GÜLPERİ TİBİN-GERÇEK HABERCİ-Türkiye’de günden güne derinleşen ekonomik kriz etkisini hissettirmeye devam ediyor. Asgari ücretin 28 bin 72 lira olarak belirlenmesinin ardından en düşük emekli aylığının da 20 bin lira olarak açıklanması, kamuoyunda tepkilere neden oldu. Tüm Emekliler Birlik ve Dayanışma Derneği Konak Şubesi ile 2021 Tüm Emekliler Sendikası Konak Şubesi, konuyla ilgili olarak Konak İskele önünde imza kampanyası ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun da katılımıyla gerçekleştirilen protestoda basın metnini Tüm Emekliler Birlik ve Dayanışma Derneği Konak Şube Başkanı Ayşe Ekşioğlu okudu. Ekşioğlu, “Bizler bu ülkenin emeklileriyiz. Bu ülkenin kalkınması için yıllarca çalışmış, üretmiş, alın teri dökmüş, primini gününde ödemiş, vergisini eksiksiz yatırmış milyonlarız. Gençliğimizi, sağlığımızı ve ömrümüzü bu memlekete verdik. Bugün ise karşı karşıya kaldığımız tablo emeklilik değil, açık bir yaşam mücadelesidir. Emekliler bugün hayatlarını sürdürmekte değil, hayatta kalmaya çalışmaktadır. Bu durum ne geçicidir ne de tesadüfidir” diye konuştu.
EKŞİOĞLU: SABIR BEKLEMEK GERÇEKÇİ DEĞİL
Ekşioğlu, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Emeklilerin içine itildiği bu yoksulluk, yanlış ekonomi yönetiminin ve bilinçli sosyal politika tercihlerinin sonucudur. Emekliler sistematik biçimde yoksullaştırılmıştır. Bugün resmi kurumların açıkladığı veriler dahi gerçeği gizleyememektedir. Açlık sınırı en düşük emekli maaşının üzerine çıkmıştır. Yoksulluk sınırı ise emekliler için erişilmesi imkânsız bir noktaya gelmiştir. Bu durum milyonlarca emeklinin resmi olarak bile yoksul kabul edildiği anlamına gelmektedir. Bir emekli maaşıyla günümüzde kira ödemek mümkün değildir. Büyükşehirlerde kiralar emekli maaşını aşmıştır. Elektrik, su ve doğalgaz faturaları emeklinin gelirinin önemli bir kısmını götürmektedir. Temel gıda maddeleri dahi emekliler için ulaşılamaz hale gelmiştir. Sağlıklı ve dengeli beslenme artık emekliler için bir lüks olarak görülmektedir. Emekliler ayın sonunu değil, ayın ilk günlerini dahi getirememektedir. Maaşlar yatar yatmaz erimekte, faturalar ve borçlar arasında yok olmaktadır. Bu koşullarda emeklilerden sabır beklemek gerçekçi değildir.”

GELİRLER ARASINDA DERİN UÇURUMLAR VAR
Ülkedeki gelir eşitsizliğine de dikkat çeken Ekşioğlu, “Son yıllarda uygulanan oransal zam politikası emekliler arasındaki gelir eşitsizliğini derinleştirmiştir. Yüksek maaş alan emekliler yapılan zamlardan görece daha fazla yararlanırken, düşük maaş alan milyonlarca emekli her zam döneminde daha da geriye düşmüştür” dedi. Ekşioğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Oransal zam sistemi, yoksulluğu azaltmak yerine artırmıştır. Bu durum sosyal güvenlik sisteminin temel ilkelerine açıkça aykırıdır. Sosyal devlet anlayışı, gelir dağılımında adaleti sağlamak ve dezavantajlı kesimleri korumak zorundadır. Bugün toplumun en dezavantajlı kesimi emeklilerdir. Bu nedenle emekliler için tek adil ve kalıcı çözüm seyyanen zamdır. Seyyanen zam, tüm emeklilerin yaşam maliyetlerini dikkate alan en adil yöntemdir. Çünkü emeklilerin giderleri ortaktır. Tüm emekliler aynı pazardan alışveriş yapar, aynı marketten gıda alır, aynı faturaları öder, aynı ilacı aynı fiyatla temin eder. Ancak gelirler arasında derin uçurumlar bulunmaktadır. Bu uçurum sosyal adalet duygusunu zedelemektedir. Emeklilerin günlük hayatı bu gerçeği açıkça göstermektedir. Pazara giden emekli filesini dolduramamakta, et ve balık reyonuna yalnızca bakmakla yetinmektedir. Meyve ve sebze tane ile alınmakta, peynir ve zeytin gramla sorulmaktadır. Birçok emekli torununa harçlık verememekte, bayramlarda dahi sevinç yaşayamamaktadır.”
BAYRAMLAR SEVİNÇ DEĞİL ENDİŞE DÖNEMİ
Emeklilerin, verilen maaş dolayısıyla bayram sevinci dahi yaşayamadığını belirten Ekşioğlu, şunları söyledi:
“Bayramlar emekliler için artık bir sevinç değil, bir endişe dönemidir. Çocuklarına ve torunlarına mahcup olmamak için borçlanan, kredi kartına yüklenen emekliler vardır. Misafir ağırlamaktan çekinen, utanarak sosyal hayattan uzaklaşan emekliler bulunmaktadır. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik bir yıkımdır. Bugün emeklilerin önemli bir bölümü borçla yaşamaktadır. Kredi kartlarıyla ay döndürülmekte, maaşlar bankalara gitmektedir. Bir borç başka bir borçla kapatılmakta, faiz yükü emeklinin maaşını eritmektedir. İcra korkusu emeklilerin günlük yaşamının bir parçası haline gelmiştir. Telefon çaldığında tedirgin olan, kapı çaldığında endişelenen emekliler vardır. Bu tablo sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Emeklilerin bankalara ve borç sarmalına mahkûm edilmesi kabul edilemez.”
EMEKLİLER BORÇ BATAĞINDAN KURTULMALI!
Ekşioğlu, konuşmasını şöyle noktaladı:
“Emekliler sağlık alanında da ciddi sorunlar yaşamaktadır. Katkı payları, ilaç farkları ve muayene ücretleri emeklilerin sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırmaktadır. Bir emeklinin doktora gitmeden önce cebindeki parayı hesaplamak zorunda kalması, sistemin emekliler aleyhine işlediğini göstermektedir. Sağlık hizmetine erişim, emekliler için bir lüks haline getirilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası devleti sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlar. Devlet, vatandaşlarına insan onuruna yakışır bir yaşam sağlamakla yükümlüdür. Emekliler bu yükümlülüğün dışında bırakılamaz. Emeklilerin açlığa ve yoksulluğa mahkûm edilmesi anayasal sorumluluklarla çelişmektedir. Bu nedenle emeklilerin talepleri nettir ve ertelenemez niteliktedir. En düşük emekli maaşı derhal yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Emeklilere kalıcı ve insanca bir seyyanen zam uygulanmalıdır. Emekli maaşları gerçek enflasyon oranında artırılmalı, alım gücü korunmalıdır. Sağlıkta katkı payları emekliler için kaldırılmalı, sağlık hizmetlerine erişim kolaylaştırılmalıdır. Emekliler borç batağından kurtarılmalıdır. Biz emekliler lütuf istemiyoruz. Sadaka istemiyoruz. Yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. Emeklilik açlık değildir. Emeklilik yoksulluk değildir. Emeklilik insanca yaşamaktır. Emekliler susmayacaktır. Emekliler geri adım atmayacaktır. Emekliler insanca bir yaşam hakkından vazgeçmeyecektir.”
MUTLU: MÜCADELENİZ MÜCADELEMİZDİR!
Başkan Mutlu da “Emeklilik yıllarca çalışılan ödenen sigorta priminin sonucudur. Herkesin onurlu bir emeklilik yaşamaya hakkı vardır. Bu ülkede ilk kez emeklilerimiz ihtiyaçlarımızı gideremez hale geldi. Emeklilerin mücadelesini destekliyorum. Her zaman yanınızdayım, mücadeleniz mücadelemizdir” açıklamasında bulundu.
Yorumlar
Kalan Karakter: