İsrail'in Türkiye'ye yönelik tehditlerine sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan "Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye'ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar...
Aziz milletim, değerli milletvekili arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
86 milyon vatandaşımızın her birini hürmetle selamlıyorum. 11 buçuk milyonu aşkın üyelerimizin tamamına selamlarımı sevgilerimi gönderiyorum. Muhabbetinizden dolayı her birinize teşekkür ediyorum. Rabbim dayanışmamızı daim eylesin diyorum.
Sözlerimin hemen başında 14-20 Nisan Şehitler Haftası vesilesiyle, farklı cephelerde milletimizin huzuru için şehadete yürüyen tüm kahramanları rahmetle yad ediyorum. Rabbim hepsinin ruhunu şad mekanlarını cennet eylesin.
"ŞANLIURFA'DA LİSEDEKİ SALDIRIDAN DOLAYI ÜZÜNTÜLÜYÜM"
Yine burada, dün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen ve milletçe hepimizi yaralayan olaydan duyduğum üzüntüyü paylaşmak istiyorum. Müessif ve menfur hadiseyle ilgili soruşturmalar başlatılmış, bir kişi gözaltına alınmış, 4 yönetici görevden uzaklaştırılmıştır. Saldırı tüm yönleriyle araştırılmaktadır. Olayda ihmali ve kusuru olanlardan mutlaka hesap sorulacaktır. Saldırıda yaralanan 16 kişiden 7'si taburcu edilmiş, 9 yaralımızın tedavisi ise halen devam etmektedir. Yaralılarımıza Cenab-ı Allah'tan acil şifalar temenni ediyor; ailelerimize, eğitim camiamıza ve Siverekli kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
"KENDİ GEMİLERİMİZLE SONDAJ SÜRÜYOR"
Aziz kardeşlerim, kıymetli milletvekillerimiz, milletimizin takdir ve teveccühüne mazhar olmanın yüksek sorumluluğu içinde aldığımız her nefesi ülkemize hizmet için kullanmanın derdindeyiz. Enerjiden savunma sanayine, ulaştırmadan aileye, eğitimden sağlığa her alanda ülkemizin ufkunu aydınlatacak vizyon projelerini hayata geçiriyoruz.
"23 YILLIK BİR ÇABA, MÜCADELE VE EMEK VAR"
Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlı bir şekilde, sabırla, azimle, kararlılıkla ilerliyoruz. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek durumundayım. Bölgemizdeki savaşlara rağmen enerjiye erişimde eğer bugün sanayicimiz, üreticimiz, çiftçimiz, turizmcimiz, nakliyecimiz hiçbir endişe taşımıyorsa bunun gerisinde 23 yıllık bir çaba, mücadele ve emek vardır.
Enerji sepetimizi zenginleştirmek ve tedarikçi ülkelerin sayısını artırmak ilk günden beri önceliğimiz oldu. Ayrıca hidroelektrik, rüzgâr, jeotermal, güneş, nükleer gibi başlıklarda yaptığımız yeni yatırımlarla Türkiye'yi enerjide bir üst lige çıkardık.
"ŞU AN 4 MİLYON HANENİN İHTİYACINI KARADENİZ GAZINDAN KARŞILIYORUZ"
En büyük devrimi ise arama ve sondaj çalışmalarında gerçekleştirdik. Daha evvel yıllarca kiralama yöntemiyle yapılan petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini kendi imkanlarımızla icra etmeye karar verdik. Ardından dünyanın en büyük dördüncü derin deniz filosunu kurduk. Karadeniz'deki keşfimizle adeta şeytanın bacağını kırmış olduk. Şu an 4 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz gazından karşılıyoruz. 2028'de 16-17 milyon hanenin doğal gazını kendi kaynaklarımızdan karşılar hale geleceğiz. 2026 yılında bu rakamı 8 milyon haneye çıkaracağız. 2028'de 16-17 milyon hanenin doğal gazını kendi kaynaklarımızdan karşılar hale geleceğiz.
Cuma günü Somali'de hepimizin göğsünü kabartan bir tören gerçekleşti. Derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, Somali açıklarındaki Curat-1 kuyusunda hidrokarbon aramalarına başlamak üzere bu ülkeye ulaştı. Oruç Reis gemimizle 7 ay boyunca yaklaşık 4 bin 500 kilometrekarelik alanda sismik araştırmalar yürütmüş, umut verici bulgulara ulaşmıştık. Şimdi Çağrı Bey'le 'Ya nasip' diyor, inşallah ilk sondajımızı başlatıyoruz.
Türkiye kısa sürede tarih, destan yazan bir seviyeye ulaştı. Ülkemizde bazıları başarılara gözlerini kapatıp bunu göremeseler de dostlarımız ve kardeşlerimiz çok net görüyor.
2011 yılında kimse yokken Somali'nin yanına koştuysak inşallah bundan sonra da Somali halkının kalkınma mücadelesini omuz vermeye devam edeceğiz.
Oldukça yoğun günlerden geçiyoruz. 'Gün olur asra bedel' ifadesinin ete kemiğe büründüğü döneme şahitlik ediyoruz. Küresel sistem, ekonomik siyasi boyutlarla çatırdarken yerine neyin geleceği belirsizliğini koruyor. İnsanlığın barış, istikrar, güvenlik ve bir parça huzur özlemi, dinamitleniyor. Savaşı kimin istediği kimlerin menfaat devşirdiği ortaya çıkmıştır. Siyonist lobi tespitimiz haklıydı.
"BÖLGEMİZDE BARIŞ OLACAKSA BU SİYONİST REJİME RAĞMEN OLACAK"
Çatışmaların 40. gününde 15 günlük ateşkes ilan edildi. Fakat İsrail hükümetinin Lübnan'a saldırılarını devam ettirdi.
Hürmüz Boğazı'nda tekrar gerilimin yükseldiğini görüyoruz. Sıkılı yumruklarla müzakere olmaz. Söz yerine tekrar silahların konuşmasına izin verilmemelidir. Bilhassa ateşkesten hiç hoşnut olmadığı bilinen İsrail'in süreci kundaklamasına izin verilmemelidir. Bölgemizde barış olacaksa bu siyonist rejime rağmen olacak. Ne yaparlarsa yapsınlar cesur yürekleri susturamayacaklar.
"İSPANYA BAŞBAKANI'NI KUTLUYORUM"
Buradan Gazze kasabı Netanyahu'nun karşısında dik duruş sergileyen İspanya Başbakanı anchez'i canı gönülden tebrik ediyorum. Zalime zalim, hayduta haydut, katile katil demeye devam edeceğiz. Filistinli annelerin feryadına kulak vermeye devam edeceğiz.
"HİÇ KİMSE TÜRKİYE CUMHURBAŞKANI'NA PARMAK SALLAYAMAZ"
Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye'ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. Biz toprağın üstüne haysiyetsizce yaşamaktansa gerekirse toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz. Kahraman bir milletin evlatlarıyız. 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım'
Tayyip Erdoğan olarak, şahsım ve tüm dava arkadaşlarım; hepimiz İstiklal Marşı 'Korkma' nidasıyla başlayan kahraman bir milletin evlatlarıyız. 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım...' Bu millete zincir vuracağını zanneden gafiller; gerektiğinde dağları yırtacak kudret, kuvvet ve kararlılığa sahip olduğumuzu hiçbir zaman unutmasınlar.
Sayın Devlet Bahçeli ile birlikte ülkemize ve şahsımıza yönelik hadsizlikler karşısında tepki gösteren tüm siyasetçilere teşekkür ediyorum. Farklı kulvarlarda millete hizmet mücadelesi veren siyasi partilerin, söz konusu Türkiye ve milli gururu olunca ortaya koydukları müşterek tavrı kıymetli.
"BARIŞIN SESİ OLMAYA HER ZAMAN HAZIRIZ"
İran ile ABD arasındaki müzakereden tüm sıkıntılara rağmen umudumuzu kaybetmiş değiliz. Zorluklar olabilir. Ama barışın nimetlerine odaklanıldığında bunların önemli bir kısmı hal yoluna koyulacaktır. Yurtta barış, bölgede barış, dünyada barış ilkesiyle barışın sesi olmaya, barış çabalarına öncülük etmeye her zaman hazırız.
Yurt dışında büyük bir atılım içinde olan Türkiye’nin maalesef bu vizyonla uyumlu bir ana muhalefet partisi bulunmuyor. Batı karşısında kompleksli muhalefet, uluslararası toplantılarda ülkemizi mahcup ederken iç politikada ise milletimizi beceriksizliğe mahkum ediyor. Küresel siyasette adeta bir şahlanış döneminde olan Türkiye, ne yazık ki içeride ana muhalefetin yönettiği belediyelerde kelimenin tam anlamıyla bir "fetret devri" yaşıyor.
