Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls portföy yönetim şirketlerinin fonlarını işleme kapatması ve 130 fonun tasfiye sürecine girmesi piyasalarda geniş yankı uyandırdı. Tasfiye sürecinin İş Bankası ve Ziraat Bankası tarafından yürütüleceği duyurulurken, YENİ Parti Grup Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Karabat konuya ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı.
Karabat, yaşanan krizin ani bir gelişme olmadığını, aksine uzun süredir ihmal edilen denetim eksikliklerinin sonucu olduğunu vurguladı. Milletvekili Karabat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in daha önce manipülasyon uyarısında bulunduğunu hatırlatarak yetkililerin neden geç kaldığını sorguladı.
Karabat, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Fon krizi bugün başlamadı. Bugün sadece patladı! 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS’taki fonları işleme kapatıldı. 130 fon tasfiye ediliyor. Yüz binlerce yatırımcı, yüz milyarlarca lira ve ağır bir güven kaybı... Peki, buraya nasıl geldik? Daha önce konu hakkında yaptığımız uyarı:700 bini aşan yatırımcıdan ve 900 milyar TL’ye yaklaşan devasa bir büyüklükten söz ediyoruz. Hatırlayalım... 4 Kasım 2025... Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bizzat söyledi: ‘Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz.’ Dahası, bu alanda ‘düzenleme eksikliği’ olduğunu da açıkladı. Bugünden 10 ay önce!
Mehmet Şimşek’in ilk açıklamasının bir ay sonrasında 2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi toplandı. Resmi açıklamada serbest fonlar ve para piyasası fonlarındaki gelişmelerin, bunların finansal istikrara etkilerinin ve alınabilecek makro ihtiyati tedbirlerin değerlendirildiği açıklandı. Yani konu yalnızca bilinmiyordu, devletin en üst düzey finansal istikrar mekanizmasının da masasındaydı.
Kasım 2025’te fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığı biliniyorsa... Aralık 2025’te fonların finansal istikrara etkileri masaya yatırıldıysa... Neden yüz binlerce yatırımcının parasını ilgilendiren bu noktaya gelindi? Denetim ne zaman başladı? Hangi riskler tespit edildi? Hangi tedbirler ne zaman alındı?
Çünkü ortada inanılmaz büyüklükte bir para var. 30 Haziran 2026 itibarıyla portföy yönetim şirketlerinin yönettiği varlık yaklaşık 14,6 trilyon TL. 2026’nın yalnızca ilk 6 ayında sektörün portföy yönetim komisyon geliri yaklaşık 26,1 milyar TL. Net dönem kârı yaklaşık 23,5 milyar TL.
2026 ilk yarı net kârları: Tera Portföy: 4,16 milyar TL, Pusula Portföy: 2,72 milyar TL. Sadece bu iki şirketin 6 aylık toplam net kârı 6,87 milyar TL. Ama daha çarpıcı bir veri var.
Sadece portföy yönetim komisyon gelirlerine bakalım... Tera 1,42 milyar TL, Pusula 1,20 milyar TL. İki şirket yalnızca 6 ayda yaklaşık 2,6 milyar TL portföy yönetim komisyon geliri elde etti. Bütün sektörün aynı kalemdeki geliri yaklaşık 26,1 milyar TL. Fon sektöründe muazzam bir ekonomik çıkar alanı oluşmuş durumda. Buna yol açan da göz yuman da AKP ve onun finansman sorumlusu Mehmet Şimşek’tir.
Bu kadar büyük para dönerken denetim mekanizması neden daha erken ve etkili çalışmadı? Mehmet Şimşek’in ‘Fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını biliyoruz’ açıklamasının üzerinden 10 ay geçti. Bugün ise 130 fon tasfiye ediliyor. Bu 10 ayın hesabını kim verecek?
Bedeli yalnızca fon yatırımcısı ödemedi. Borsada milyarlarca dolarlık satış yapıldı. Pek çok fondan trilyonlarca liralık çıkış yaşandı. Tasarruf finansmanı sektörü diken üzerinde. İnsanlar dövize ve altına yönelmeye başladı.
Şimdi milyonlarca tasarruf sahibine sermaye piyasalarına güvenmesini nasıl anlatacaksınız? İnsanlara yıllardır, ‘Yastık altından çıkın.’ ‘Fonlara yatırım yapın.’ ‘Sermaye piyasalarına gelin’ deniliyor. Ama yatırımcının en temel beklentisi getiri değil, önce güven.
Bu kriz sadece para kaybettirmedi. Sermaye piyasalarının güvenilirliğine de ağır bir darbe vurdu. AKP, otoriter rejiminin inşasında fonları kullandı. İş kontrolden çıkınca da sözde operasyon için düğmeye bastı. Ama artık çok geç, bu işin siyasi bedeli elbette ödenecek.”