weather
20°
Gerçek Haberci Gündem AYM, izinsiz basın açıklamasına katılım cezasını hak ihlali saydı

AYM, izinsiz basın açıklamasına katılım cezasını hak ihlali saydı

Anayasa Mahkemesi, Tunceli'de OHAL döneminde düzenlenen bir eyleme katıldığı için para cezası alan Eğitim-Sen üyesi Cafer Sevgül'ün başvurusunda toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

3 Dakika
Okunma Süresi
AYM, izinsiz basın açıklamasına katılım cezasını hak ihlali saydı

Anayasa Mahkemesi (AYM), Tunceli'de olağanüstü hal (OHAL) uygulaması sırasında gerçekleştirilen bir basın açıklamasına iştirak ettiği gerekçesiyle 219 Türk Lirası idari para cezasına çarptırılan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Tunceli Şubesi üyesi Cafer Sevgül hakkında verilen kararı inceledi. Yüksek mahkeme, söz konusu cezalandırmanın Anayasa'nın güvence altına aldığı temel hakları zedelediği sonucuna vardı.

Olay, 30 Ekim 2016 tarihinde Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Tunceli Şubeler Platformu tarafından organize edilen bir basın açıklamasıyla başladı. Tunceli Valiliği, OHAL sürecinde il sınırları içerisinde yapılacak her türlü basın açıklaması ve benzeri faaliyetleri önceden alınacak izne bağlamıştı. Bu karara rağmen düzenlenen etkinliğe katılan Sevgül'e, valilik kararına aykırı hareket ettiği iddiasıyla idari para cezası uygulandı.

Sevgül'ün itirazı üzerine Sulh Ceza Hakimliği, para cezasının kaldırılması yönündeki talebi reddetti. Bunun üzerine başvuru sahibi, izinsiz bir eyleme katıldığı bahanesiyle cezalandırılmasının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiğini öne sürerek AYM'ye bireysel başvuruda bulundu.

Müdahale demokratik toplum düzenine aykırı bulundu

AYM, benzer nitelikteki Hüseyin Karabulut ve diğerleri kararındaki ilkeleri referans alarak incelemesini tamamladı. Gerekçeli kararda, Selma Elma kararına atıfta bulunularak, yasal izin veya bildirim şartlarını yerine getirmeyen bir toplantının katılımcılarının, etkinliğin yasal koşullara uygunluğunu bilme imkanları yoksa sadece katıldıkları için yaptırıma tabi tutulmalarının kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Mahkeme, söz konusu basın açıklamasının barışçıl şekilde sonlandığını, kamu düzeninin bozulduğuna dair herhangi bir tespit bulunmadığını ve Sevgül'ün organizatör veya yönetici konumunda olmadığının anlaşıldığını belirtti. Bu çerçevede yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaşmadığı kanaatine varıldı.

Karar metninde şu ifadelere yer verildi:

"Başvuruya konu olayda da başvurucunun katıldığı basın açıklamasının barışçıl şekilde gerçekleştirildiği, başvurucunun etkinliği organize eden veya yöneten kişilerden biri olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle eldeki başvurunun koşulları yönünden Hüseyin Karabulut ve diğerleri kararındaki ilke ve değerlendirmeler ile varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 15. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde Anayasa'nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir."

AYM, hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla dosyanın yeniden yargılanmak üzere Tunceli Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmesine karar verdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız