weather
32°
Gerçek Haberci Gündem İstanbul Barosu'ndan Deniz Göktaş çağrısı: Gözaltı hukuka aykırı, derhal serbest bırakılmalı

İstanbul Barosu'ndan Deniz Göktaş çağrısı: Gözaltı hukuka aykırı, derhal serbest bırakılmalı

İstanbul Barosu Kültür ve Sanat Komisyonu, komedyen Deniz Göktaş'ın gözaltına alınmasını hukuka aykırı bularak derhal serbest bırakılması gerektiğini açıkladı.

2 Dakika
Okunma Süresi
İstanbul Barosu'ndan Deniz Göktaş çağrısı: Gözaltı hukuka aykırı, derhal serbest bırakılmalı

Komedyen Deniz Göktaş'ın gözaltına alınması, İstanbul Barosu Kültür ve Sanat Komisyonu'nun tepkisine yol açtı. Komisyon tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, yürütülen soruşturma ve uygulanan gözaltı işlemlerinin hukuka uygun olmadığı savunuldu. Göktaş'ın acilen serbest bırakılması için çağrı yapıldı.

Nefret saiki taşımıyorsa suç oluşturmaz

Açıklamada, Göktaş'ın gösterisinin komisyonun yürütme kurulu tarafından izlenip değerlendirildiği bilgisi paylaşıldı. Politik mizah bağlamında yapılan değerlendirmede, bir şakanın amacının nefret veya kutuplaştırma olmadığı sürece suç teşkil etmeyeceği vurgulandı. Metinde, "Eğer ki bir şakanın amacının basit bir ifadeyle ‘şaka yapmak’ olduğu, nefret yahut kutuplaştırma içeriği ve nefret saiki taşımadığı gözle görünür şekilde açık ise suç oluşturmayacağını" belirten ifadelere yer verildi.

Komisyon, bu tür eleştirilerin güldürü yoluyla sunulmasının toplumu ileri taşıyacağını ve bunu belirtmenin kurumsal bir sorumluluk olduğunu kaydetti.

Politik mizah hukukun sınırlarını gösterir

Politik mizahın anayasa hukukunun kenarında kalan ikincil bir konu olmadığına dikkat çekilen açıklamada, bu ifade biçiminin merkezi bir gösterge olduğu belirtildi. Değerlendirmede, politik mizahın "iktidarın gerçek hassasiyetlerini, hukukun görünmez sınırlarını ve özgürlük söyleminin hangi noktada daraldığını" gösteren özel bir ifade biçimi olduğu ifade edildi.

Ayrıca bu tür mizahın, bir hukuk düzeninin hangi değeri koruduğunu, ne tür eleştirilere tahammül edebildiğini ve nerede geri adım attığını gösterdiği de eklendi.

"Kişiler için güvensiz bir ortam yaratılmaktadır"

Açıklamada, ifade ve basın özgürlüğünün Anayasa'da güvence altına alındığı ancak uygulamada sorunlar yaşandığı savunuldu. Milli güvenlik, kamu düzeni ve genel ahlak gibi geniş kapsamlı kavramların, özgürlükleri sınırlamak için bir gerekçe olarak kullanıldığı ve bu durumun siyasi baskıyı kurumsal hale getirdiği öne sürüldü.

Komisyon, bu yaklaşımın bireyler açısından güvensiz bir ortam oluşturduğunu şu sözlerle ifade etti: “Hakkın kullanımının sınırlandırılması veya cezalandırılmasının soyut ve subjektif sebeplerle mahkeme, kolluk, savcılık gibi makamların iradesinde gerçekleştirilmesi, kişiler için güvensiz bir ortam yaratmaktadır.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız