Alihan Kuriş öncülüğündeki yapı içinde, CHP dışındaki siyasi görüşlere sahip olanların öğrenci yurtları, camiler ve sosyal tesislerden uzaklaştırıldığı üç farklı tanık beyanıyla kayıtlara geçti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/153745 sayılı soruşturma evrakında yer alan bilgiler, Süleymancılar olarak bilinen toplulukta siyasi vesayet mekanizmasının nasıl işlediğini detaylandırıyor. Dosyaya yansıyan ifadeler, 2014 ve 2023 seçimleri başta olmak üzere belirli dönemlerde üyelerin doğrudan CHP’ye oy vermeye zorlandığını, buna karşı çıkanların ise "aforoz" olarak nitelendirilen bir süreçle toplumdan izole edildiğini gösteriyor.
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan ve uzun yıllar yapı içinde vaizlik yaptığını belirten ilk tanık, seçim süreçlerinde Alihan Kuriş’in adının açıkça zikredilerek tüm mensuplardan CHP lehine oy kullanmalarının beklendiğini aktardı. Bu yönlendirmeyi reddedenlerin ise cemaate ait kamu yararlı tesislerden mahrum bırakıldığını vurgulayan tanık, öğrenci yurtları, düğün salonları, camiler ve sosyal tesislerin girişlerine görevliler dikilerek bu kişilerin içeri alınmadığını kaydetti.
İtiraz ettiği durumda kendisine verilen cevabın "büyüğümüzün emri" olduğunu belirten eski vaiz, kamusal nitelikteki alanların şahsi iktidar amaçlı kapatılmasına tepki göstermesi üzerine yapıyla yollarının tamamen ayrıldığını ifade etti.
Tehditler ve isim ilanları ile uygulanan baskı
1968 yılından beri yapının içerisinde bulunan ikinci bir tanık da siyasi baskının yıllardır devam ettiğini beyan etti. 2014 yerel seçimlerinde CHP adayının, 2023 genel seçimlerinde ise yine CHP’nin desteklenmesi yönünde yoğun telkinlerle karşılaştığını dile getiren tanık, sosyal medyada bu duruma karşı çıkması üzerine ikna ekipleriyle muhatap olduğunu belirtti.
Seçim öncesi 40 kişilik bir gruba CHP’ye oy vermesinin dayatıldığını anlatan tanık, itirazı üzerine "Alihan Kuriş’ten yasak gelebilir" tehdidine maruz kaldığını bildirdi. Bu tehdidin kısa sürede hayata geçirildiğini anlatan tanık, Kurban Bayramı'nda bayram namazı kılmak için gittiği öğrenci yurdunun kapısında görevlilerce engellendiğini ve yasağın bizzat Alihan Kuriş tarafından verildiğinin kendisine iletildiğini ifade etti.
Aforoz mekanizmasının zamanla genişletildiğine dikkat çeken tanık, kendi isminin ve başka bir üyenin adının Alanya'daki hatim gruplarında "içeri alınmayacak kişiler" şeklinde okunarak duyurulduğunu, aileleriyle birlikte şehirler arası düzeyde hedef gösterildiklerini dosyaya yansıttı.
"Abimizin talimatı" denilerek yapılan yönlendirmeler
Yapının yurt ve kurslarına yıllarca maddi destek sağlayan üçüncü tanık ise AK Parti'yi desteklediği gerekçesiyle 2002 yılından itibaren ayrımcılığa uğradığını belirtti. Manavgat'taki bir yurtta görevlinin elindeki listeden isimleri okuyarak siyasi görüş farklılığı sebebiyle girişlerin yasaklandığını söyleyen tanık, bu listenin örgüt hiyerarşisi gereği Alihan Kuriş’ten geldiğini vurguladı.
Seçim dönemlerinde yurt görevlilerinin üyelere sürekli "Abimizin ve büyüğümüzün talimatıdır, CHP’ye oy vereceksiniz" şeklinde baskı uyguladığını belirten tanık, Antalya bölgesindeki yurtlarda "abi" veya "büyüğümüz" hitaplarının doğrudan Alihan Kuriş ve üst düzey yöneticiler için kullanıldığını kaydetti. Üç tanığın birbirini doğrular nitelikteki ifadeleri, soruşturmanın siyasi boyutunda CHP lehine yürütülen baskı ve dışlama sürecini somut delillerle ortaya serdi.