Cinsel saldırı suçlamasıyla yargılanan imam İ.P. hakkındaki dava eylemin sarkıntılık düzeyinde görülmesi gerekçe gösterilerek düşürüldü.
Bitlis’in Güroymak ilçesinde, 11 Ağustos 2022 tarihinde bir yatılı Kuran kursuna Güroymak İlçe Müftülüğü tarafından atanan İmam İ. P. hakkında cinsel saldırı suçlamaları ortaya atıldı.
13 çocuğa cinsel saldırıda bulunduğu belirtilen İ. P'nin görev yeri değiştirildi.
İstanbul Pendik’teki Kiptaş Konutları Aliya İzzet Begoviç Camii’nde görev yapmaya başlayan İ. P, buradaki görevi sırasında da taciz suçlamalarıyla gündeme geldi.
Bunun üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı, 24 Haziran 2024’te İ. P'’nin görevine son verdi.
DAVA DÜŞÜRÜLDÜ
Yeni Yaşam gazetesinde yer alan habere göre mağdurların Kasım 2024’te İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvurunun ardından, 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nde İ. P. hakkında “cinsel saldırı” suçlamasıyla kamu davası açıldı.
Ancak mahkeme, sanığın eyleminin “sarkıntılık” düzeyinde kaldığını öne sürerek, müştekilerin şikayetten vazgeçmesi sebebiyle davanın düşürülmesine hükmetti.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI'NIN KARARINA YER VERİLDİ
Gerekçeli kararda, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, İ. P'nin mevzuat hükümlerini ihlal ettiği ve “hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışta” bulunduğu gerekçesiyle önce kınama cezası verdiği, ardından görevine son verdiği vurgulandı.
Kararda, “cinsel saldırı” suçunun yasal düzenlemesine değinilirken, “sarkıntılık” kelimesinin Türk Dil Kurumu’ndaki (TDK) anlamının “genellikle kadınlara sataşma, laf atma, rahatsız etme, huzur bozma, tasallut” olduğu ve eylemin “sarkıntılık” düzeyinde kaldığı iddia edildi.
Gerekçeli kararda, “Sarkıntılığı aşan, teşebbüs boyutuna ulaşmayan cinsel amaçlı bedensel temasla gerçekleştirilen eylemler basit cinsel saldırı suçunu oluşturacaktır” ifadesine yer verilerek, “cinsel saldırı” suçunun oluşmadığı öne sürüldü.
“KCK KARŞITI TAVIRLARIYLA BİLİNİR” SAVUNMASI
Gerekçeli kararda yer alan savunmalara göre İ. P. suçlamaları reddederken, avukatı ise olayın bir “yanlış anlaşılma” olduğunu iddia etti. İ. P'nin uzun süre bölgede görev yaptığını ve “KCK karşıtı davranışları ile tanındığını” öne süren avukatı, savunmasında şu iddialarda bulundu:
“Müvekkilin oğlu savcıdır. Müvekkilin bölgeden sürülerek cezalandırılması istenmiştir. Hakkında örgüt yanlısı gazetelerde iftira dolu haberler yayınlanmıştır. Müvekkil babacan bir tavırla müştekinin bacağına veya dizine dokunmuş olabilir, burada cinsel amaç yoktur. Müvekkil gerçekten bu olayı gerçekleştirmiş olsaydı yurt dışına çıkmayı tercih ederdi. Üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmamıştır.”
Müştekilerin ifadelerine de yer verilen kararda, şikayetçilerin beyanlarından vazgeçtikleri belirtildi. Sonuç olarak mahkeme, İ. P'nin eyleminin “sarkıntılık” düzeyinde kalması ve şikayetin geri çekilmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: