Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki Tavşantepe mahallesinde iki yıl önce kaybolan ve cansız bedeni Eğertutmaz Deresi’nde bulunan Narin Güran’ın babası Arif Güran, "Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu" destekçileriyle birlikte Ankara yoluna çıktı. Grup, yürüyüşe başlamadan önce Narin Güran’ın mezarını ziyaret ederek basın açıklaması yaptı.
Açıklamada konuşan ailenin avukatı Onur Akdağ, soruşturma sürecindeki usulsüzlüklere dikkat çekti. Akdağ, askeri kameraların silindiğini ve kritik ses kayıtlarının yok edildiğini iddia ederek şunları söyledi:
“Soruşturmanın eksik ve hatalı yürütülmesi neticesinde gelinen süreçle birlikte soruşturma aşamasında daha önceki askeri kameraları silindi. Salim Gürhan'ın telefonundaki en kritik ses kaydı silindi. Nevzat Bahtıyar’ın telefonunda kollukta sıfırlama girişiminde bulunuldu. Ailenin ağır işkence iddialarına yönelik bütün talepleri biz mahkemeye ve her platformda kararlı bir şekilde ilettik, duyurduk.”
Dijital delillerdeki çelişkiler ve ABD'den gelen teknik raporlar
Avukat Akdağ, daraltılmış baz raporlarının güvenilirliğini sorgulayarak, Amerika Birleşik Devletleri’nde iyileştirilen görüntülerin farklı sonuçlar ortaya koyduğunu belirtti. Akdağ, dijital verilerin mahkeme kararlarıyla örtüşmediğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Daraltılmış baz raporunun ses ve kamera görüntüleriyle birlikte ve dijital verilerle çeliştiği yüzde yüz tespit edildi. İki metre bir dakika sapma payı olduğu söylenen şaşmaz, yanılmaz, üstünde tartışılmaz denilen daraltılmış baz raporunun aslında bir safsatadan ibaret olduğu açıkça ispat edilmiş olduğu bu davada. Ulusal Kriminal Büro'nun bir karartıyı göstererek ‘Narin patikaya çıkmıştır’ diye tespitinin mahkemeye yanıltan tespitinin aksine Amerika Birleşik Devletleri'nde iyileştirdiğimiz görüntülerle aslında Narin'in eve varmadığını ve patikanın başında Nevzat olarak tahmin ettiğimiz şahıs tarafından çocuğun alınarak Nevzat Bahtiyar’ın ahırı tarafına getirildiğini net bir şekilde tespit ettik, raporladık ve mahkemeye sunduk. Yine konuşturma aşamasında telefon imaj kayıtlarında aldırdığımız rapora göre Salim Gürhan'ın daraltılmış baz raporundaki Arif'in ahırı evi ve müşteriler istikametine gittiği yönelik tespitinin aksine evinde çocuklarıyla oturduğu ve yemek yediğini tespit etmiş bulundu. Buna göre Salim Gürhan cinayet saatinde ilk otuz dakikasında sıfır adım atmış, ikinci otuz dakikasında kırk beş adım atmış ve tam da cinayet saatinde yoğun bir şekilde internet veri hareketliği söz konusu.”
Akdağ, Nevzat Bahtiyar’ın telefonunda internet hareketliliği görülmediğini, Salim Gürhan’ın ise telefonunun şarjda olduğunu ve fatura ödediğini tespit ettiklerini aktardı. Avukat, PSA (Prostat Spesifik Antijen) bulgusunun cinsel istismar emaresi olarak değerlendirilmediğini eleştirerek Yargıtay kararının toplumu tatmin etmediğini vurguladı.
Baba Arif Güran: 'Kızımın hakkı yerdedir'
Yürüyüşün amacı ve hedeflerine ilişkin konuşan baba Arif Güran, mücadelesinin bireysel olmaktan çıkıp toplumsal bir ses bulmasını amaçladığını belirterek duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“İki yıldır bir hukuk mücadelesi veriyoruz. Burada verdiğimiz mücadeleden bahsetmeyeceğim. Buradan hiç kimseye hiçbir dosya hakkında hiçbir şey bahsetmeyeceğim. Burada vicdanlı insanlara sesleniyorum. Bu yola çıkmamın tek sebebi kızımın hakkıdır. Ben Narin için değil yollara, Narin için ölmeye bile hazırım. Narin’in için hakikati savunan binlerce insan var. Ben bu insanlara sesleniyorum. Eğer ben bugün bu yolla çıkıyorsam Narin’in hakikatini savunuyorsam inanıyorum ki sizler de savunacaksınız. Sizler de bu yola destek vereceksiniz. Bu yola gitmemin tek sebebi benim kızımın hakikatidir, kızımın hakkıdır, kızımın hakkı yerdedir. Ben buradan sadece ve sadece bu bin kilometreye gideceğim yolda Sayın Recep Tayyip Erdoğan Sayın Cumhurbaşkanı'na buradan sesleniyorum. Benim kızımın hakkını yerde bırakmayan bu ülkede tek bir kişi var. O da ve sadece Sayın Cumhurbaşkanı'dır. Ve bu yol sadece ona gitmek içindir. Sadece cumhurbaşkanına gitmek içindir. Buradan çıkışım Ankara'da varışım külliyenin önü olacaktır. Allah hepinizden razı olsun. Hepiniz baş gözcüsüne geldiniz. 'Narin için hakikat, Narin için adalet!' sloganım budur.”
Konuşmaların ardından Arif Güran ve beraberindeki grup, Ankara’ya doğru yürüyüşe geçti. Daha önce Güran ailesi, Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na yaptığı başvuruda, cinayetin faili meçhul olarak değerlendirilmesi talebinde bulunmuştu. Ancak bazı sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarının Yargıtay tarafından onanmış olması ve dosyada yeni somut olgu bulunmaması gerekçesiyle başvuru reddedilmişti.