Reklam
Reklam
Kent konseylerinden ortak çağrı: Hukuk ve demokrasi ön...
Reklam

Kent konseylerinden ortak çağrı: Hukuk ve demokrasi ön şartımız

Türkiye’de birçok kent konseyi ortak açıklama yaparak kayyum atanan belediyelere ve meslek odalarının yapısının değiştirilmesi girişimine tepki gösterdi.

23 Mayıs 2020 - 13:31

BEGÜM BURÇAK GÜNAY \ GERÇEK HABERCİ- Türkiye’de birçok kent konseyi ortak açıklama yaparak kayyum atanan belediyelere ve meslek odalarının yapısının değiştirilmesi girişimine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Seçilmiş belediye başkanları görevine iade edilmeli, meslek odalarını işlevsizleştirecek yasal düzenlemelerden vazgeçilmeli, adil yargılanma hakkı güvence altına alınarak bu hakka gölge düşüren davalar yeniden görülmeli, mesleki faaliyetlerinden ve düşüncelerini açıklamaktan dolayı insanlar üzerinde kurulan baskılara son verilmeli” denildi.

DAYANIŞMAYA DAHA ÇOK İHTİYAÇ DUYMAKTAYIZ

Yapılan açıklama şu şekilde:

Hukuk ve demokrasi ön şartımız. Kent konseyleri ortak akıl ve uzlaşı kültürünü,  birbirine saygı ve hoşgörüyle çoksesliliği ve dayanışmayı temel alarak kentlerimizin ve hemşerilerimizin yaşam kalitesine olduğu kadar yerel demokrasilerin gelişimine de katkı sunan yapılardır. Bu yanıyla demokrasi kültürüne sunduğu katkı kadar, ülkedeki demokrasi ikliminden ve demokrasi kültüründen de etkilenirler ve bunu varlık koşulu olarak görürler. Tüm dünyanın Corona salgını ile mücadele ettiği bugünlerde birliğe, ortak yaşamın güçlendirilmesine ve dayanışmaya daha çok ihtiyaç duymaktayız. Bu birlikteliğin temel harcı demokrasi ve hukuk devletidir.

ADİL YARGILANMA HAKKI HUKUK DEVLETİNİN VAZGEÇİLMEZİDİR

Bağımsız yargı demokratik toplumun ve tüm bireylerin barış ve huzur içinde bir arada yaşamasının temel güvencesidir. Demokrasi ve birlikte yaşama koşullarını her geçen gün soluk alınamaz tarzda olumsuz etkileyen gelişmeleri, yargının iktidarın cezalandırma aracı haline getirilerek adil yargılanma hakkının ortadan kaldırılmasını kaygıyla izlemekteyiz. Adil yargılanma hakkı hukuk devletinin vazgeçilmezidir. Avukatlar, gazeteciler, insan hakları aktivistleri mesleklerini icra etmek ve düşüncelerini açıklamaktan dolayı gözaltına alınıp, tutuklanıp, ağır cezalar alıp baskılara uğrarken birlikte yaşama koşullarımıza dinamit koyan silahlı tehditlere, ölüm ve tecavüz listelerine ilişkin yapılan açıklamalara hiçbir hukuki yaptırımın uygulanmaması endişe vericidir. Benzer şekilde bilgiyi, bilimi ve tekniği halktan yana kullanmayı ilke edinen kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarının(Barolar, Tabip Odaları, TMMOB vb.) işlevsizleştirileceği yeni düzenlemelerle, bu süreçte en çok ihtiyaç duyduğumuz güçlü ve güvenilir mesleki, demokratik kitle örgütlerinin varlığına darbe vurulmaktadır. Gerçek demokrasilerde demokratik kitle örgütleri katılımcı demokrasinin ve özgürlükçü ortamın temel taşlarıdır ve kent konseylerinin ana unsurlarıdır.  Pandemi süreci ve sonrasında yaşanan ve yaşanacak sorunları aşmamız bu süreçte toplumca ortaklaşmamız ve dayanışmayı güçlendirmemizle mümkündür. Dayanışmaya en fazla ihtiyacımız olan bugünlerde yerelde bunu sağlayacak belediyelerde partizanca ayrıma gidilerek bazı belediyeleri dayanışma sürecinin dışında tutma girişimleri, ödeneklerinin %50 kesintiye uğratılması ve bazı kentlerimizde belediye başkanlarının görevden alınması, yerlerine kayyum atanması ve devamında gözaltına alınmaları hukuka aykırı bir işlem olduğu gibi demokrasiye, seçme ve seçilme hakkına, toplumsal barışa, kamu sağlığına ve dayanışmaya zarar vermektedir. Sosyal yardım yapan gruplara yapılan saldırılar ne kadar kabul edilemezse, bunu bahane ederek seçilmiş belediye başkanlarını görevden almak, tutuklamak ve yerlerine kayyum atamak da o kadar kabul edilemezdir.

TALEPLERİMİZİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

Toplumsal barışa, bir arada hoşgörüyle yaşamaya, demokrasinin ve hukuk devletinin temel kurallarına, seçmen iradesine geri dönülmez zararlar veren bu uygulamalardan bir an önce vazgeçilerek, seçilmiş belediye başkanları görevine iade edilmeli, meslek odalarını işlevsizleştirecek yasal düzenlemelerden vazgeçilmeli, adil yargılanma hakkı güvence altına alınarak bu hakka gölge düşüren davalar yeniden görülmeli, mesleki faaliyetlerinden ve düşüncelerini açıklamaktan dolayı insanlar üzerinde kurulan baskılara son verilmeli, yaşam hakkını ve kişisel özgürlükleri tehdit edenler için yasal soruşturmalar hızla başlatılmalıdır. Kent konseylerimizin içinde rahat soluk alabilecekleri ve faaliyetlerini geliştirerek sürdürebilecekleri demokrasi, hoşgörü ve birlikte yaşam koşullarının sağlanması için bu taleplerimizin takipçisi olacağız.

Açıklamada imzası olan kent konseyleri: Adalar Kent Konseyi: Adana Kent Konseyi, Arsuz Kent Konseyi, Ataşehir Kent Konseyi, Avcılar Kent Konseyi, Bayraklı Kent Konseyi, Bodrum Kent Konseyi, Buca Kent Konseyi, Burhaniye Kent Konseyi, Çukurova Kent Konseyi, Datça Kent Konseyi, Edirne Kent Konseyi, Edremit Kent Konseyi, Efeler Kent Konseyi, Efes-Selçuk Kent Konseyi, Esenyurt Kent Konseyi, Foça Kent Konseyi, Gemlik Kent Konseyi, İzmir Kent Konseyi,Karabağlar Kent Konseyi, Kars Kent Konseyi, Karşıyaka Kent Konseyi, Kartal Kent Konseyi,Kızıltepe Kent Konseyi, Konak Kent Konseyi, Lüleburgaz Kent Konseyi, Mardin Kent Konseyi, Maltepe Kent Konseyi, Marmaris Kent Konseyi, Menteşe Kent Konseyi, Mezitli Kent Konseyi, Milas Kent Konseyi, Narlıdere Kent Konseyi, Nilüfer Kent Konseyi, Odunpazarı Kent Konseyi, Ödemiş Kent Konseyi, Sarıyer Kent Konseyi, Seferihisar Kent Konseyi, Seyhan Kent Konseyi, Siirt Kent Konseyi, Susurluk Kent Konseyi, Şişli Kent Konseyi, Yenimahalle Kent Konseyi

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Norveç'te toprak kayması sırasında 8 ev sürüklenerek suya gömüldü
Norveç'te toprak kayması sırasında 8 ev sürüklenerek suya...
Webometrics intihal gerekçesiyle Türk üniversitelerini sıralamadan çıkardı
Webometrics intihal gerekçesiyle Türk üniversitelerini...