İstanbul Tabip Odası Başkanı Osman Küçükosmanoğlu, Gezi eylemleri gerekçesiyle yaklaşık 47 aydır cezaevinde bulunan şehir plancısı Tayfun Kahraman'ın durumuyla ilgili açıklama yaptı. Kahraman'ın yıpratıcı bir dönem yaşadığını vurgulayan Küçükosmanoğlu, "Nörolojik olarak etkilenmiş, bacaklarında uyuşma, güçsüzlük gibi bulgular var daha önce geçirmiş olduğu atağa bağlı olarak. Bunlar daha ağırlaşabilir, atak kalıcı sonuçlara neden olabilir. Geldi, geçti demek mümkün değil... Tayfun Kahraman atakların sıklığını ve ağırlığını etkileyebilecek bir ortamda kalıyor, cezaevi ortamında kalıyor. Ayrıca çok özel bir durumu var; Anayasa Mahkemesi'nin aldığı bir karar var, bunun uygulanmamasından dolayı da ekstra bir stres kaynağı var" dedi.
İstanbul Barosu ve önceki dönem başkanları, dün hasta tutuklu ve hükümlüler gündemiyle bir araya geldi. Toplantıda, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararına rağmen serbest bırakılmayan MS hastası şehir plancısı Kahraman ve tutukluluk sürecinde hastalıkla mücadele eden Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın durumu ele alındı. Toplantıda konuşmacılar arasında yer alan İstanbul Tabip Odası Başkanı Osman Küçükosmanoğlu da Kahraman ve Çalık’ın sağlık durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Geçtiğimiz hafta kanser şüphesiyle tekrar ameliyat oldu; yani belirttiğimiz şeyler gerçekleşmiş oldu”
Çalık’ın sağlık durumuna ilişkin Türk Tabipleri Birliği, İstanbul Tabip Odası ve İzmir Tabip Odası tarafından oluşturulan bilim kurulunun geçtiğimiz aylarda açıkladığı raporda Çalık’ın geçirmiş olduğu kanser hastalıklarının tekrarlama riski nedeniyle cezaevi koşullarında kalmasının uygun olmadığı değerlendirmesini anımsatan Küçükosmanoğlu, Çalık için ‘cezaevinde kalabilir’ yönünde rapor veren Adli Tıp Kurumu’nun değerlendirmesine ilişkin olarak şöyle konuştu:
“Burada iki şey var; cezaevinde kalan mahkumun tedavi edilebilir bir hastalık nedeniyle sanki tahliyesinin gerekip gerekmediğine karar verme durumunda karar vermiş Adli Tıp Kurumu. Halbuki bizim yorumumuz şöyle olmuştu: 2 tane geçirmiş hastalığı var, kanser hastalığı var, ağır hastalıkları var; bunlar, bulunduğu koşullarda, stres altında bulunduğu, kilo kaybı göz önüne alınarak tekrarlama riski olan hastalıklar... Geçtiğimiz hafta ise boynunda yeri gelişen bir kanser şüphesiyle tekrar ameliyat oldu. Yani aslında bizim belirttiğimiz şeyler gerçekleşmiş oldu. Dolayısıyla Mehmet Murat Çalık için verdiğimiz raporun arkasındayız.”
Geçtiğimiz ay cezaevinde geçirdiği MS atağının ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmış ve sonrasında cezaevine geri gönderilmişti. Geçtiğimiz hafta da eşi Meriç Kahraman, Tayfun Kahraman’ın atak nedeniyle bacağında oluşan güçsüzlük nedeniyle cezaevinde düşerek yaralandığını aktarmıştı. Olaya ilişkin “hastanın ne kadar kitik bir aşamada olduğunu bize gösteriyor” değerlendirmesinde bulunan Küçükosmanoğlu, “(MS) duyu kayıplarına yol açabilecek bir hastalık ve kronik seyirli, ilerleyici bir hastalık. Ataklar sırasında hastalar daha kötüleşiyorlar ama kalıcı hasarlar bırakarak iyileşiyor. Tayfun Kahraman’ın şu anda zaten bir etkilenme durumu var. Nörolojik olarak etkilenmiş, bacaklarında uyuşma, güçsüzlük gibi bulgular var daha önce geçirmiş olduğu atağa bağlı olarak. Bunlar daha ağırlaşabilir, atak kalıcı sonuçlara neden olabilir. Geldi, geçti demek mümkün değil. Tayfun’un kas güçsüzlüğü, his güçsüzlüğü var geçirmiş olduğu ataklara bağlı olarak” dedi.
“AYM'nin aldığı bir kararın uygulanmamasından dolayı da ekstra bir stres kaynağı var”
Küçükosmanoğlu Tayfun Kahraman’ın son durumuna ilişkin ise şöyle konuştu:
“Tayfun Kahraman 2005 yılından beri Multipl Skleroz (MS) dediğimiz bir sinir sistemi hastalığı var. MS hastalığı ataklarla seyreden bir hastalık. Atakların sıklığı ve ağırlığı her hastaya göre değişiyor. Tayfun Kahraman'ın atakları arasında uzun bir süre vardı ama geçtiğimiz Aralık ayı sonunda bir atakla tekrar hastaneye yatırıldığında bir takım tedaviler gördü. Atağın baskılanması için tedaviler de gördü. Yıpratıcı bir dönem yaşadı ve tekrar cezaevine gönderildi. Tayfun Kahraman atakların sıklığını ve ağırlığını etkileyebilecek bir ortamda kalıyor, cezaevi ortamında kalıyor. Ayrıca çok özel bir durumu var; Anayasa Mahkemesi'nin aldığı bir karar var, bunun uygulanmamasından dolayı da ekstra bir stres kaynağı var. Yani sizin hakkınızda hukuk bir karar vermiş ve bu uygulanmıyor. Bu da ayrıca bir stres faktörü olarak karşımıza çıkıyor.”
Yorumlar
Kalan Karakter: