Kadın hakları ve dini düşünce alanındaki görüşleriyle 1990'lı yılların en çok tartışılan isimlerinden biri olan Konca Kuriş, 16 Temmuz'u 17 Temmuz 1998'e bağlayan gece Mersin'deki evinin önünde silahlı kişilerce kaçırıldı. Eşi Orhan Kuriş ile tekstil atölyesinden döndükleri sırada yaşanan olayda minibüsün anahtarı zorla alındı ve Konca Kuriş araca bindirilerek götürüldü.
Kuriş'in cesedi, kaçırılmasından 555 gün sonra 23 Ocak 2000'de Konya'nın Meram ilçesinde bulundu. Türkiye Hizbullahı'na ait olduğu belirlenen üç katlı bir hücre evinin bodrumunda yapılan aramada Kuriş'in yanı sıra üç erkeğin daha cesedine ulaşıldı. Kimlik tespitinde ailesinin getirdiği diş protezinden yararlanıldı.
1961 yılında Mersin'de doğan Konca Kuriş, genç yaşta Orhan Kuriş ile evlendi ve bu evlilikten beş çocuğu oldu. Dini konulara ilgisi 1980'lerin sonlarında belirginleşen Kuriş, Menzil, İsmailağa, Nur Cemaati ve Süleyman Efendi Cemaati dahil farklı dini çevrelerle temas kurdu. Ancak zaman içinde şeyhe bağlılık, erkek otoritesi ve kadınların dini yapılardaki konumu gibi konuları sorgulayarak daha Kur'an merkezli bir dini anlayışa yöneldi.
Kuriş, başörtüsünün Kur'an'da günümüzdeki biçimiyle zorunlu tutulmadığını ileri sürüyor, kadınlarla erkeklerin aynı ortamda ve aynı safta namaz kılabileceğini savunuyordu. Erkeklerin birden fazla kadınla evlenmesine ilişkin geleneksel yorumları eleştiriyor, kadınların ekonomik özgürlüğünü ve sosyal hayata katılma hakkını destekliyordu. Bu görüşleri nedeniyle "İslami feminist" ve "Müslüman kadın hakları savunucusu" olarak tanımlandı.
Türkiye Hizbullahı, 20 Temmuz 1999 tarihli açıklamasında Kuriş'i hedef alan ifadeler kullanarak kaçırıldığını ve kendi terminolojisiyle "cezalandırıldığını" duyurdu. Kuriş'in tutulduğu dönemde yapılan sorgulamalar video kamerayla kaydedildi. Görüntülerde Kuriş'in önceki bazı görüşlerinden vazgeçtiğini belirten ifadeler yer aldı ancak bu kayıtların baskı altında çekildiği değerlendirildi.
Konca Kuriş ile Alihan Kuriş akraba mı?
Konca Kuriş ile Alihan Kuriş arasında doğrulanmış doğrudan bir akrabalık bağı bulunmuyor. Konca Kuriş, Orhan Kuriş ile evlendikten sonra Kuriş soyadını taşıdı. Orhan Kuriş'in babası Abdullah Kuriş, ağabeyi ise dönemin Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Halil Kuriş olarak biliniyordu.
Alihan Kuriş'in aile bağı ise annesi Gülderen Kuriş üzerinden Süleyman Hilmi Tunahan ailesine uzanıyor ve babası Mahmut Sabri Kuriş olarak belirtiliyor. Dolayısıyla iki ismin aynı soyadını taşıması, tek başına akrabalık bağı bulunduğunu göstermiyor.
Konca Kuriş ile Süleymancılar arasında bağ var mı?
Konca Kuriş'in Süleymancılar cemaatinin yöneticisi veya sürekli mensubu olduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Kuriş, dini araştırmaları sırasında Süleyman Efendi Cemaati ile de temas kurdu ancak aynı dönemde Menzil, İsmailağa, Nur Cemaati ve başka dini yapılarla da görüştü. Bu nedenle Süleymancılarla temas etmiş olması doğrudan cemaat üyeliği anlamına gelmiyor.
Kuriş'in kesin ölüm tarihi belirlenemedi. Adli değerlendirmeler ölümünün 1999 yılında gerçekleşmiş olabileceğine işaret ediyor. Bu nedenle öldürüldüğünde yaklaşık 37-38 yaşlarında olduğu değerlendiriliyor. Cenazesi Mersin Şehir Mezarlığı'na defnedildi.