GÜLPERİ TİBİN/ GERÇEK HABERCİ - İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Şubat Ayı Olağan Toplantısı ikinci oturumu öncesinde, Kültürpark Platformu üyeleri Basmane Çukuru’na ilişkin eylem gerçekleştirdi. Son olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi ve TMSF arasında niyet protokolü imzalanan ve kültür merkezi olarak değerlendirilmesi planlanan alana ilişkin söz konusu kararı protesto eden platform, konuyla ilgili basın açıklamasında bulundu. Açıklamada, “Kamuoyunda ‘Basmane Çukuru’ olarak bilinen ve bugün doldurularak kapatılmış olan; mülkiyeti ve hukuki statüsü tartışmalı Basmane arazisinde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyeleri kent suçu işlemektedir. İzmir’in merkezinde, bir yandan tarihi ve doğal sit alanı olan Kültürpark’la tarihsel, mekânsal ve kamusal bir bütünlük oluşturan, diğer yandan kentsel sit olan Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nın hemen bitiminde yer alan İzmir halkına ait kamusal bir varlıktan söz ediyoruz” denildi.
BASMANE ARAZİSİ HALKINDIR
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“20 bin metrekareden büyük bu alan ne atıl bir arsa ne de pazarlık konusu edilebilecek bir mülktür. Burası, kent hakkının, kamu yararının ve hukukun üstünlüğünün doğrudan konusudur. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 16.01.2026 tarihinde oybirliğiyle kabul ettiği; Belediye, TMSF ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi tarafları arasında “niyet protokolü” yapılmasına ilişkin kararı, İzmir’in ortak geleceği açısından geri dönüşü imkânsız sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. “Sözleşmenin geriye dönük feshi ve tapu iptal” davası sürerken; Büyükşehir Belediye Meclisi bu araziyi geçtiğimiz yıl “takasa“, bu yılda “niyet prokolüne" konu etmekten geri durmamıştır. 2022 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan davada, belediye lehine bilirkişi raporları alındığı; teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin gündeme geldiği; tapuların belediyeye devri konusunda mutabakat sağlanıp, tazminat tutarının tartışıldığı yani Basmane arazisinin tamamının yeniden, kamu mülkiyetine geçmesi yönünde güçlü bir hukuki zemin oluşmuşken, İzmir Büyükşehir Belediye Meclis üyeleri neden bu davalardan fiilen vazgeçme kararı aldıklarını anlamlandıramıyoruz. . TMSF ile protokol masasına oturmanın kamusal bir haktan feragat etmek anlamına geldiğinin, bunun yalnızca idari bir tercih değil; bilinçli bir kent suçu olduğunun farkında değiller mi? Sayın Meclis üyeleri, imar düzenlemeleri ve kent planlama kararlarının, niyet protokollerine konu olmayacağını mutlaka biliyorlardır. “Kötü Niyet Protokolü” olarak tanımladığımız bu protokolde hangi kamu yararını bulduklarını bizlere anlatmalıdır. Bütünüyle kamuoyundan gizli yürütülen görüşmeleri, İzmirlilere nasıl savunabilecekler? Seçimler öncesinde halkçılıktan, hesap verilebilirlikten söz eden katılımcı ve şeffaf bir yönetim vaat eden Sayın Başkan; hukuku göz ardı eden kamudan yana olmayan, katılımcılıktan uzak, kapalı kapılar arkasındaki görüşmeleri nasıl izah edecek? Tamamen ticari kullanımı esas alan “kötü niyet protokolü”, kent merkezinde zaten ağır baskı altında olan altyapı, ulaşım ve yaşam kalitesi sorunlarını daha da derinleştirecek, Basmane ’de kamusal alanın bütünlüğünü parçalayacaktır. Kamu mülklerini satamayacağınızı, pazarlık konusu edemeyeceğinizi, sermayeye devredemeyeceğinizi, planlama ilkelerini, hukukun üstünlüğünü ve kamu yararını göz ardı edemeyeceğinizi bir kez daha ifade ediyoruz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Belediye Meclisi Üyelerine tapu devrini konu eden 1997 yılına ait ihaleyi iptal etmelerini, devam eden yargı süreçlerinin sonucu beklemeleri gerektiğini hatırlatıyoruz. Aksi halde kamuya ait bir alanı bilinçli bir şekilde gözden çıkartan, geçmiş hukuksuzlukları meşrulaştıran ve yeni bir kent suçunun doğrudan sorumlusu haline gelen bir yönetim olarak anılacaklardır. “Çukurdan” kurtuluşun tek yolu; bu alanın yeniden kamu mülkiyetine geçmesi ve kamusal alan olarak kullanılmasıdır. İzmir’in geleceği pazarlık konusu yapılamaz. Basmane bir rant alanı değil, İzmir halkının ortak yaşam alanıdır. İzmir halkını, meslek odalarını, demokratik kitle örgütlerini ve tüm duyarlı kesimleri; Basmane arazisi başta olmak üzere Buca Cezaevi alanını, İnciraltı’nı ve kentimizin tüm kamusal alanlarını birlikte savunmaya çağırıyoruz. Basmane arazisi İzmir’indir, Halkındır. Ve öyle kalacaktır.”
Meclis önünde Basmane Çukuru isyanı: “Rant alanı değil yaşam alanı!”
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi önünde bir araya gelen Kültürpark Platformu üyeleri, Basmane Çukuru’nda kültür merkezi yapılmasının planlanmasını protesto etti. Konuyla ilgili basın açıklamasında, “İzmir’in geleceği pazarlık konusu yapılamaz. Basmane bir rant alanı değil, İzmir halkının ortak yaşam alanıdır” denildi.
Yayınlanma :
11.02.2026 18:55
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: