İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası nedeniyle Silivri Cezaevi'nde 17 aydır tutuklu bulunan Avukat Mehmet Pehlivan, ailesine yönelik yeni bir gelişme daha yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, belediyedeki görevi sırasında usulsüzlük iddialarıyla karşı karşıya kalan Abdülhamit Pehlivan gözaltına alınarak tutuklandı.
Soruşturma, Bakırköy Belediyesinin mal ve hizmet alım ihalelerinde kamu zararı oluştuğu iddiasıyla başlatıldı. Savcılık dosyasında yer alan bilgilere göre, aralarında Başkan Yardımcıları Cemalettin Özdemir, Arda Karadağ ve Ali Rıza Akyüz'ün de bulunduğu toplam 39 kişi tutuklanırken, 18 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.
Mehmet Pehlivan, X hesabından yaptığı paylaşımda abisinin tutuklanma sürecini ve ailelerinin içinde bulunduğu durumu detaylandırdı. Pehlivan, cezaevinden gelen ziyaretlerde abisine yargı iklimini anlattığını ancak Abdülhamit Pehlivan'ın devlet memuru kimliğiyle bu tür durumları kabullenmekte zorlandığını belirtti.
Pehlivan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Bu sabah Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı olan Ağabeyim Abdülhamit Pehlivan tutuklandı. 17 aydır devam eden tutukluluğumda beni her ziyaretinde, ona bu yargı iklimini, hiç ilgisi olmayan, hatta hiç hukuka da aykırı olmayan bir konu nedeniyle kapısının çalınabileceğini anlatıyordum. Her ne kadar kardeşinin masumiyetine inanıyor olsa da yaşamının yarısını devlet memuru olarak geçirdiğinden içten içe devletin bunları yapacağını kabullenemiyordu. Kamucu anlayışa adından bile daha çok sahip çıktığı için gönlü rahattı. Nihayetinde hiç ilgisi olmadığı konularla alakalı kapısı çalındı. Sorular soruldu. Her soruya kanunla, yönetmelikle cevap verdi. Hoş, kapısını çalanlar da o cevapları biliyordu. Zaten meseleleri ne sorulardı ne de cevaplarıydı. Tutukladılar. Ağabeyim, kanser hastası anne ve babamın bakımıyla ilgileniyordu. İki küçük çocuğuna baktığı gibi 17 aydır benim kızımın ihtiyaçlarına da koşuyordu. Onu tutukladınız. Kimsemiz kalmadı. ‘Bu, namustur Künyemize kazınmış, Bu da sabır, Ağulardan süzülmüş.’”