Grand İsias Hotel'in depremde yıkılmasına ilişkin olarak kamu görevlileri hakkında açılan davada; mahkeme heyeti, dönemin İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı ile eski Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut’a “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 10 yıl hapis cezası verdi.
Dönemin Adıyaman Belediyesi İmar Müdürü Yusuf Gül ile ruhsat biriminde görevli Abdurrahman Karaaslan ve Fazlı Karakuş ise beraat etti.
T24'ten Cengiz Anıl Bölükbaş'ın haberine göre Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi dava ile ilgili gerekçeli kararını açıkladı.
Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklara “öldürme” suçu gibi ceza almalarını sağlayacak “olası kast” düzenlemesi yerine en fazla 22,5 yıl hapisle yargılanmalarına yol açan “bilinçli taksirle ölüme sebep olma” suçundan ceza verilmesinin gerekçesini “şans” faktörü ile açıkladı. Gerekçeli kararda, 6 Şubat depremlerinin büyüklüğü ve Adıyaman’da daha önce böyle bir depremin yaşanmamış olması sanık lehine kanıt olarak gösterdi. Mahkeme, depremin öngörülebilir olmasına karşın sanıkların depremin gerçekleşmeyeceğini düşündüğünü ve şanslarına güvendiğini ifade etti. Mahkeme, bu nedenlerle sanıkların eylemlerinin “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
FARKLAR ANLATILDI
Gerekçeli kararda, olası kast ile doğrudan kast arasındaki en belirgin farkın doğrudan kasıttaki bilme unsuru olduğu belirtildi.
Olası kastı doğrudan kasıttan ayıran diğer unsurun suçun unsurlarının gerçekleşmesinin “muhtemel olması” olduğu ifade edildi. Gerekçeli kararda, “Fail, böyle bir durumda muhakkak değil ama, büyük bir ihtimalle gerçekleşecek olan neticenin meydana gelmesini kabullenmekte ve "olursa olsun" düşüncesi ile göze almakta; neticenin gerçekleşmemesi için herhangi bir çaba göstermemektedir. Olası kastta fiilin kanunda tanımlanan bir sonucun gerçekleşmesine neden olacağı muhtemel görülmesine karşın, bu neticenin meydana gelmesi fail tarafından kabul edilmektedir” ifadeleri yer aldı.
Basit taksirde failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörmediği, bilinçli taksirde ise bu neticeyi öngörmüş olduğunu vurgulanan gerekçeli kararda, “Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü hâlde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü hâlde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlikelilik hâli, bunu öngörememiş olan kimsenin tehlikelilik hâli ile bir tutulamayacaktır. Neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun bu sonucu meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür” denildi.
DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ DE BELİRLEYİCİ OLDU
Sanık kamu görevlilerine “olası kast” suçu yerine “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan ceza verilmesinin gerekçesi olarak, 6 Şubat depremlerinin büyüklüğü ve Adıyaman’da daha önce bu büyüklükte depremin olmaması gösterildi.
Kararda, Isisas Otel’e verilen ruhsat ve yapı kullanım izni tarihleri ile 6 Şubat depremleri arasındaki zaman dilimine dikkat çekilerek, olası kastla hareket ettiklerine yönelik kesin bir kanaate varılamadığı ifade edildi.
Gerekçeli kararda, sanıkların eylemlerini öngörülebilir olan depremin gerçekleşmeyeceğini umarak ya da şanslarına güvenerek gerçekleştirdikleri vurgulandı. Mahkeme bu nedenle sanıklarının eylemlerinin “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde bulundu.
Yorumlar
Kalan Karakter: