Türkiye'de 2002'den bu yana süren Erdoğan döneminde demokrasinin içeriden boşaltıldığını savunan Özel, İtalya'nın yüksek tirajlı gazetelerinden Corriere della Sera'da "Yeni Parti: Türkiye’de Değişime Açılan Yeni Bir Yol" başlıklı bir makale yayımladı.
Özel makalesinde, "Türkiye’de yeni bir siyasi parti doğdu. Adı, bilinçli olarak son derece sade: Yeni Parti. Bu partinin ilk genel başkanı olma sorumluluğunu ve onurunu taşıyorum" ifadelerine yer verdi.
Mart 2025'ten itibaren süreç kaygı verici aşamaya girdi
Özel, Mart 2025'ten itibaren sürecin çok daha kaygı verici bir aşamaya girdiğini belirterek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklandığını hatırlattı. Otuzdan fazla belediye başkanının görevden uzaklaştırıldığını ya da tutuklandığını aktaran Özel, aynı dönemde açılan davalarla Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin meşruiyetinin tartışmaya açılmaya çalışıldığını kaydetti.
Otoriter rejimlerin 21. yüzyılda seçimleri tümüyle ortadan kaldırmaya pek ihtiyaç duymadığını ifade eden Özel, bu rejimlerin demokrasiyi içeriden boşalttığını, kurumları ele geçirdiğini, bağımsız medyayı zayıflattığını, yargıyı siyasallaştırdığını ve muhalifleri sindirdiğini dile getirdi.
Özel, "Artık mesele yalnızca bir seçimi kimin kazanacağı değil. Asıl mesele Türkiye’de siyasi rekabetin gerçekten özgür kalıp kalamayacağıdır" değerlendirmesinde bulundu.
CHP'den ayrılış gerekçesi
Partinin doğuşunu anlatırken Özel, "Biz demokratik muhalefete çizilmek istenen bu sınırları kabul etmedik. Yeni Parti işte bu itirazdan doğdu. CHP’den ayrılırken Türkiye’nin cumhuriyetçi, demokratik ve sosyal demokrat birikimine sırtımızı dönmedik. Tam tersine bu mirası yaşatmanın artık siyasette yeni bir yol açmayı gerektirdiğine inandığımız için ayrıldık. Gücümüzü, değişim umudunu hâlâ kaybetmemiş milyonlardan alıyoruz" ifadelerini kullandı.
Yeni Parti'nin geleneksel parti siyasetinin ürünü olan yeni bir ittifak projesi olmadığını vurgulayan Özel, yukarıda siyasi aktörlerin bir araya geldiği bir ittifak değil, aşağıdan yukarıya kurulan bir toplumsal birliktelik hedeflediklerini söyledi.
Demokratik Türkiye vurgusu
Özel, demokrasinin yalnızca ahlaki bir ilke değil aynı zamanda stratejik bir güç olduğunu belirterek "Demokratik bir Türkiye daha özgür, ekonomik olarak daha güçlü, Avrupa ve Akdeniz için de daha güvenilir bir ortak olacaktır" görüşünü paylaştı.
Otoriterlikle mücadelenin tepeden yeni partiler kurmakla kazanılamayacağını dile getiren Özel, hedeflerinin bir seçim kazanmaktan çok daha büyük olduğunu ifade etti. Özel, "Otoriterlik Türkiye’nin kaderi değildir" diyerek Türkiye'nin köklü bir demokrasi geleneğine, güçlü bir sivil topluma, milyonlarca gence ve muazzam bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu kaydetti.
Makalesinin sonunda Erdoğan'ın yirmi yılı aşkın süredir siyasi dönemin belirleyici ismi olduğunu hatırlatan Özel, "Ama hiçbir siyasi dönem sonsuza kadar sürmez. Yeni dönem çoktan başladı" ifadeleriyle yazısını tamamladı.