Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre cari açık 2025 yılının aralık ayı itibari ile 7,25 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kritik veri piyasa beklentilerinin üstünde geldi. Ayrıca cari açık son 8 ayın en yüksek seviyesine çıktı.
Öte yandan altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı 5,59 milyon dolar açık verdi. Ocak-Aralık döneminde toplam cari açık 25,21 milyar dolar oldu.
Ekonomist Mahfi Eğilmez kendi bloğundaki son yazısında mevcut cari açığın büyüklük olarak yönetilebilir olduğunu ancak finansman açısından ciddi sorunlar barındırdığını söyledi. Mal ticareti açığındaki 69,7 milyar dolarlık rakamın dış ticaretteki kırılganlığı gösterdiğini vurgulayan Eğilmez, “Bu büyüklük, üretim yapısının ithal girdiye bağımlılığının hâlâ yüksek olduğuna işaret ediyor” ifadelerini kullandı.
Cari açık rakamının, Türkiye’nin daha önce dış finansmanda yapılan hatalarının bugün ödendiği sonucunu gösterdiğinin altını çizen Eğilmez, sözlerine şöyle devam etti:
“Daha çarpıcı olan ise finansman tarafı: Cari açığın yalnızca 20 milyar dolarlık kısmı finans hesabı yoluyla karşılanabilmiş durumda. Bu finansmanın bileşimi de ayrıca önem taşıyor: Doğrudan yatırımların finansman içinde ağırlığını kaybetmiş olması finansman kalitesinin düştüğü ve dolayısıyla kırılganlığın arttığı anlamına geliyor.
Geriye kalan 5,2 milyar dolarlık finansman ihtiyacına bir de 16,6 milyar dolarlık net hata ve noksan çıkışı eklenince finansman sorunu ağırlaşıyor. Kaynağı ve nedeni net biçimde açıklanamayan (yasal olmayan yollarla altın girişinin bu kalemde önemli bir yer tuttuğu tahmin ediliyor) bu çıkış, sistemden ilave döviz sızıntısı anlamına geliyor. Net hata ve noksan kaleminin bu ölçüde yüksek ve negatif olması, hem veri kalitesi hem de kayıt dışı sermaye hareketleri açısından ciddi bir yapısal soruna işaret ediyor. Sonuçta yaklaşık 22 milyar dolarlık rezerv kaybı ortaya çıkıyor.”
Eğilmez, yazısını şu sözlerle bitirdi:
“Özetle mesele cari açığın mutlak büyüklüğünden çok, onun hangi kaynaklarla finanse edildiğidir. Sağlıklı ve kalıcı doğrudan yatırımlar yerine kısa vadeli akımlar ve rezerv kullanımıyla sürdürülen bir denge, kırılgan bir dengedir. 2025 verileri, Türkiye ekonomisinin dış dengesinde niceliksel bir sakinlik görünse bile niteliksel sorunlar olduğunu gösteriyor.”
Yorumlar
Kalan Karakter: