Reklam
Reklam
Reklam

Sancar: Roboski ziyareti değerli ama Kürt sorununu görmezden gelirsek havada kalır

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Roboski ziyaretine yönelik yaptığı açıklamada "Değerli ama temeldeki Kürt sorununu görmezsek adalet talebi bir süre sonra havada kalır" değerlendirmesini yaptı.

Sancar: Roboski ziyareti değerli ama Kürt sorununu görmezden gelirsek havada kalır
05 Ağustos 2022 - 13:33
HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

TELE 1'de Enver Aysever'in sunduğu Ayrıntılar programına katılan Sancar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Roboski ziyaretine yönelik de açıklama yaptı. Ziyareti değerli bulduğunu söyleyen Sancar, muhalefete çağrıda bulunarak "Ziyaret değerli ama temeldeki Kürt sorununu görmezsek adalet talebi bir süre sonra havada kalır. Adalet talebini ailelerden duyması ve bende adaletin gerçekleşmesi için uğraşacağım’ diye taahhüt de bulunması önemlidir. Ancak burada adalet nerede ve nasıl sağlanır? Roboski’de 33 kişi bombalar katledildi ve kimse cezalandırılmadı. Yeni bir barış sürecini tabandan nasıl kurabiliriz buna bakmalıyız. Muhalefet de bunu nasıl yapabileceği üzerinde daha somut konuşsun. Bu iş şuan ki iktidarla çözülecekmişiz darlığından çıkarılmalı” dedi.

HDP eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk'un demans teşhisi konmasına rağmen tutukluluğuna devam ettirilmesine de değinen Sancar, “Aysel Tuğluk’un durumu açıklayan en doğru ifade düşman hukuku. Aysel Tuğluk arkadaşımıza ilk defa SETA Devlet Hastanesi demans teşhisi koydu. Daha sonra Kocaeli Tıp Fakültesi ATK’da aynı şekilde rapor verdi ve ‘Demans hastasıdır, hastalığı ilerliyor ve cezaevinde tek başına hayatını sürdürmesi mümkün değildir’ dedi. Ama son kararı ATK veriyor. ATK farklı bir karar vererek ‘Hayır, cezaevinde kalmasında sakınca yoktur, hastalığı buna engel değildir’ diyor. Biz de kendisini Pervin Buldan eş başkanımla kongreden birkaç gün önce ziyaret ettik. Gerçekten ‘En iyi halini gördük’ diyebilirim. Bizim de gözlemimiz de çok net, demans hastası ve hastalığı ilerliyor. Çevik Bir meselesine gelince. Hangi suçtan yatıyorsa yatsın eğer hastaysa benim açımdan hiçbir önemi yoktur. ‘Çevik Bir şöyle yapmıştır, böyle yapmıştır’ tartışması burada insani olarak da, hukuki olarak da yanlıştır. İnfaz hukukunda hangi suçtan hükümlü, tutuklu olduğunuza bakılmaz. Aysel Tuğluk’a yapılan zulümdür, eziyettir ama daha da ötesidir. Bunun siyasi boyutunu görmek gerekiyor. Aysel Tuğluk düşman hukukunun ötesinde muameleye kalıyorsa Kürt, HDP’li olduğu için maruz kalıyor. Kürt sorununun çok somut örneğidir Aysel Tuğluk’a yapılan muamele. Ayrımcılık, ağır haksızlık, her türlü kuralı bir kenara adaletsizlik. Kürt sorunun temelinde de bu sorunlar yatıyor." ifadelerini kullandı.Muhalefete çağrıda bulunan Sancar'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
‘MUHALEFET DAHA SOMUT KONUŞSUN’
"Çözüm sürecini bir barış ve toplumsal dönüşüm süreci olarak düşünmek gerekiyor. Silahların susması meselesi doğrudan doğruya örgütle konuşulması gereken bir meseledir. O zaman bunun İmralı’da yürütülmesi herhangi bir yanlışlık içermiyor ama hem HDP’nin hem Öcalan ‘Dar kalmamalı’ diyordu. Yani büyük bir toplumsal bir mutabakatı hedeflemeden böyle ağır sorunları çözmek mümkün olmuyor. Tekrar iyi bir yöntem ve iyi bir mimarlık bir barış süreci inşa edebilirsek bu toplumdan destek alır. AKP ile kapalı devre bir sürecin başarı şansı olmayacağını defalarca söyledik. Yeni bir barış sürecini tabandan nasıl kurabiliriz buna bakmalıyız. Muhalefet de bunu nasıl yapabileceği üzerinde daha somut konuşsun. Bu iş şuan ki iktidarla çözülecekmişiz darlığından çıkarılmalı. Toplumsal, siyasal geniş bir mutabakat hedeflenerek geleceğe dair bir vaatte bulunmalıyız.

Çözüm sürecinin güvencesini sağlamak için kanun çıkarılması neredeyse 1.5, 2 yıl sürdü. 2014’te esnek bir kanun çıkarıldı. Siz bu güvenceyi hemen çıkaracaktınız. Dolayısıyla o süreçte görevde aldı diye yargılanan arkadaşlarımız var. Bu süreçler biraz böyledir pedal çevirmek zorundasınız. Pedalı bırakırsanız bisiklet devrilir. İlk krizde ‘Masadan kalkıyorum’ deme hakkınız yok.

DEMİRTAŞ AÇIKLAMASI
Selahattin Demirtaş bizim değerli bir arkadaşımızdır. Görüşlerini paylaşmasında bizim açımızdan bir sakınca yoktur. Selahattin Demirtaş arkadaşımızın parti politikalarına destek vermek gibi bir kaygısı var. Esas mesele budur.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum