GÜLPERİ TİBİN/ GERÇEK HABERCİ - Yerel seçimlerin sona ermesinin ardından birçok iddiaya konu olan, çeşitli haberlerle gündeme gelen Karabağlar Belediyesi’nin perdesi aralandı, konuşulmayan yazıya döküldü. Özellikle parti içi muhalefetin hedefe koymasıyla AK Parti kanadının acımazca eleştirdiği isim olan Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, sessizliğini GERÇEK HABERCİ için bozdu. 3 günlük periyotta yayınlayacağımız röportajda Kınay; istifa eden meclis üyeleri, yıllardır özel sektörce işletilen ama belediye geçince kapatılan kapatılan benzinlik, kendisi hakkında başlatılan soruşturma girişimi, belediyenin mali tablosu, yönetim modeli, geleceği dair projeler ve kamuoyunca merak edilen çokça soruyu cevapladı. Kınay, üstlendiği sorumluluğun farkında olduğunu belirterek; “Yıllardır savunduğum her şeyi hayata geçirme noktasında bir koltuk şansı verildi bana. Geliri olmayan bir belediye başkanı olarak bu koltuğu da herkesle beraber paylaşıyorum” dedi.
KARABAĞLAR’IN ÇOK SORUNLARI VAR
Kınay, göreve başladığı günden bu zamana kadar geçen 2 yılda, belediye borçlarını azalttıklarını, personele düzenli maaş ödemesi yaptıklarını, eğitim alanında çeşitli destekler sunduklarını söyledi. Kınay, konuşmasında şunları kaydetti:
“Sokaktayım, bütün STK’lar, meslek odaları tüm paydaşlarla beraberim, meclislerimizde tüm bu süreçleri parti ayırmaksızın herkesle paylaşıyorum. Karabağlar’ın çok sorunları var. Bu sorunları çözebilmek adına da bir arada olma sürecini yürüttük. Tüm ekibimle de ekibime güvenerek her şeyin hesabını verebilecek olmanın rahatlığıyla konuşuyorum. 2 yılda da borcunu azaltan personel sayısı artmayan hatta azalan, maaşları düzenli ödeyen, kamulaştıran, kendi iş makinelerini alan, yıllarca kiralanan 51 tane hizmet aracını kiralamak yerine satın alan borcunu bitiren, şu anda da iş makinelerini aynı yöntemle satın alan dolayısıyla iş makinesi parkını yenileyen, asfalt yama robotu olan, kendi asfalt plentiyle kendi asfaltını üreten, dışarıya bağımlı olmayan bir belediyecilik anlayışı yürütüyoruz. Bunun içerisinde 5 tane halk ekmek açan, 4’üncüsünü açtığımız çocuk akademilerinin 5’incisini açacak olan, KARBEM dershanemizde bin 600 öğrenci hizmet görüyor, 3’üncü şubemizi açacağız, sosyal tesisler Karabağlarda hiç yok, havuzu elden geçirdiğimiz Karafatmadaki sosyal tesisleri açtığımız ki Karabağların hikayesinde yani bir bank bir kürekten başlayan kurucu başkan Sıtkı Kürüm’den başlayan pek çok yatırımın içerisinde atıl olan ve kullanılmayan Karabağlar’a ait olan tesisleri hayata geçiriyoruz.”
TÜM YOL ARKADAŞLARIMIN HAKKINI SAVUNMAK GÖREVİMİZ
Kınay, bakanlık onayı bekleyen çalışmaları da anlatarak şunları söyledi:
“Gemi restoranımız, Nasreddin Hoca Bilim merkezimiz, rekreasyon alanlarımız, diğer taraftan sosyal marketimiz ki bunun da ikincisini açacağız, sosyal desteklerimizi artırdığımız bir süreç var, kız öğrenci yurdumuzun kapasitesini artırdık. SGK kesintileri çok ciddi bir şekilde gider azaltımı sağladı, bununla ilgili mücadele ettiğimiz ve iki yıla baktığımız zaman herhangi bir yer satmadığımız, SGK’ya devrini yapmadığımız yapamadığımız süreçler devam ediyor. Faaliyet raporlarımız açık, bütçemiz açık. Yeşilyurt pazaryerinin ödemelerini düzenli yaptığımız ve inşaatı devam eden, Atatürk gençlik merkezini bitirdiğimiz çokça konuşuldu. Ancak Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilecek çünkü işletmesi profesyonel ve maliyetli de bir süreç. Orada Büyükşehir Belediyesi’yle yürüteceğimiz, Bakanlık onayını bekleyen, bakanlık onayıyla ilgili prosedürler meclis kararları alındı ama onay gelmediği için henüz işletmeye alamadığımız bir tesisten bahsediyoruz. Yatırımlarıyla her çalışmalısıyla bu imkanla her şeyi de kendisi yapan mekanizmayla bir hayat yaratmaya çalışıyoruz. Bütün bunlarla ilgili söylenecek çok söz var ama sokağa yansıması noktasında tüm bu emeklerin de tüm eleştiriler başımızın üstüne eksiğimiz varsa daha iyisini yapmak adına çalışırız. Ancak bu eleştirilerin iftira yalan dolan içermeden, bir yanlış varsa bilgisiyle belgesiyle ortaya konup hesabının da sorulmasını isteriz. Ama siyasi şovlarla sokak dedikodusuyla bu ülkenin genel gerçekleri içerisinde, ülkenin temel değerleri, genel siyasetinin içerisinde bu emeğin konuşulmadan yalana dolana alet edilmesi noktasında da Karabağlar halkını hakkını savunduğum için, Karabağlar Belediyesi’nde çalışma arkadaşlarımın da tüm yol arkadaşlarımın ekibimin de kendi hakkımı da savunmak hepimizin görevi.”

BU BİZİM İŞİMİZİN BİR PARÇASI
Kınay, Karabağlar Belediyesi’nin 5 milyar lira olarak belirlenen 2026 bütçesinden personel için ayrılan bütçeyi de değerlendirdi. Söz konusu ödeneğin belediye için yük olarak yorumlanamayacağını belirten Kınay, konuşmasında şunları kaydetti:
“Bizim belediye bütçemizle ilgili de az mı çok mu doğru yanlış mı gibi değerlendirmeler yapıldı. Belediye bütçemize bakıldığında personel sayısı itibariyle tüm 58 mahallede biz yaklaşık 1580 personelle hizmet veriyoruz. Bu büyüklükte, İzmir’in en büyük metropolünden bahsediyoruz, çok büyük bir alandan bahsediyoruz. Hizmet anlamında da çok fazla ihtiyacı olan bir alandan bahsediyoruz. Bu büyüklüğe baktığınız zaman zaten personel hizmetlerinin, özellikle sokakta yürütülen hizmetlerin sokakta çalışan personelle yürütüldüğünü düşünürsek personel ücretlerinin belediyeye yük getirdiğini söylemek tamamen yanlış olur.
Bu bizim işimizin bir parçası. Çünkü bir emeği ortaya koyacağız ve bu emeği çalışanlarımızla ortaya koyduğumuz için onların da maaşı, ihtiyaçları sosyal hakları ya da iş kapsamındaki gerekliliklerinin yürütülmesi gerekiyor bu bir bütçe gerçeği. Karabağlar belediyesi iki yıl boyunca çok ciddi bir şekilde mali disiplin yürüttü. Tabii ki bu kesintiler diğer çalışmalar enflasyon bunlarla ilgili süreçler, bunu hepimiz biliyoruz. Bunun içerisinde biz 2 yıl boyunca personel sayısı azalmış bir belediyeyiz.
Personeli artırmış ya da ilave sayı olarak yük olacak dediğimiz bir personeli olmayan bir belediyeyiz. Bin 688 personelle başlamıştık, şu anda bin 580 civarında çalışma arkadaşımız var. Bunların içerisinde KARBEL olarak temizlik ve fen işlerinde çalışan arkadaşlarımız var. Spor A.Ş. bünyesinde çalışan arkadaşlarımız var. İşkur üzerinden geçici işçi kadrosuyla çalışan arkadaşlarımız var. Çünkü aslolan kamu kurumlarının aslında kamu 657 hani kamu görevlisi eliyle çalışmalarını yürütmesidir. Ancak mevcut mevzuat, süreçler, ödenekler, bütçeler o anlamdaki kalemler nedeniyle farklı işler ve kollara sahip olan çalışma arkadaşlarıyla biz bunu yürütüyoruz. Parti olarak da bu süreçlerin değerlendirmelerini yapıyoruz.”
PLANLANMAYAN 150 KİŞİ EMEKLİ OLDU
Ayrıca geçen sürede ne kadar kişinin işten çıkarıldığını da anlatan Kınay, şöyle konuştu:
“Bu noktada şu an geçen yıl bu emeklilikle ilgili mevzuatla beraber yaklaşık 150 arkadaşımız emekli oldu. Bu kasımda oluşan dolayısıyla aralık sonuna bağlayan yasa değişikliğiyle planlanmayan bir 150 kişi çıkarması oldu. Bu yasa düzenlemesi olmasa bu arkadaşlarımız çalışmaya devam edeceklerdi. Dolayısıyla çalışmaya devam etselerdi bizim personel sayımızda bir azalma olmayacaktı ama aynı zamanda emekli oldukları için ilave olarak emeklilik ikramiyesi haklarıyla ilgili bütçemize en az 200 milyon liralık a bir ilave yük geldi. Tüm bunları yönetebilme noktasında çalışmalar yürütüyoruz. Konunun özeti şu, önceliğimiz personelimizin maaşlarını ve haklarını ödemek. Bu bize bir ilave yük değil aksine görevlerimizden biri. İzmir’de de kendi adımıza tüm çalışmalarımızı 22 ay boyunca personel maaşını öncelikleyen emeklisinin hakkını öncelikleyen bu anlamda maaş ödememek ya da aksatmak gibi bir sorun yaşamamak adına çok sıkı bir mali disiplinle toplu sözleşme diğer haklar konusunda da savunduğumuz, elimizdeki tüm imkanlarla da bunu en doğru şekilde yapmaya çalışıyoruz. Önceliğimiz personelimiz buna devam ediyoruz. Aslında bütçedeki en büyük sıkıntı yatırıma ayıracağımız payın azalmış olması. Çünkü bu ekonomik koşullarda bu enflasyon bu faiz oranlarıyla bizim yatırım yapma yeteneğimiz azalıyor kesintilerle beraber. Yoksa personelimizle ilgili az sayıda personelle daha çok iş çıkarmaya çalışıyoruz. Onların da emeğinin hakkını sonuna kadar vermek zorunayız.”
ALANIMIZ ÇOK GENİŞ
Ayrıca son yerel seçim sürecinde önceki dönem belediye yönetimi tarafından personel kadrosunda artırıma gidilip gidilmediği sorusunu da yanıtlayan Kınay, “Benden önceki dönemde, mart ayında seçimden önce 135 kadrolu arkadaşımızın işe girişleri gerçekleştirilmişti. Son 6 ayda yine KARBEL üzerinden alınan yaklaşık toplamda 300 civarı bir personel alımı yapılmıştı. Biz bunlarla beraber zaten alınan arkadaşlarımızla da çalışmalarımızı yürütüyoruz. Emeklilikle ya da yasal süreçlerle ilgili bir konusu varsa yani işle ilgili bir süreci varsa işten çıkarma gerçekleşti. Biz onun dışında bir toplu işten çıkarma ya da benzeri bir sürece girmedik. Alanımız çok geniş. Tüm arkadaşlarımız emeğinin hakkını verdiği sürece bir sorun olmaz” dedi.
HEM HİZMETİ HEM SÜRECİ YÖNETMEK ZORUNDAYIZ
Kınay, belediyede maaş ödememe gibi bir durumun da hiç yaşanmadığını belirterek, “Hiç maaş ödememe göre bir durumumuz olmadı. Ancak bu kesintiler içerisinde aksamalar ya da ikramiyelerin sonradan yatırılması gibi zaman zaman yaşadığımız durumlar oldu ancak bütününde aynı ay içerisinde tüm emekçilerin şartlarını zorlamadan bir süreç götürdük. Şu anda bizim geriye dönük bir ödememiz yok. Tazminatlar TİS’ten kaynaklı farklar gibi bir sürecimiz yok. Banka promosyonda en yüksek promosyonları alan belediyelerden biriyiz. Bu bizim mali yapımızla da ilgili bir gösterge aynı zamanda. O zaten arkadaşlarımızın doğrudan hesabına yatıyor. Ancak yan ödemelerle ilgili konularda bir iki ayı geçmeyen süreçler yaşadık. Bu da dediğim gibi bizden kaynaklanan değil genel ödemeler ve sürece baktığımız zaman hem hizmeti hem süreci yönetmek zorundayız” ifadelerini kullandı.
KARABAĞLAR BELEDİYESİ GELİRİ OLAN BİR BELEDİYE DEĞİL
Son olarak Karabağlar Belediyesi’nin geliri olan bir belediye olmadığını belirtti. Belediyeye gelir kazandırmak için yürüttükleri çalışmaları anlatan Kınay, şöyle konuştu:
“Çok açık ve net ki Karabağlar Belediyesi geliri olan bir belediye değil. Çünkü sosyal tesis anlamında sosyal tesisleri yok, biz geldiğimizde zaten atıl durumdaydı. Geldiğimizden beri yavaş yavaş hayata geçirmeye çalışıyoruz. Akaryakıt istasyonu yıllarca kiralanmış. Dolayısıyla bir gider ekonomisi ve gelir ekonomisi yürüterek, kendimizin işletmesinin bir diğer sebebi de yakıtımızı oradan alıp kendi içimizde de o gideri yönetebilmek adına hareket alanı sağlayabilmek. İstihdama destek verebilmek, giderleri azaltabilmek. Bir gelir kaynağı aynı zamanda, kamuda kalan bir gelir. Ticari bir kaynağı değil. Ama onun dışında biliyorsunuz uğur mumcuda bir özel işletme var belediyeye ait olan ancak bizden önceki dönem kiralamış özel bir şahıs işletiyor.
Uğur Mumcu’daki tesisle ilgili bir sözleşme ve kira bedeli olduğu için ama enflasyon ortamında gelir giderlere baktığımız zaman aldığımız kira aslında tesisle beraber daha düşü bir oranda. O yüzden kendimiz işletmeye çalışıyoruz.
Uzundere’deki havuzlar kentin içerisinde olan İzmir’e bu büyüklükte bir rekreasyon alanı ve bir tesis yok. Kamuya ait olduğu bir özel işletme olmadığı, kar amacı gütmediği için de aslında herkesin aracıyla ya da toplu ulaşımla gelip ailesiyle vakit geçirebileceği bir nefes alanı. Biz geldiğimizde orada havuzların tadilatını yaptırıp ki ben de çevre mühendisiyim, orada tüm detayları ve yasal mevzuatlarıyla beraber yine Karabağlara ve İzmir’e hizmet eden bir tesis açtık. Bunu o zaman da açıkladık, tüm rutin denetimlerini yaptırdığımız kendimizin de düzenli analizlerini yaptırdığımız ancak zaten analiz düzenleme arıtmalar temizlik bakım faaliyetlerini düzenli yürütmemize rağmen bunun rutin denetim ve uygulamalarda karşıya çıkan her türlü süreçle ilgili önlemler alıp gereğini yapmamıza rağmen bunların halk sağlığı ya da çevre sağlığını tehdit edecek farklı anlamlar yaratabilecekmiş gibi yanlış bilgi beyanlarla farklı bir yere malzeme edilmesi konusu var.
Bunun getirdiği noktalarda biz çok daha hassas davranarak işlemlerimizi yürütüyoruz. Aynı şeyi söylüyorum. Orası da son derece gurur duyduğumuz bir tesis. Tabii ki gelir getiren bir tesis ancak o gelir yine Karabağlar’a istihdam yaratan bir tesis. Ama en çok insanlara uygun fiyata hizmet veren bir tesis. Karafatmadaki tesisimiz duruyor. Yine küçük "Kar Kafe"lerimizi açmaya başladık. Daha mütevazi bizim tesislerimiz ama bunlar gelir getiren değil tam tersi aslında bütçeden desteklediğimiz aslında bir anlamda sosyal destek amaçlı tesisler. Çünkü bugün çayı kahveyi uygun fiyatlarla vermeye çalıştığımız bir noktada zaten insanların ailesiyle bir çay içemediği bir yerde biz sosyal destek olarak da bunu yürütüyoruz. Ticari bir amaç gütmeyen tesisler.”
Yorumlar
Kalan Karakter: