MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Mavi Vatan Doktrini ve Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatının Pekişen Hukukî Zemini" başlığıyla yayımladığı yazılı açıklamada, Libya Temsilciler Meclisi'nin 20 Ekim 2026 tarihinde söz konusu mutabakatı onayladığını hatırlattı. Bu kararın anlaşmanın hukuki ve siyasi zeminini sağlamlaştırdığını belirten Bahçeli, gelişmenin Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerini güçlendirdiğini ifade etti.
Açıklamada, mutabakatın sadece ikili ilişkiler açısından değil; Akdeniz'in istikrarı, bölgesel güvenlik ve Avrupa'nın enerji arz hatları bakımından da kritik bir öneme sahip olduğu vurgulandı. Bahçeli, Türkiye'nin geçmişte Libya'ya ulaşırken yaşadığı lojistik zorluklarla bugünkü deniz gücü arasında karşılaştırma yaptı.
Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Dün Trablusgarp’a ulaşmanın yollarını arayan Türkiye’den, bugün Akdeniz’de kendi hak ve hukukunu savunan, kendi rotasını belirleyen ve kendi geleceğine yön veren Türkiye’ye… Tarih değişmiş, şartlar değişmiş, Türkiye güçlenmiştir.”
Trablusgarp'tan Mavi Vatan'a uzanan süreç
Bahçeli, 1911'deki Trablusgarp Savaşı'na atıfta bulunarak, İtalyan donanmasının Akdeniz'deki üstünlüğü nedeniyle o dönemde bölgeye asker ve mühimmat ulaştırmanın ne kadar zor olduğunu anlattı. Günümüzde ise Türkiye'nin denizlerdeki varlığını güçlendirdiğini ve uluslararası hukuk temelinde haklarını savunduğunu kaydeden MHP lideri, bu süreci ülkenin diplomatik kapasitesinin ve millî iradesinin gelişiminin bir göstergesi olarak nitelendirdi.
Mavi Vatan doktrininin, Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini koruma yaklaşımının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Bahçeli, denizlerde güçlü olmanın millî güvenlik ve egemenlik açısından hayati önem taşıdığının altını çizdi. Türkiye'nin Akdeniz'deki varlığının bölgesel huzur, istikrar ve karşılıklı menfaatlere katkı sağlaması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, mutabakatın hayata geçirilmesinde rol oynayan Türkiye ve Libya yetkililerine teşekkür etti.