Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, eski bakanlardan Erkan Mumcu’nun kendisi ve Abdullah Gül hakkındaki iddialarına sosyal medya hesabı üzerinden cevap verdi. Arınç, Mumcu'nun "çok büyük bir yalanın içerisinde" olduğunu belirterek, 2007'deki cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde asıl kumpasın içinde Mumcu'nun yer aldığını iddia etti.
Arınç, 2007'de Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adaylığına karşı çıkanların "Millî Görüşçüden cumhurbaşkanı olmaz. Eşi başörtülü olan kimse cumhurbaşkanı adayı olamaz" söylemleriyle hareket ettiğini hatırlattı. Bu süreçte 27 Nisan Bildirisi'nin yayımlandığını ve Sabih Kanadoğlu tarafından ortaya atılan "367 saçmalığı" ile seçimin engellenmeye çalışıldığını ifade etti. Arınç, "O tarihte CHP bunun arkasına sığındı. Bir taraftan da Erkan Mumcu, Meclise girmemek suretiyle Doğru Yol Partisi ile birlikte bu kumpasın içerisinde oldu" dedi.
Mumcu'nun o dönem Anavatan Partisi grubunu "bir odaya kilitlediğini ve kesinlikle oy kullanmaya gitmeyeceklerini söylediklerini" belirten Arınç, bu karara rağmen Doğru Yol Partisi'nden Ümmet Kandoğan ve Mehmet Eraslan ile CHP'den Esat Canan'ın "Biz demokrasiye katkı sağlamak istiyoruz" diyerek oylamaya katıldığını anlattı.
Mumcu'nun AK Parti'den ayrılışı ve siyasi kariyeri
Erkan Mumcu ile 20 yıldır bir iletişimi olmadığını ve kendisini muhatap almak istemediğini belirten Arınç, Mumcu'nun AK Parti'ye katılışı ve bakanlık sürecine de değindi. 2002 seçimlerinde AK Parti'den Isparta milletvekili seçilen Mumcu'nun, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Prof. Dr. Beşir Atalay'ı kabul etmemesi üzerine Milli Eğitim Bakanı olduğunu aktardı. Arınç, Mumcu'nun daha sonra Hüseyin Çelik ile bakanlıkları değişerek Kültür ve Turizm Bakanı olduğunu belirtti.
Arınç, Mumcu'nun iki yıl sonra "çok garip bir şekilde" AK Parti'den istifa ettiğini ve Anavatan Partisi'ne genel başkan olduğunu söyledi. Bu hamlenin, o dönemdeki askeri vesayet zihniyetinin AK Parti'nin başarısını engelleme çabası olabileceğini ifade eden Arınç, 2007 seçimleri öncesinde Mumcu'nun Mehmet Ağar ile Demokrat Partiyi kurma girişiminin de başarısız olduğunu ve iki partinin de seçime katılamadığını hatırlattı.
"Bazı maddi sebepler olabilir"
Bülent Arınç, Mumcu'nun açıklamalarının bir "hezeyan" olduğunu ve kendisine yakıştıramadığını dile getirdi. Arınç, Mumcu'nun bu çıkışının arkasındaki olası nedenlere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Ama bu hareketin altında sanıyorum ki Sayın Gül ile benim yıpratılmak istenmemiz ve bazı kanalların kendisini kullanmak istiyor oluşu olabilir. Belki de bazı maddi sebepler olabilir. Çünkü son zamanlarda maddi durumlarını biraz daha pekiştirmek için bazılarının bir yerlere hulûs çaktığını da çok iyi görebiliyorum."
Arınç ayrıca, Mumcu'nun 2007'de seçime neden katılmadığı sorulduğunda, "askerlerin kendisini zorladığı ve 'Bu kişi kesinlikle cumhurbaşkanı olmayacak' denildiğini ifade ettiği" yönünde bir rivayetin Ankara'da konuşulduğunu belirtti. Bu konunun doğrusunu Mehmet Ağar'ın bildiğini ve gerekli görürse açıklama yapabileceğini de sözlerine ekledi.