABD'li vekilden açık tehdit ve rol biçme

Bölgedeki gerilimi tırmandıran gelişmelerden biri de ABD'den gelen açıklamalar oldu. Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Joe Wilson, Türkiye ve Pakistan'ı sahaya inmeye zorlayan sert bir dil kullanarak Husilerin yok edilmesi gerektiğini savundu. Wilson, konuya ilişkin şunları söyledi:

“Türkiye ve Pakistan Suudi Arabistan ile birlikte çalışarak Husi teröristlerini yok etmeli ve Yemen'i İran'dan kurtarmalıdır.”

Aynı isim, daha önce de Mekke Savunma İttifakı'nın gerekçesini hatırlatarak "Şimdi Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın Husileri yok etme vakti" demişti. Bu çağrılar, Ankara'yı bölgesel bir çatışmanın içine çekme operasyonu olarak değerlendiriliyor.

Riyad hava savunma için kapı kapı dolaşıyor

Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemindeki Patriot füzelerinin stoklarının azalması, Riyad'ı yeni arayışlara itti. İsrail kamu yayıncısı KAN'a konuşan Suudi bir kaynak, Fransa, İngiltere, Pakistan ve Mısır'dan bölgeye hava savunma sistemleri konuşlandırılması talebinde bulunulduğunu aktardı. ABD ve İsrail'in istihbarat desteği sağladığı, İngiltere'nin ise askeri danışman göndermeyi kabul ettiği belirtilirken, Riyad'ın daha kapsamlı askeri destek arayışları devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız