weather
36°
Gerçek Haberci Gündem Süleymancıların lideri Kuriş’e ‘suç örgütü’ suçlamasıyla cemaatten ayrı tutularak operasyon düzenlendi

Süleymancıların lideri Kuriş’e ‘suç örgütü’ suçlamasıyla cemaatten ayrı tutularak operasyon düzenlendi

Ankara merkezli 17 ilde düzenlenen operasyonda, Süleymancılar cemaati lideri Alihan Kuriş dahil 33 kişi gözaltına alınırken, 100 milyar lirayı aştığı belirtilen örgüte ait 33 şirkete kayyım atandı.

5 Dakika
Okunma Süresi
Süleymancıların lideri Kuriş’e ‘suç örgütü’ suçlamasıyla cemaatten ayrı tutularak operasyon düzenlendi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş'in de aralarında olduğu 49 şüpheliye yönelik "çıkar amaçlı suç örgütü" kurma iddiasıyla operasyon başlattı. Ankara, İstanbul ve Antalya'nın da aralarında bulunduğu 17 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen baskınlarda Alihan Kuriş ile birlikte 33 kişi gözaltına alındı. Başsavcılık, şüphelilerden dokuzunun yurt dışında olduğunu, yedi kişi hakkındaki yakalama işlemlerinin ise sürdüğünü bildirdi. Yapılan resmi açıklamalarda, operasyonun cemaatin geneline değil, "Alihan Kuriş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" olarak tanımlanan mali yapılanmaya yönelik olduğu vurgulandı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kuriş ile cemaati ayırarak yaptığı açıklamada, cemaati "akım" olarak nitelendirdi. Bakan Çiftçi, "Alihan Kuriş 2016 yılında bu akımın başına geçti. Akımın başına geçmesiyle beraber faaliyetler daha gizlilik içerisinde yürümeye başladı. Almanya'nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar. Bu bina bittiğinde faaliyetlerinin tamamının oraya kaydırılacağını da değerlendiriyoruz. Dolayısıyla örgütün finansal ayaklarına yönelik olarak bir operasyon" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise soruşturmaya ilişkin, "Burada kesinlikle dini bir görüşe, dini bir cemaate ya da sivil toplum kuruluşlarına karşı bir operasyon yok. Bu, tamamen mali yapılanmaya yönelik bir operasyon" dedi.

Başsavcılık, operasyonun “Suç Örgütü Kurma ve Yönetme”, “Suç Örgütüne Üye Olma”, “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama”, “Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık” ve “Vergi Usul Kanununa Muhalefet” suçlarından yürütüldüğünü açıkladı. Açıklamada, MASAK raporuna atıfta bulunularak örgütün kontrolündeki şirketlerin 2020'den sonra finansal işlemlerini artırdığı, mevcut şirketleri bölerek yeni paravan şirketler kurduğu belirtildi. Raporda ayrıca, bu şirketlere kaynağı belirsiz yüksek tutarlı nakit girişleri olduğu, sahte faturalarla işlem yapıldığı ve vergi iadesi alındığı kaydedildi. Örgütün yönettiği finansal büyüklüğün 100 milyar lirayı aştığı tahmin ediliyor.

Gözaltına alınanlar arasında dikkat çeken isimler

Operasyon kapsamında gözaltına alınanlar arasında eski Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen de yer alıyor. Gökçen, Marmara Üniversitesi’nde Barış Akademisyenlerinin ihracını talep eden disiplin komisyonunda yer almış ve 2005'te yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu'nu hazırlayan komisyonda görev yapmıştı. Gökçen, aynı zamanda Süleymancılar cemaatine ait Adana'nın Aladağ ilçesindeki yurtta 11'i çocuk 12 kişinin hayatını kaybettiği yangın davasında sanıkların avukatlığını üstlenmişti. Gözaltına alınan diğer isimler arasında Ayakkabı Dünyası kurucularından Mehmet Akbacakoğlu ile Hisar İnşaat kurucusu Mehmet Hilmi Molla da bulunuyor.

Diyanet raporunda 'yeni FETÖ' uyarısı yapılmıştı

Soruşturma, Diyanet'in 15 Temmuz Darbe Girişimi'nin ardından 2016'da hazırladığı ve kamuoyunda "Gizli Tarikatlar Raporu" olarak bilinen raporu akıllara getirdi. Raporda, Süleymancılar için "yeni bir FETÖ" uyarısı yapılarak şu ifadelere yer verilmişti: "Onların, birtakım yabancı istihbarat örgütleriyle bağlantısı olduğu iddialarının ciddiye alınması ve yeni bir FETÖ ile karşılaşmamak için gerekli incelemelerin yapılması, üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Zira uzun yıllar cemaat bünyesinde çalışmış, içyüzlerine vâkıf olduktan sonra onlardan ayrılmış olan ve cemaat içinde ‘Kozan imamı’ olarak bilinen Mustafa Akyıldız, oluşumun din anlayışı ve yapılanmasıyla ilgili oldukça ciddi iddialarda bulunmaktadır. Buna göre, cemaatin Türkiye genelinde bölgeler bazında ‘kolordu kumandanlığı’ ismi altında yapılandıkları öne sürülmektedir."

Cemaatin yurt dışı yapılanması da dikkat çekiyor. Özellikle Almanya'da "İslam Kültür Merkezleri Birliği" (VIKZ) adıyla örgütlenen yapının 100 bin üyesi bulunuyor. VIKZ, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'nden (DİTİB) sonra ülkedeki en büyük ikinci İslami çatı kuruluşu olarak biliniyor. Bakan Çiftçi'nin bahsettiği 70 milyon dolarlık dev yatırımın, Köln'de inşa edilen bu merkezin yeni binası olduğu belirtiliyor. Diyanet raporunda, cemaatin yurt dışında Diyanet'in kuruluşlarıyla rekabet ettiği ve DİTİB'i "Türkiye’nin başka ülkelerin içişlerine karışmasına aracı olmakla" itham ettiği de vurgulanmıştı. Cemaatin ayrıca Kazakistan'ın birçok şehrinde okul ve yurt hizmeti veren 24 hayır kurumu bulunuyor.

Kuzenlerin rekabeti operasyonu tetikledi

Operasyonun arkasında, cemaat içindeki bir iktidar mücadelesinin yattığı iddia ediliyor. Cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunalı’nın torunu ve AK Parti 27. Dönem Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun, kuzeni olan Alihan Kuriş'i "Kurşiilik" adını verdiği bir terör örgütü kurmakla suçluyordu. Denizolgun, 15 Temmuz 2024 tarihli bir paylaşımında Kuriş ve yönetimi hakkında mali operasyon yapılması için ihbarda bulunmuştu. Denizolgun paylaşımında, "Bir de üstüne hükümet, devlet ve millet aleyhtarlığı yaparak; seçim öncesi ve sonrası bir kampanyaya giriştiler. Kendileri fiyatları kasti olarak yukarı çekerek, zaman zaman stokçuluk yaparak, denetim olduğu vakit sahte fiktif defterlerini göstererek, evrakta sahtecilik gibi, vergi kaçırmak gibi, çalışanlarının maaşını haksızca gasp etmek gibi, piyasa sistemini kasti olarak etkilemek gibi sayısız suçu işlemeye devam etmektedirler. Cemaatimizle iltisaklı tüm şirketlere, vakıflarımıza ve derneklerimize mali operasyonların yapılması için ihbarda bulunuyorum" demişti.

Operasyon, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 11 Eylül 2025'te yaptığı ve "Suç, suçlu, suçluluk ve cezalandırma karmaşasını kaos üretmek maksadıyla istismar eden “yeni bir paralel yapının” milli bünyemize sızmış olup olmadığını derhal sorgulamak gerekmektedir" ifadelerini kullandığı açıklamayı da gündeme getirdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız