CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulunuyor.
Özel, salona Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'la geldi. Yavaş'ın yanı sıra, Ankara'nın 15 ilçesindeki CHP'li belediye başkanları da grup toplantısına katılım gösterdi.
"PARTİMİZ TARİHİNİN EN AĞIR SALDIRISI ALTINDA"
Toplantıdaki yoğun katılıma dikkati çeken Özel, partilerinin tarihin en ağır saldırısı altında olduğunu kaydederek şu ifadeleri kullandı:
"Bugün burada Ankara Büyükşehir Belediye başkanımızı, Ankara'daki belediye başkanlarımızı, il örgütümüzü misafir ediyoruz. Çok kıymetli konuklarımıza hoş geldiniz diyorum. Partimiz tarihinin en ağır saldırısı altında, iftiralarla karşı karşıya, devlet bütün olanaklarıyla bir partiye hizmet eder halde, ama o saldırı altındaki ana muhalefet partisinin grup toplantısına bakın, bir bakın. Hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz."
Konuşmasının ilk bölümünde 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anarak başlayan Özel, bir kez daha hayatını kaybedenler için baş sağlığı diledi. Deprem bölgesinde devam eden sorunları kalem kalem anlatan Özel, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın partisine yönelik suçlamalarına da tepki gösterdi.
"Erdoğan orada döndü dolaştı şunu söyledi; 'Deprem bölgesinde yoktular, enkazlarda yoktular. Buraya hiç yardım yapmadılar, bir tek eser bile kazandırmadılar'" diyen Özel, CHP'li belediyelerin deprem bölgelerinde yaptığı çalışmaları anlatan bir video yayınladı.
"ÖZELLEŞTİRMELERİN YÜZDE 86'SI AKP DÖNEMİNDE"
Özelleştirme kararlarına değinen Özel, "Cumhuriyet tarihinde yapılan özelleştirmelerin yüzde 86'sı AKP döneminde yapıldı. Şimdi iki boğaz köprüsü ve 7 otoyolu özelleştirmek istiyorlar" dedi.
Devamla son yerel seçimlerde 47 yılın ardından partilerinin birinci parti konumuna yükseldiğini anımsatan Özel, şöyle konuştu:
"Ankara'da 16 belediyeyi kazandıklarını vurguladı. CHP üç belediyeden yukarı çıkamaz denilen yerde 16 belediyeyi kazandık bunlardan bir tanesi de Keçiören Belediyesiydi. Hakkında pek çok iddia gündeme geldi, kendisini 3 kez genel merkeze çağırdık. Dedi ki; 'söylenenlerin tamamı iftira, asla yolsuzluğa bulaşmadım.' Büyük büyük yeminler ederek inkar etti. Sonra AKP'yle gizli görüşmeler yaptığına dair her taraftan bilgi geldi. Öğreniyoruz ki çarşamba günü AK Parti'ye katılacak. En yakınları 'evet katılıyor' diyorlar."
"TRİBÜN LİDERİNE 'BANA DESTEK VER, SANA DAİRE ALAYIM' DEMİŞ"
Özarslan ile aralarında geçen mesajlaşmalara değinen Özel, "Ne söylediysem kişilik tespitine yöneliktir" ifadelerini kullandı. Özel ayrıcai Özarslan'ın Ankaragücü'nün tribün liderine kendisine destek sağlaması için rüişvet teklif ettiğini söyledi.
Özel, "Ankaragücü'nden kendine slogan atsınlar diye adam tutmaya çalışıyor. Tribün liderine Ankaragücü'nün tribün liderine 'Bana destek ver, sana daire alayım' demiş. Bu Tosuncuk, milletin helal oylarını almış kaçmaya çalışıyor" dedi.
Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Geçen hafta deprem bölgesindeydik, birazdan bahsedeceğim ama bu atmosferi görünce oradaki bir anektodu hatırlatmak, bir sözümü tekrar etmek isterim. İki program arası geçerken Antakya ilçe başkanımız şunu hatırlatmıştı. Antakya ilçe başkanımızın bütün ailesi göçük altında kalmıştı. Birinci derece yakınlarını kaybetmişti. Eşi günlerce yoğun bakımdaydı. Yoğun bakımda ziyaretim sırasında ‘İlçe de çöktü’ dedi. ‘İlçeden ancak Atatürk’ümüzün resmini kurtarabildik, çıkarabildik’ dedi. Dedim ki ‘Gidenlere Allah rahmet eylesin. Ama eşin de ayağa kalkacak, ilçe de ayağa kalkacak. Yeni ilçe binamıza geleceğim, bu resmi ellerimle asacağım.’ İki program arasında ‘O resmi, Atatürk’ümüzün portresini asar mısın Genel Başkanım?’ dedi. Onu asmaya gittik. Bir gittik ki ilçenin önündeki yol kapanmış. Orada baktık, ettik ve bir portakal kasası mıdır nedir, ters çevirdiler. Üstüne çıktık. Orada gelenlere dedim ki ‘10 milyonluk bir sahneyi bir yere kurturup, devlet memurlarını toplayıp, teşkilatları altı ilden oraya getirip onlara prompterdan bir konuşma yapıyorsanız, iktidar olduğunuz ya da iktidar olacağınız oradan anlaşılmaz. Hiç niyetiniz yokken ilçe binasının önü trafiğe kapandıysa, bir portakal kasası üzerinden konuşuyorsanız bin 500 - 2 bin kişiye parti iktidara gidiyor demektir.’
"PARTİNİN CUMHURBAŞKANI ADAYI, 16 BELEDİYE BAŞKANI ZİNDANLARDA"
Parti tarihinin en ağır saldırısının altında, partinin iktidar yürüyüşünün önünü kesmek için, partinin iktidara gelmesine engel olmak için, partinin siyasetçileri tarihin en büyük iftira kampanyasıyla muhatap. Partinin Cumhurbaşkanı adayı, 16 belediye başkanı zindanlarda. Partiyi ayakta tutan, ayağa kaldıran kim varsa saldırı altında, hakaret altında. Devlet bütün imkânlarıyla bir partiye hizmet eder halde. Bin türlü kumpas, yalan, iftira, şantaj, tehdit orada. Ama gel saldırı altındaki ana muhalefet partisinin grup toplantısına bak ya. Hepiniz şeref verdiniz.
6 Şubat’ın üçüncü yıldönümünde Osmaniye’de, Gaziantep’te, Kahramanmaraş’ta, Hatay’da, Adıyaman’da, Malatya’daydık. Vatandaşlarımızla birlikteydik. Toplam bir hafta boyunca 55 farklı program yaptık bu altı ilde. Bir kez daha kaybettiklerimize Allah’tan rahmet ve deprem bölgesine, milletimize, tüm Türkiye’ye başsağlığı diliyorum. Yazın serin, kışın sıcak salonlardan ayrılmayan, meydana çıkmadan atadıklarına alkışlattıran, siyaset yapanlar için yapması kolay siyaset ama ilşleri zor bundan sonra. Gerçekle yüzleşmek, sokağa inmekle oluyor. Osmaniye’ye 10 milyonluk bir sahne kurdurup da biraz önce tarif ettiğim kompozisyonda atıp tutmakla, depremi yaşayana, orayı görene video izletmekle siyaset olmuyor. Konteyner kente gitmeden, o ayakları çamurda çocukları görmeden, gözü yaşlı kiracıyı dinlemeden, ‘Evim verildi ama geçemiyorum, tadilatına param yok, aidatına param yok. İşim yok’ diyenleri dinlemeden, mücbir sebep mağdurları ile birlikte ağlamadan, yakınlarını kaybetmiş olanların adalet arayışının önündeki engellerin nasıl AK Partili müteahhitleri, o şehrin zenginlerini, kodamanlarını kayırdığını garibanlardan dinlemeden öyle brandayla, parayla, afişle siyaset olmuyor. Branda ile siyaset dönemi, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin çöküş dönemidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yürekten, sokakta samimi siyaseti bir kuruluşun, yeni bir iktidarın kuruluşunun göstergesidir. Şaşılacak bir şey yok.
"DEPREM BÖLGESİ İÇİN ALGI ÇALIŞMASI YAPILIYOR"
Geçen hafta herkes sevdikleriyle beraberdi. Biz İslahiye’deydik, Nurdağı’ndaydık, Osmaniye’deydik, Malatya’nın ilçeleri ve beldelerindeydik, Kahramanmaraş’ımızdaydık. Sayın Erdoğan da ‘eli kanlı katil’ dediği ama daha sonra Amerika işaret verip de doların ucunu görünce kardeşi gibi sarılır gibi sarıldığı Suudi Arabistan Prensinin yanındaydı. ‘Darbeci’ dediği Sisi ile kucaklaşmaya, ‘Ona selam verirsem namerdim’ dediği, ‘Aynı salonda olursam meşrulaştırırım’ dediği Sisi’ye iltifatlar etmeye gitmişti. Biz de deprem bölgesindeydik. Acılar hala taze. 270 bin kişi konteynerlerde yaşıyor. Barınma krizi sürüyor. Rezerv alan ve mücbir sebep mağduriyetleri devam ediyor. Eğitim ve sağlıktaki sıkıntılar katlanılamaz boyutta. Bugün deprem bölgesinde araştırma yapan kuruluşların raporları gelmeye başladı. Yani 70 vilayete, o 11 vilayet için yapılan algı operasyonu 70 vilayette de çok büyük karşılık görmüyor. Ama 11 şehre sorulan soruların cevabında bırakın vatandaşın memnuniyetini, perişan olduğu, öyle anlatılana… Hele hele iyiymiş gibi gösterilenlerin gerçeğini yaşayanların tepkisi deprem bölgesindeki çalışmalarda ortaya çıktı. Hep birlikte izleyeceğiz. Hep birlikte takip edeceğiz.
Bir tarafta biz gittiğimiz günden itibaren, ilk sabah Osmaniye saat 10.45; Depremden enkazdan çakıl taşı kaldırandan ya da yeni ev için temel kazandan ya da son kiremiti koyana kadar emeği geçen tüm siyasetçilerden, emekçilerden Allah razı olsun’ diye lafa başladık. Her şehirde bunu söyledim. Mısır’dan, Sisi’den koptu geldi. Osmaniye’de dedi ki ‘Bunlar deprem turisti.’ Bir de sırf CHP’ye de demiyor. Haksızlığı bütün muhalefete yapıyor. ‘Bunlar sadece depremden bir süre sonra bir fotoğraf çektirip gittiler. Bir daha uğramadılar’ dedi. ‘Bir daha bu bölgede yoktular’ dedi. Tabii ben Sayın Erdoğan ‘İki kere iki, dört’ dese kerrat cetvelini kontrol ettiren bir muhatabı olarak hemen saydırdım. Devletin 13 uçağıyla, polisin, jandarmanın, ormanın bütün helikopterleri emre amade… Bölgeye 38 kez gitmiş. O bu sözleri söylediğinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı 55’inci ziyaretini tamamladı da geldi. Her bir gün yapılan her bir şehre ayrı bir ziyaret saymak üzerinden 55 kez deprem bölgesinde olmuşum. Yarısından fazlası grup başkanvekili sıfatıyla, geri kalanı Genel Başkan sıfatıyla. Ama Erdoğan orada döndü, dolaştı şunu söyledi. ‘Deprem bölgesinde yoktular. Enkazlarda yoktular. Buraya hiç yardım yapmadılar. Bir tek eser bile kazandırmadılar.’ Şunu hatırlatmak isterim. Şehirlerimizi afetlere hazırlamak, afet anında etkin müdahale, afet sonrası iyileştirme, şehirleri ayağa kaldırma merkezi yönetimin işi. Bunun için milletten devasa vergiler alınıyor. Milletimiz de bunu deprem bölgesine gidecek diye… İki kere motorlu taşıtlar istediler, ödedi. KDV’yi iki katına çıkardılar, ödedi. ÖTV’ler arttı, ödedi. Yurtdışına çıkış harçları arttı, ödedi. Bu imkanlar dahilinde orada ne yapılıyorsa yapılıyor. Ama dönüyor, dolaşıyor, video izletiyor. Diyor ki ‘Ana muhalefet gitmedi, yapmadı. Her şeyi biz yaptık.’ Ben ona ne dedim? Ona dedim ki ‘Hak etmediğimi duyarsam, hak ettiğini duyarsın.’ İlk önce, ‘CHP’li belediyeler bir şeyler yapmadı’ dedi, bir onu izleyelim hep beraber.
Normalde bunları yaptığımızı biz biliyoruz ama Tayyip Bey ‘Yapmadılar’ diyene kadar bunları söylemiyorduk. Bakın biraz önce ilk anda karelerle gitti. Burada gördük ama televizyon başından ne kadar görüldü bilmiyorum. Şu kısmını hatırlatayım. Depremin ilk günlerinde hatta medyada eleştiri konusu olmuştu. Biz de başta ‘Acaba zaman mı kaybettirir?’ demiştik. Allah’tan öyle yapmışlar. Dediler ki ‘Deprem bölgesine hangi belediye, hangi kurum ne götürürse götürsün AFAD’a bildirecek. AFAD’ın gözetiminde bu deprem yardımları bölgeye ulaştırılacak.’ Bakın elinde AFAD, bir haftadır teker teker okuyorum. Burada gördünüz. AFAD’ın kayıtlarına bildirerek 9 bin 638 araç, 28 bin 521 personelle deprem bölgesindeydik. 7 bin 200 TIR’la, 4 uçak, 6 gemiyle gıdadan sağlık malzemesine çadırdan sobaya her şeyi götürdük. 155 mobil mutfak kurduk, AFAD nereye kur dediyse. 163 ikram aracı koyduk, AFAD nerede dursun dediyse. 18 mobil fırın kurduk, sıcak ekmek dağıtalım diye. 3 milyona yakın battaniye, 266 bin ısıtıcı, 2 bin 220 jeneratör, 4 milyon 600 bin hijyen paketi, 50 bin çadır, bin 810 konteyneri gittik, AFAD’ın bilgisi dahilinde teslim ettik. ‘Kalıcı eseri yok. Bir de tutuyorlar, bu bilgileri veriyorlar, köşe yazarları da doğruymuş gibi yazıyor. Kalıcı eseri var mı? Efendim Konya Belediyesi şunu yaptı, CHP bir tek kalıcı eser bıraktı mı?’ 67 kalıcı eser. Aktı, gitti. İçinde bin kişilik KİPTAŞ’ın yaşam alanı da var, Samandağ’da 18 bin metrekarelik yaşam vadisi de. Adıyaman’ın Çatdere Köprüsü 300 milyon liraya yeniden yapılmış, İstanbul Büyükşehir tarafından. Gölbaşı’nda yaşam vadisi de var. Mersin Büyükşehir 40 metre genişliğinde, 9,5 kilometre yeni bir Mersin Caddesi yaptı ki Adıyaman’ın bütün trafiği rahatladı. Manisa Büyükşehir, 4 bin metrekare kapalı alanda Ferdi Zeyrek Çocuk Kültür Sanat Merkezi inşa ediyor. Denizli Büyükşehir, Polat Mahallesi’nde Ferdi Zeyrek Camii inşa ediyor. Muğla Büyükşehir Hekimhan’a cemevi ve çok amaçlı tesis, Doğanşehir’e kadın, aile ve gençlik merkezi, Araptire kültür ve taziye evi, Arguvan’a çok amaçlı sosyal tesis... Kahramanmaraş’ta ASKİ ekipleri 15 kilometre su hattı onarımını yaptılar. Ayrıca Ankara Büyükşehir Akçadağ Ören’de 16 derslikli diye başladı, 24 derslikli okulun inşaatını tamamlamak üzere. İzmir, İstanbul, Ankara büyükşehir belediyeleri Elazığ’a birer tane okul yaptılar. İstanbul'unki açıldı. Ankara’nınki bitti, açılış bekliyor. İzmir’inki yüzde 70 inşaatta."
Yorumlar
Kalan Karakter: