Ormancılık Politikası Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış, Türkiye'de yanan ormanlık alan miktarının son altı yılda yedi kat arttığını belirtti. Cumhuriyet TV yayınına katılan Atmış, bu artışı yetersiz politikalara ve bütçe kesintilerine bağladı. Bu sırada Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Muğla, Antalya, Çanakkale ve Balıkesir gibi birçok ilde çıkan yangınlarla mücadelenin sürdüğünü açıkladı.
Bütçe kesintileri yangınları körükledi
Prof. Dr. Atmış, 2020 yılından itibaren Türkiye'nin yangın rejiminin değiştiğini ve kaybedilen ormanlık alanların ciddi oranda yükseldiğini vurguladı. Atmış, yangınlarla mücadeledeki kurumsal zafiyetin 2018 sonrası ekonomik kriz ve bütçe kesintileriyle başladığını ifade etti.
Atmış, konuya ilişkin şunları söyledi: “2020’den sonra ülkedeki yangın rejimi değişti. Haziran ayında bile büyük yangınlar gördük. Kent yerleşimleri de yangınlardan etkilenmeye başladı. Yangınların sayısı da kaybettiğimiz ormanlık alanların miktarı da arttı. 2010-2019 arasında yılda ortalama 7 bin hektar ormanımız yanarken 2020-2026 arasında ortalama 49 bin hektara çıktı. Yanan alan miktarı 7 kat arttı. 2018 yılında yaşanan ekonomik kriz ve cumhurbaşkanlığı sistemine geçişin ardından Orman Genel Müdürlüğü’nün bütçesi önemli ölçüde azaltıldı. Alınması gereken malzemeler alınamadı, çalıştılması gereken kadar personel çalıştırılmadı.”
Liyakatsiz kadrolar ve yapılaşma riski artırıyor
Atmış, ormanlık alanların 2B yasası, madencilik ve turizm gibi ormancılık dışı faaliyetlere açılmasının yangın riskini artırdığını savundu. Orman teşkilatındaki liyakatsizliğe de dikkat çeken Atmış, Orman Genel Müdürü'nün dokuz yıldır görevde olduğunu belirtti.
“Ormanlar devlet eliyle işgal ediliyor” diyen Atmış sözlerine şöyle devam etti: “2B kanunuyla (Artık orman olarak korunmasında kamu yararı bulunmadığı tespit edilmiş ve korunması gereken orman dışına çıkarılan alanlara ilişkin yasa) orman dışına çıkarılan yerelere yerleşimler, siteler yapıldı, kasabalar kuruldu. Orman içine giren yollar, tesisler var. Ormanlarda ormancılık dışı amaçlarla kurulan maden alanları, turizm tesisleri var. Milyonlarca insan ormanın içinde. Siz bu kadar faaliyeti orman içine sokarsanız yangınlar artar. Öte yandan Orman teşkilatında liyakatsiz ve yetersiz bir yapı var. Orman Genel Müdürlüğü Osmanlı zamanından beri var olan bir kurum. Şimdiki Genel Müdür tarihin rekorunu kırdı ve 9 yıldır görev yapıyor. Çok başarılıymış gibi hala görevde.”
Orman işçileri 'kahraman' değil ihmal ediliyor
Yangınla mücadelenin bir organizasyon işi olduğunu belirten Prof. Dr. Atmış, sahadaki işçilerin zorlu çalışma koşullarına dikkat çekti. İşçilerin yetersiz lojistik destek ve ağır şartlar altında çalıştığını, bu durumun "kahramanlık" söylemiyle örtüldüğünü ifade etti.
Atmış, bu konudaki eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi: “İşçi sayısını arttırdıklarını söylüyorlar ancak o kadar yetersiz ki, işçiler yangına gittikleri zaman uyumadan, aç ve susuz çalışıyor. Bu organizasyon içinde bu lojistik bile yapılamıyor. Normalde 8 saat çalışıp vardiyalarını devrederek yakın bir yerde kurulmuş konteynerlere dinlenmeye gitmeleri gerekir. Ama bizim işçilerimiz ‘kahraman’ olduğu için yaralanıyor, yanıyor ve ölüyorlar. ‘Kahraman’ diyerek üstünü kapatıyoruz. Bu işçiler iyi koşullarda da çalışmıyor. Büyük bir kısmı mevsimlik işçi, kadrolu ve sözleşmeli değiller.”