GÜLPERİ TİBİN/ ÖZEL HABER/ GERÇEK HABERCİ - İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir’in yerel gündemini uzun süredir meşgul eden Çankaya Katlı Otoparkı, İzmir Körfezi’nin temizliği için ayrılan ödenek ve Gediz Nehri’nin kirliliğine ilişkin GERÇEK HABERCİ’ye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle Çankaya Katlı Otoparkı’nın kullanıma kapatılması AK Parti Konak İlçe Başkanı Sait Başdaş ve esnaf odalarının tepkilerine neden oldu.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Doğan, bazı konularda yerel yönetimlerin beyanlarına güven duyulması gerektiğini belirtti. Ayrıca Doğan, İzmir’de hemen her konunun kavgaya dönüştüğü yönünde eleştiride bulundu. İzmir Körfezi’nim temizlik çalışmalarına yönelik hükümet tarafından ayrılan ödenek payını da eleştiren Doğan, İzmit Körfezi’nin temizliği için yapılan yatırımla kıyas yaptı.
Doğan, konuyla ilgili olarak “Yani İzmir kendi yağında kavrulmaya çalışıyor. Merkezi iktidarın görmezden geldiği bir kent olmaya devam ediyor. Ama İzmir burada ve bunun hesabını da sandıkta soruyor” ifadelerini kullandı.
HER KONU KAMUOYU ÖNÜNDE KAVGAYA DÖNÜŞTÜ
Doğan, Çankaya Katlı Otoparkı’nın kullanıma kapatılması ve duruma yönelik tartışmaları şöyle değerlendirdi:
“Bazı konularda yerel yönetimlerin bu konulardaki beyanlarına güven duyularak hareket edilmesi gerekir. Sonuç itibariyle Çankaya Katlı Otoparkı’nın depreme dayanıklılığını test eden, bölgedeki ihtiyacı ve yerine ikame edilebilecek hem halkın güvenliği hem de ihtiyaçlar gözetilerek o dengeyi kurma görevinin yerelde olduğunu düşünüyorum. Yerelin de bu görevini yerine getirirken tüm bu hassasiyetlere dikkat edeceğine inanıyorum, böyle olması gerekir. Ben mevcut yönetim yapıyordur ya da yapmıyordur anlamında söylemiyorum bunu. Normalde bu işlerde yerel yönetimlerin vermiş olduğu kararların bu kadar çok tartışılmaması gerekiyor aslında. Nihayetinde Çankaya Katlı Otoparkı’ndan bahsediyoruz. Fakat İzmir’de şöyle bir alışkanlık gelişti son zamanlarda; her bir konu istisnasız küçük büyük fark etmeksizin, her bir konu iktidarın milletvekilleri, il ve ilçe başkanları ile yerel yönetimi temsilen belediye başkanları arasında kamuoyu önünde kavgalara dönüştü. Benim en başında eleştirdiğim kısmı bu.”
İZMİR İÇİN BİR ŞEY YAPACAKSANIZ SORUNLARI ÇÖZÜN
İzmir’de yapılacak ya da yapılması beklenen yatırımlarla ilgili tartışmaların herhangi bir sonuç getirmediğini vurgulayan Doğan, yerel yönetimlerin sorumluluğuna işaret etti. Doğan, şunları söyledi:
“Biz İzmir’i yönetirken yapılacak yatırımların hepsinin kamuoyu önünde tartışıldığını mı göreceğiz yoksa çözüm üretildiğini mi göreceğiz? Bir de bu tartışmaların bir sonucu olsa, tartışmalar sonucunda bir çözüm üretilse tamam yine yapılsın bu tartışmalar faydalıdır diyeceğiz. Ancak İzmirli olarak, herhangi bir başlık adında İzmir’le ilgili bir gelişme yaşanacaksa bir sorun çözülecekse bunun taraflar arasında pinpon maçı seyreder gibi kavgasını izliyoruz. Basın aracılığıyla ya da sosyal medya hesaplarında bunları görüyoruz. İzmir için bir şey yapacaksanız eğer istişareyi seçin, istişare edin ama o sorunları çözün. Bu noktada sorumluluk alması gereken yetkililerin başında yerel yönetimler geliyor, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı geliyor. Belediye başkanının görüşmesi gereken yerler bakanlık ve müdürlüklerse de onlarla gerekli görüşmeleri yapmalı. Kamuoyu önünde karşılıklı söz düellosuna döndürmemesi gerekir ama her şeyden önemlisi şu, iktidarı temsil eden milletvekillerinin sadece eleştirerek, çözümün bir parçası olduklarını unutarak ve sadece taşlama metodunu seçmelerini eleştiriyorum. Öyle ki iktidar milletvekilleri iktidarın gücünü kullanabilme imkanları olmasına rağmen bunu kullanmıyorlar, bunun yerine sadece taşlıyorlar. Açıkçası Çankaya Katlı Otoparkı konusunda da tam olarak anlattığım mevzu yaşanıyor. Bundan önceki Körfez, trafik, kentsel dönüşüm, barajlar, akla gelebilecek hemen her başlıkta biz bunları yaşıyoruz. İzmirli olarak sıkıldık.”
EN BAHTI KARA İL DURUMUNDAYIZ
Doğan, iktidarın yatırım programında İzmir Körfezi’nin temizlik çalışmaları için yalnızca 18 milyon lira ayrılmasına da tepki gösterdi. İzmir’in genel hazineye katılımının karşılığını alamayan bir şehir olduğunu vurgulayan Doğan, iktidarın İzmir’i görmezden geldiğini belirtti. Doğan, şöyle konuştu:
“İzmirli genel hazineye katılımının karşılığını alabilen bir şehir değil. Bu anlamda 81 il arasındaki en bahtı kara il durumundayız. Hazineye bir desteğimiz var ama karşılığını alamıyoruz. İzmit körfezi bizzat Cumhurbaşkanı tarafından o körfezin temizleneceği ilan edildi ve temizlendi. İzmir Körfezi de bu ülkenin değeri ve temizliğin öncelikli sorumlusu bakanlık. İzmit Körfezi’nde vermiş oldukları bu mücadeleyi İzmir Körfezi için de verdiklerini görmek isterdik. Göremeyince de bunu sorguluyoruz İzmirli olarak çünkü İzmir’de 25 yıldır iktidarı kazanamamış, yerelde bir varlık gösterememelerinin bedelini bütün İzmirliye mi ödetiyorlar acaba diye haklı bir soru beliriyor kafamızda. Görünen o ki bu sorunun cevabı da ‘Evet.’ İzmir hak ettiğinin yarısını bile alamıyor. Metro inşaatları için Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından ayrılan paraları görüyorsunuz. 3 bin lira bir metronun fayans bedeli kadar bir destekle ortaya çıkıyorlar. Yani İzmir kendi yağında kavrulmaya çalışıyor. Merkezi iktidarın görmezden geldiği bir kent olmaya devam ediyor. Ama İzmir burada ve bunun hesabını da sandıkta soruyor.”
CEMİL TUGAY ÇOK ŞANSSIZ BİR DÖNEMDE BAŞKANLIK YAPIYOR
Konuşmasının devamında, İzmir Körfezi’ne dökülen en büyük nehirlerden biri olan Gediz Nehri’nin kirliliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın şanssız bir dönemde belediye başkanlığı yaptığını belirtti. Ayrıca Doğan, Gediz Nehri’nin temizlenmesinin bakanlık sorumluluğunda olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Sayın Cemil Tugay (İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay) çok şanssız bir dönemde belediye başkanlığı yapıyor. Belediyelerin özellikle ekonomik sıkıntılar anlamında çok zorlandığı bir dönemdeyiz. Ciddi bir personel gideri var. Maliyetler çok yükseldi. Yatırım yapma noktasında da birtakım sıkıntılar yaşanıyor. Kredilerde de zorlanıyorlar. Bazı konular belediyenin bütçesini aşan konular. Gediz Nehri de böyle. Bugün yaşadığımız Körfez sıkıntılarının temelinde de Gediz Nehri yatıyor. Körfezi temizliyorum derken önce kaynağını temizlememiz gerekiyor. Bugün Gediz Nehri alarmı falan geçtik son demlerini yaşıyor diyebileceğimiz bir noktada. Sadece kirlilikten de bahsetmiyoruz. Gediz’in suyuyla sulanan tarım alanlarındaki ürünler de ölüm saçıyor. O bölgenin yerel haklı, üreticisi de dile getiriyor. Bu noktada inisiyatif alması gereken makam genel idare. Gediz Nehri’nin temizlenmesi, onun körfeze akan suyun arıtılması ve Körfez temizliğini bir bütün olarak değerlendirdiğimizde burada bakanlığın inisiyatif alması ve çözüm bulması gerekir. Ben burada Belediye Başkanının bu konudaki serzenişini haklı buluyorum. Bir nehrin temizlenmesini Büyükşehir Belediye Başkanlığının tekeline bırakmak, hadi bakalım temizle demek… Bu konu iktidarın elini yıkayıp çıkabileceği bir konu değil. Burada sorumluluk bakanlıkta. “
Yorumlar
Kalan Karakter: