GÜLPERİ TİBİN-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL HABER- İzmir’de uzun süredir derinden hissedilen kuraklık ve krizi, etkisini sürdürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün planlı su kesintileri devam ederken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay su kriziyle mücadeleye yönelik yeni bir projeden bahsetti. Tugay, İzmir’de yapay yağmur ve bulut tohumlama yöntemini anlattı. Öte yandan İzmir’de su kaynağı oluşturmak amacıyla kuyu açılabilmesine ilişkin Devlet Su İşleri’nden beklenen belgenin uzun süre bekletilmesi de kent genelinde çeşitli tartışmalara neden oldu. İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir’de uzun süredir etkisini hissettiren kuraklık, su krizi ve DSİ tartışmalarına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Tugay’ın yapay yağmur projesine ilişkin, “Biz önce daha uygulanabilir ve sonuç alınacağı kesin olan yöntemleri kullanıp ondan sonra daha büyük riskleri engellemek için bu söylediğimiz şeyin yapılabileceğini düşünüyorum” yorumunda bulunan Doğan, su kuyusu tartışmalarıyla ilgili ise “Biz İzmirli olarak herhangi bir sorunun yetkililer arasında görüşülerek hiç kamuoyuna yansımadan çözüldüğünü görebilecek miyiz?” dedi.
AMERİKAYI YENİDEN KEŞFETMEYE GEREK YOK
Doğan, su krizinin önlenmesine yönelik gerçekleştirilen çalışmalar olduğunu belirtti. Ancak İzmir’de ya çağ dışı teknikler kullaıdığını ya da ütopik tekniklere yönelinebildiğine dikkat çeken Doğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biz bir su krizi yaşıyoruz. Bütün dünyada, Türkiye’nin her yerinde su krizi var ama İzmir, bunun en çok hissedildiği şehirlerden bir tanesi. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde İzmir’i çok ciddi bir kuraklık ve su riski bekliyor. Şimdi buna ilişkin dünyanın her yerinde, benzer şehirlerde alınmış önlemlerin örneklerine bakmak lazım. Hep derim, Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Bununla ilgili yapılmış ve verim alınmış çalışmalar var. Örneğin gri su kullanımı, atık su temizlenmesi, yağmur suyu depolanması. Tabii yağış noktasında da birtakım sıkıntılar yaşadık. Ama İzmir’de biraz ya çok çağ dışı teknikler kullanıyoruz ya da çok ütopik tekniklere mi ulaşmaya çalışıyoruz acaba? Çağ dışı derken su kesintilerini kastediyorum. Dünyanın hiçbir yerinde artık kontrollü su kesintisi yöntemi denenmiyor su tasarrufu konusunda. Çünkü evlerde kullanılan su bizim toplan tüketimimizin içerisinde devede kulak diyeceğimiz kadar az. Esas risk zirai alanlardaki sulamalarda ve su kayıp kaçaklarında. Bu konuda bir şey yapıyor muyuz? Açıkçası buna ilişkin bir şey görmüyorum. Yüzde 10’luk bir kaynak ayıyoruz evsel tüketime. Onu su kesintisiyle tolere etmeye çalışıyoruz ama hepsini kurtarsak yüzde 10. Öteki tarafta zirai alanda yaklaşık yüzde 60 oranında bir su kaybımız var, yine yüzde 10 – 15 civarında kayıp kaçağımız var. Önce bunlarla ilgilenilmesi gerekir. Su kesintisi çağ dışı kalmış bir yöntem.”
ÖNCE UYGULANABİLİR YÖNTEMLER
Doğan, konuyla ilgili değerlendirmesinin devamında şu ifadeleri kullandı:
“Öteki tarafta ise suni yağmur gibi projeler de çok ütopik görünüyor. Tabii ki belki bu da denenebilecek bir yöntem olabilir ama önce diğerlerini de yapıyor olmanız gerekir. Özellikle yağmur suyu depolama. Bu konuda derneklerle çalışıyoruz. Uzmanlarından edindiğim bilgileri paylaşıyorum ben de sizinle, uzmanı değilim. Ancak biz önce daha uygulanabilir ve sonuç alınacağı kesin olan yöntemleri kullanıp ondan sonra daha büyük riskleri engellemek için bu söylediğimiz şeyin yapılabileceğini düşünüyorum. Ya siyah ya beyaz, gri yok İzmir’de anlaşılan. Ya çok çağ dışı kalmış ve su krizinin yönetiminde çok da katkısı olmadığını düşündüğüm su kesintisi yöntemini ya da ne kadar sonuç alınabileceği belli olmayan ütopik bir yöne doğru kayıyoruz. Ama arada uygulanabilir yöntemlerin hiçbirini denemiyoruz ne yazık ki. İzmir’in su krizini yönetmesi noktasında bir kurul oluşturulduğunu söyledi Cemil Bey, bu da çok doğru bir adım. Gerçekten de bu işin derli toplu bir kurul aracılığıyla ve uzmanlarla görüşülerek yürütülmesi gerekir. Umarım bunlar basına ve kamuoyuna yansıyan, dikkat çekici olduğu için akıllarımızda kalan yöntemlerdir. Umarım o kurul bununla ilgili gerekli hazırlıklara devam ediyordur.”
BAŞLIKLAR DEĞİŞSE DE ÇÖZÜM DEĞİŞMİYOR
Öte yandan su kuyusuna ilişkin DSİ tarafından gönderilmesi gereken belgeye ilişkin tartışmaları da değerlendiren Doğan, “Biz İzmirli olarak hep bunu mu yaşayacağız diye sorgulatıyor bu yaşananlar. Sürekli olarak belediye ve bakanlık arasında bir uzlaşı yakalanamayacak ve istisnasız her konu iki tarafın kendi seçmenine angaje edebileceği bir argüman haline mi gelecek?” dedi. Doğan, açıklamasını şu ifadelerle noktaladı:
“Bu tartışma bir İzmirlinin aslında iki tarafa da ‘Neden böyle şeyler yaşıyoruz?’ diyerek sorgulaması gereken şeyler. Burada DSİ’ye de sorulması gerekir, belediyeye de sormak gerekir. Çözüm makamında oturanların şikayet makamı olarak algılanması ve seçmenine sürekli şikayetle gitmesi ortaya çıkan bu durumu, kaosu getiriyor. Bu başlıklar değişebilir, birçok şey denebilir ancak başlık değişse de sonuç değişmiyor. Çözüm makamında oturanlar görevlerinin sadece şikayet etmek olduklarını sanıyorlar sanırım. Biz İzmirli olarak herhangi bir sorunun yetkililer arasında görüşülerek hiç kamuoyuna yansımadan çözüldüğünü görebilecek miyiz? Her konu böyle kamuoyu önünde ve bir sonuç getirmeden tartışılıyor.”
İYİ Parti İzmir’den yapay yağmur çıkışı: “Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın su krizine yönelik bulut tohumlamayla ilgili açıklamalarını değerlendiren İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, “Ya çok çağ dışı kalmış ve su krizinin yönetiminde çok da katkısı olmadığını düşündüğüm su kesintisi yöntemini ya da ne kadar sonuç alınabileceği belli olmayan ütopik bir yöne doğru kayıyoruz” dedi. Ayrıca Doğan, su kuyusu tartışmalarına ilişkin de konuştu.
Yayınlanma :
26.01.2026 16:12
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: