GÜLPERİ TİBİN/ ÖZEL RÖPORTAJ/ GERÇEK HABERCİ - Karabağlar Belediyesi’ne yönelik iddialarla ilgili Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’ın GERÇEK HABERCİ’yle paylaştığı bilgileri okurlarımıza aktardığımız yazı dizisinin ikinci bölümünü kentsel dönüşüm çalışmaları, İçişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen ve ‘bir operasyon gerçekleştirilebileceği’ yönünde yorumlanan denetim çalışması ve belediye iştiraki KARBEL A.Ş. tarafından işletilen akaryakıt istasyonunun kapatılmasına yönelik karar oluşturuyor.
RUTİN BİR DENETİM SÜRECİ
İçişleri Bakanlığı tarafından Karabağlar Belediyesi’ne müfettiş gönderilmesi kentte büyük yankı uyandırmış, denetim çalışmalarının belediyeye yönelik bir operasyonun ayak sesleri olabileceği konuşulmuştu. Kınay, söz konusu denetim çalışmalarına ilişkin detayları anlattı. Karabağlar Belediyesi’nin bir kamu kuruluşu olduğuna dikkat çeken Kınay, konuşmasında şunları kaydetti:
“Bizler kamu kuruluşuyuz. Kamu kuruluşları zaten farklı farklı bakanlık tarafından denetime tabidir. Bu denetimler sürekli rutin olarak da yapılır. Bize gelen mülkiye müfettişleriyle ilgili süreçte de daha önce paylaştığımız, meclisimizde de konuşulan, 2024 yılındaki denetim raporunda AKP grubunun yazdığı 24 maddelik şerhle ilgili bir denetimdir. Zaten bununla ilgili meclisimizde açıklamalarını yapmıştık. 22 aydır bunu zaten belgeleriyle bilgileriyle konuşuyoruz. Rutin bir denetim süreç. Şu anda da arkadaşlarımız bilgisiyle belgesiyle süreci yürütüyoruz”
DENETİMDEN YANA BİR SIKINTIMIZ YOK
Kınay, denetim çalışmaları yapılmasının belediye için olumlu olduğunu belirterek, “Söylediğim gibi denetimin olması bizim için iyi bir şey. Kendim de zaten denetim komisyonuyla mevzuata göre denetim komisyonundaki hususlar belirlendiğinde belediye başkanının ilgili süreçleri yürütmesi gerekir. Bizler zaten bir iç denetim yapmıştık. Şimdi bununla birlikte de bu konular değerlendirilecek. Biz de sonucu göreceğiz. Bu anlamda bir sıkıntımız yok. Denetimden yana da bir sıkıntımız yok. Olması gereken süreçler bunlar. Ancak bunun farklı bilgilerle manipülatif bir şekilde olmamış bir şeyi farklı yerlere götürülmesi doğru değil. Eleştiriye her türlü soruya her türlü bilgi ve belgelendirmeye açığız. Biz kamu kuruluşuyuz. Bu anlamda ne denetimden ne denetimcilerden yana bir sıkıntımız yok, hiç olmadı. Şu anda da yok bundan sonra da olmayacak” açıklamasında bulundu.
BURASI YENİ AÇILAN BİR YER DEĞİL
Başkan Kınay, Karabağlar Belediyesi iştiraki olan KARBEŞ A.Ş.’ye ait akaryakıt istasyonuna ilişkin İzmir 7. İdare Mahkemesi tarafından verilen faaliyetlerin durulması ve ruhsatının iptal edilmesi yönündeki kararı da değerlendirdi. Söz konusu alanın yeni açılmadığını, imar planlarında, ruhsatlarda benzin istasyonu olarak görüldüğünü belirten Kınay, konuşmasına şöyle devam etti:
“30 yıldır burada olan Karabağlar Belediyesi’nin, Karabağlar Belediyesi iştiraki olan KARBEL Şirketine ait bir benzin istasyonu. Kurulduğu tarihten itibaren de imar planlarında da benzin istasyonu olarak görünüyor, Konak’tan Karabağlar’ın ayrılma sürecinden beri, yapı ruhsatı inşaat ruhsatı işletme süreçleri her şeyi zaten akaryakıt istasyonu olan bir kamusal hizmet aynı zamanda. Tabii ki 30 yıl boyunca özel firmalara kiralanmış, sonuçta ihaleli olarak işletilmiş. Mal sahibi Karabağlar belediyesi, ruhsat sahibi Karabağlar Belediyesi, akaryakıt istasyonu olarak hizmet veren Karabağlar Belediyesi. Ancak daha sonrasında, bizim seçim sürecimizde son kullanıcı ihale sürecinden, ihale şartlarına uygunluk göstermediği için zaten yasal olarak yürütülen bir süreçte çıkarılmış ve bu kapsamda da yeniden ihale yapılması yolunda da süreçler yürütülmüş. Biz geldiğimizde de zaten akaryakıt istasyonu olarak hizmet veren ancak yeniden hale etmek yerine sadece biz 30 yıl ihale edilen bir işletmeyi sadece biz kendimiz işletmeye karar verdik. Zaten akaryakıt istasyonuydu, yine akaryakıt istasyonu olarak devam edecek. Ancak tamamen yenilenen ve bu kapsamda da Karabağlar üzerine bir kamulaştırma işlemi yaptık aslında biz.
Özel şahıslara vermediğimiz, yaklaşık 20 kişiye istihdam sağladığımız ve kadın istihdamı sağladığımız bir istasyon, aynı zamanda kendi enerjisini üreten bir yeşil istasyon. Karabağlar’a hizmet eden bir istasyon. Ancak bununla ilgili başka bir akaryakıt istasyonunun ticari karını engellediği gerekçesiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne açılan bir dava var. İzBB’nin verdiği ruhsatın iptaline ilişkin bir dava var. Dediğim gibi zaten 30 yıldır ruhsatlı olan, hali hazırda da İzBB’den aldığımız ruhsatla her türlü izinleri alınmış bir işetmeden bahsediyoruz, 2024’ten itibaren devam eden bir süreçten bahsediyoruz. Buna istinaden mahkemenin verdiği, Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen ruhsata ilişkin bir iptal kararı var. Aslında orada diyor ki, ‘Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği ruhsat usule aykırıdır. Eksik belgeyle verilmiştir’ gerekçesiyle Büyükşehir’e açılmış bir dava. Orada da ilgili mevzuata ruhsata usullere ilişkin bir eksiklik yok. İtirazımız devam ediyor, hukuki süreç devam ediyor. Çünkü burası yeni açılan bir yer değil, bir park değil, bizim yeni açtığımız bir işletme değil.”
30 YILDIR SORUN OLMAYAN TESİS NEDEN ŞİMDİ SORUN OLUYOR?
Kınay, durumla ilgili hukuki sürecin devam ettiğini belirtti. Ayrıca 30 senedir özel sektör tarafından işletilen bir yerin neden kendi başkanlık döneminde sorun olduğu sorusunu da yönelten Kınay, şunları kaydetti:
“Benim de sorum 30 yıldır özel sektör tarafından işletilirken sorun olmayan bir süreç şu anda belediye eliyle işletilirken, üstelik kadın istihdamı sağlarken, kamucu bir anlayışla belediyemizin kendi yakıtını orada aldığı, kenedi ihtiyacını sağladığı, enerjisini üreten dolayısıyla kamusal bir kaynak yaratan bir tesis neden şimdi sorun oluyor? Hukuki süreç itirazlarımızla birlikte devam ediyor. Orada basına da yansıyan konularda eksik bilgiler ve belgeler var. Hukuki süreçte de ben en doğru kararın çıkacağına inanıyorum. Çünkü bu Karabağlar halkının akaryakıt istasyonu burası. Biz ticari bir işletme değiliz. Başka bir işletmenin ticari karıyla ilgili ben kamu yararını, Karabağlar’ın hakkını savunuyorum. Bu noktada da hukukun değerlendirmesini bekliyoruz. Büyükşehir Belediyesi de zaten bu anlamda itirazlarını sürdürüyor. Şu anda bir kapatma yok. Hukuki itirazlar sonucunda mevzuat neyse biz de ona kendi değerlendirmemizi yapacağız.”
BU ÜLKENİN EN BÜYÜK PROBLEMİ KENTSEL DÖNÜŞÜM
Kınay, Karabağlar’da gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmalarına da değindi. Kentsel dönüşümün ülke genelinde büyük bir problem teşkil ettiğini ifade eden Kınay, “Bu ülkenin en büyük problemi kentsel dönüşüm zaten. Karabağlar da küçük bir Türkiye. Karabağların bütününe baktığınızda burası Eskiizmir. Zaten yapılaşma sorunu olan ama İzmir’in diğer semtlerine baktığınızda, aslında apartmana ya da imara uygun alanlar açıldıkça burada yoksul olanların kaldığı ya da yıkıp yeniden yapılması gereken bir yer burası” dedi. Karabağlar’ın etrafının ilçelerle kaplı olduğunu vurgulayan Kınay, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Etrafımız ilçelerle kaplı olduğu için genişleyecek alanımız yok. Dolayısıyla Karabağların mevcut alanının yıkılıp yeniden yapılması lazım. Yüzde 80’i zaten kaçak yapılaşma. Bizim en büyük önceliğimiz o yüzden kentsel dönüşüm. Burada 540 hektarlık alan 16 mahalleyi kapsayan alan, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkisinde ve aslında neredeyse 10 yıldır kronik hale gelmiş bir süreç var. Burada geçmişten beri yürütülen davalarda temel sonuçta yerinde dönüşecek, vatandaşın sırtına ekonomik külfet getirmeden yerinde hakkını aldığı sağlıklı güvenli yapıya ve yaşam alanına kavuşması bizim temel hedefimiz. 540 hektarlık alan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yetkisinde. Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü zaten geçmişten bugüne aslında yapılan çalışmalar da Türkiye’deki kentsel dönüşüm örneklerinden birisi olarak gözüken ancak şu an hukuki süreçlere devam eden, örneğin Uzundere’deki konutlarımız Büyükşehir’in yetkisiyle devam ediyor. Onun dışında 106 hektarlık alan da yine aslında rezerv alan, riskli alan olarak ilan edilmiş ve ilçe belediyesine kentsel dönüşüm yetkisi verilen bir alan. Yani ilçe büyükşehir belediyesi ve çevre bakanlığı yetkisinde olan kentsel dönüşüm alanları var. Diğer alanlarda da imar planı çalışmaları belediye tarafından tamamlanmış.”
BÜTÜN BUNLARI HEP BERABER TAŞIYORUZ
Kınay, ilçede planları belli olan ancak inşaat firmaları ve vatandaşlar arasında da anlaşma gerektiren alanların olduğunu belirtti. Kınay, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Aslında kentin neresi park olacak, kaç katlı yapılaşma olacak, sosyal tesisi donatıları yol genişlikleri belli olan ancak inşaat firmalarıyla vatandaşın anlaşması gereken, artık mevcut imar planına göre yapılaşması gereken alanlar var. Bütün bunları hep beraber taşıyoruz biz. Şimdi burada bütün bu çalışmalarla ilgili 540 hektarlık alanla ilgili tartışmaları hepimiz biliyoruz, 2 yıllık süre içerisinde bize ulaşmış bir imar planı da yok. Bakanlığa da her yerde şu değerlendirmeleri yapıyoruz. Artı 10 yıldır kangren haline gelen bir süreç var ve artık insanların bu sıkıntıdan kurtulması gerekiyor. Karabağların dönüşmesi gerekiyor. Doğalgaz, altyapı, park, internet elektrik dediğimiz tüm sıkıntıların temelinde aslında bu planlamanın uygun olmaması konusu da var. Çünkü planlama olmadığı sürece biz hizmet de götüremiyoruz. Diğer kurumlar da kendi içinde. Bakanlıkla bu konuları görüşüyoruz. Kendi dönemimiz içerisinde ama masada o çalışmalar yapılırken bizler de sözümüzü söyleyelim. Dolayısıyla yine davalar ve kangrene dönmeden herkesin görüşünün alınacağı ve savunduğumuz kentsel dönüşüme gidecek bir süreç olsun diyoruz.”
106 HEKTARDA ÇALIŞMALAR BAŞLADI
İlçede kentsel dönüşümle ilgili başlayan çalışmaları da anlatan Kınay, şöyle konuştu:
“106 hektarda biz kentsel dönüşümle ilgili çalışmalarımızı başlattık. Akaryakıt istasyonu gurur duyduğumuz çalışmalardan bir tanesidir bir kamucu anlayışla. Gider ekonomisiyle ilgili çalışmalarımızdan biri ancak 2 yılda ne yaptınız derseniz kentsel dönüşümü başlattık. O da ilk yıl kentsel dönüşüm müdürlüğümüzü kurmuştuk, onun üzerinden 106 hektarın 8 hektarında, başlangıç bölümünde ve planlara göre de konut alanı olarak mevcutta da zaten kaçak yapıların olduğu alanda çalışmayı başlattık. Yaklaşık 3 aylık süreçte de 3 bilgilendirme toplantısı, meslek odalarıyla toplantı, bakanlıkla toplantılar yaptık. Kamuoyuna anlattık ki her aşamayı da anlatacağımızdan bahsettik. Şu an sahada değer tespitleri, vatandaşla ilgili konuşmalar, altlıkla ilgili çalışmalar tamamlanmış durumda. Geçen hafta da zaten ikinci bilgilendirmemizi yaptık. Artık uzlaşma görüşmelerine başlayacağımız aşamaya geldik. Ancak burada tüm çalışmaları bakanlığın onayından geçirerek yapıyoruz. Dolayısıyla bankalıkla onay süreci tamamlandığında kamuoyuyla paylaşacağımız, eğer bu onay süreçleri planlandığı gibi giderse vatandaşla uzlaşma aşamasına mert ayı gibi başlamayı planladığımız, yıl sonuna kadar da artık uzlaşma çalışmalarını yazın tamamlayarak inşaat sürecine başlayacağımız; bakanlık, ilçe belediyesi, vatandaş herkesin ortaklığında bir mekanizmayı yürütüyoruz.”
SORUNUN ORTAK BİR MASA ETRAFINDA ÇÖZÜLMESİNİ İSTİYORUZ
Kınay, imar planlarıyla ilgili süreçlerde belediyenin yapması gereken şeyleri yaptıklarını belirterek, “İmar planlarıyla ilgili de zaten süreçlerde üzerimize düşeni yapıyoruz” dedi. Kınay, konuşmasına şöyle devam etti:
“TOKİ’yle ilgili alanda geçmişten beri gelen aslında hazine arazisi olan ve belediye hizmet alanı olarak görünen, bizden önceki dönemlerde de tüm partilerin ortak kararıyla üniversite alanı olarak tanımlanan alanın TOKİ’ye devri ve açılan davalarla ilgili bir süreci var. Burada yapılan imar planları ve bizim itirazlarımız var. Karabağlar Belediyesi’nin TOKİ’ye itirazı yok. Ancak o alan üniversite alanı olarak gelen ve Karabağlar’ın üniversite alanına ihtiyacı olduğundan yürüttüğümüz bir süreç. Bu konuda bakanlığa da görüşlerimizi bildirdik. İmar planlarına itirazlarımız da zaten davayı kazandık, imar planları iptal edildi. Dolayısıyla aslında TOKİ’nin kendine ait olmayan bir alanda, inşaatlar, iptal sebepleri açılan davaların hepsi hukuki boşluklar nedeniyle. Ancak orada vatandaşı mağdur etmek gibi bir durum yok. 700 hak sahibi var. Biz burada bakanlığa da söyledik. Kentin içerisinde pek çok alan var. Burada ortak çalışmalarla o mağduriyet de giderilerek zaten konutlar yapılabilir, kent yenilenebilir. Ancak orada üniversitenin genişleme alanında ve kentin nefes alma alanı olan bir alanda süre. Yürütülmesi gerekiyor. Biz öneri bir imar planı çalışması da sunduk bakanlığa. Bu kapsamda hem TOKİ mağdurlarının mağduriyetini giderecek hem kenti koruyacak hem üniversiteyi sağlayacak bir alternatif plan çalışması da resmi olarak sunduk. Dolayısıyla bakanlığın da burayı değerlendireceği ve bu kangren haline gelen sorunun da ortak bir masa etrafında çözülmesini istiyoruz.”
KARABAĞLAR ÇOK HIZLI BİR DÖNÜŞÜM SAĞLAYACAK
Kınay, açıklamalarını şöyle tamamladı:
“İki yılı tamamladık, üç yıl içerisinde de Karabağlarda gözle görünür bir kentsel dönüşüm sürecinin başlayacağı, Osman Aksüner’de çalışmalarımızın başlayacağı Uzundere’deki konutların yapım sürecinin tamamlanacağı, dolayısıyla Karabağların tamamında da bir değişim göreceğiz. Bizde yine Eserkent’te de bir rezerv alan süreci var bakanlığın yetkisinde olan. Belediyenin yetkisi yok, bizler ancak takip etmekle yükümlüyüz. Bütün bunlarla beraber Karabağlar çok hızlı bir dönüşüm sağlayacak. Çünkü Karabağlar İzmir’in kalbi, İzmir’in merkezi. Bu gördüğünüz alana da protokol yolu olan, İzmir’e giriş yüzü olan bu alanda da bizim hedefimiz aslında o Karabağlar’ın gerçek yüzünün hızlı bir şekilde hayata bakmasını sağlamak.”
Kınay, “Denetimden yana sıkıntımız hiç olmadı”
İzmir’deki ilçe belediyeleriyle ilgili her geçen gün farklı bir iddia, dikkat çeken bir olay gündeme gelmeye devam ediyor. Yaşananlar CHP’li temsilciler tarafından iktidarın baskısı olarak yorumlanırken, AK Parti kanadı ise çeşitli eleştirilerini sürdürüyor. Hakkındaki çeşitli tartışmalar ve kamuoyunda yankı uyandıran gelişmelerle adından sıkça söz ettiren bir diğer belediye ise Karabağlar Belediyesi olarak öne çıkıyor.
Yayınlanma :
01.03.2026 09:58
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: