weather
19°
Gerçek Haberci Gündem Mehmet Uçum: TBMM yeni anayasa yaparken Anayasa Mahkemesi denetleyemez

Mehmet Uçum: TBMM yeni anayasa yaparken Anayasa Mahkemesi denetleyemez

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Türkiye Büyük Millet Meclisinin halk adına temsili kurucu irade sıfatıyla yeni anayasa hazırlayabileceğini belirterek bu sürecin Anayasa Mahkemesi denetimi dışında kalacağını savundu.

3 Dakika
Okunma Süresi
Mehmet Uçum: TBMM yeni anayasa yaparken Anayasa Mahkemesi denetleyemez

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin kaleme aldığı kapsamlı yazıda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) yetki sınırlarını ve Anayasa Mahkemesinin (AYM) konumunu hukuki zeminde değerlendirdi. Uçum, Meclisin halkın temsilcisi olarak yeni bir anayasa yapma yetkisine sahip olduğunu vurgularken, bu sürecin mevcut anayasa yargısının denetimine tabi olmayacağını ileri sürdü.

Asli ve tali kurucu iktidar ayrımına eleştiri

Uçum, anayasa hukuku literatüründeki "asli kurucu iktidar" ve "tali kurucu iktidar" ayrımının normatif bir kural olarak kabul edilemeyeceğini belirtti. Darbe dönemlerinde hazırlanan anayasaların dokunulmazlığına karşı çıkan Başdanışman, bu görüşün demokrasi ve halk iradesiyle bağdaşmadığını ifade etti. Uçum, şiddet ve kaos sonucu ortaya çıkan güçlerin yaptıkları anayasaları meşru ve değiştirilemez görmek yerine, demokratik meşruiyete dayalı süreçlerin esas alınması gerektiğini kaydetti.

Yazısında 1924 Anayasası ile Şili'de 2022 yılında halkoylamasına sunulan anayasa taslağını örnek gösteren Uçum, yeni anayasanın ülkenin tarihsel birikimini ve demokratik kazanımlarını gözetmesi gerektiğine dikkat çekti. Şili örneğinde halkın yeni anayasa yapılmasını yüksek oranda desteklemesine rağmen, toplumsal duyarlılıklar göz ardı edilen taslağın reddedildiğini hatırlatan Uçum, devamlılığın güvencesi olan ilkelerin dikkate alınmasının önemini vurguladı.

Temelli kurucu irade ve AYM denetimi

Makalenin en dikkat çeken bölümlerinden biri, TBMM'nin yeni anayasa yapım sürecindeki ikili niteliği üzerine oldu. Uçum'a göre Meclis, mevcut anayasa tarafından "kurulmuş iktidar" olarak hareket ederken AYM denetimine tabidir; ancak asli kurucu irade olan halk tarafından görevlendirilmiş "temsili kurucu irade" sıfatıyla hareket ettiğinde bu denetimin dışında kalır.

Uçum, bu durumu şu şekilde açıkladı:

"TBMM, yeni anayasa yapım sürecinde eş zamanlı şekilde mevcut anayasaya göre kurulmuş iktidar olarak yetkilerini kullanırken Anayasa Mahkemesi (AYM) denetimine tabi olacaktır ancak temsili kurucu irade olarak yeni anayasa yapım sürecini yürütürken AYM denetimine bağlı olmayacaktır çünkü iki ayrı mecra, iki ayrı nitelik söz konusudur."

Başdanışman, TBMM'nin yeni anayasa yapım yöntemine ilişkin açık veya örtük bir karar alabileceğini, hatta bu usule ilişkin kanun çıkarabileceğini belirtti. Ancak bu süreçte verilen kararların ve nihayetinde kabul edilecek yeni anayasanın, şeklen dahi olsa AYM denetimine tabi olmayacağının açık olduğunu ifade etti.

"Esastan denetim oligarşik bir rejim kabulüdür"

Mehmet Uçum, Anayasa Mahkemesinin yeni anayasayı esastan denetleyebileceğine dair görüşleri sert bir dille eleştirerek, bunun Cumhuriyet yerine oligarşik bir anayasa yargısı rejimini kabul etmek anlamına geleceğini savundu. Uçum, AYM üyeleri dahil yüksek yargı mensuplarının görüşlerine istişari nitelikte başvurulabileceğini ancak yargısal bir denetim yetkisinin bulunmadığını kaydetti.

Uçum'un yazısındaki ilgili bölümde şu ifadeler yer aldı:

"Sonuç olarak TBMM’nin yeni anayasa yapma yetkisi kabul edildikten sonra yapılacak yeni anayasanın önceki anayasanın bir organı (kurulmuş iktidarı) olan AYM’nin esastan olmasa dahi şeklen denetimine tabi olacağını ileri sürmek, mutlak bir çelişki olur... 'TBMM yeni anayasa yaparsa AYM’nin yeni anayasayı bırakın şeklen, esastan bile denetleme yetkisi doğar.' şeklindeki görüşler ise artık abesle iştigalin zirvesidir. Anayasa değişikliğini dahi sadece şeklen denetleyebilen yani esastan denetim yasağına tabi olan AYM’nin, TBMM’nin yapacağı yeni anayasayı esastan denetleyebileceğini ileri sürmek, Cumhuriyet'in yerine oligarşik bir anayasa yargısı rejiminin varlığını kabul etmek demektir. Böyle bir görüşün ise hiçbir kıymeti olmaz."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız