Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin 21 Mayıs tarihli 'mutlak butlan' kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada 'süreç' ve Meclis'e gelmesi beklenen 'çerçeve yasa' hakkında partisinin yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Kılıçdaroğlu, "Çözüm Türkiye'yi rahatlatacaktır" diyerek, dört temel konuyu içeren bir 'çözüm mimarisi' önerdi.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin 2013 yılındaki 'çözüm sürecine' de Meclis'i adres göstererek destek verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, gerçekçi bir çözüm için gerekli gördükleri dört maddeyi şöyle sıraladı:
"Gizli kapaklı yapmayın, Meclise getirin diye TBMM'yi adres gösterdik. Nihayet 13 yıl sonra bizim önerimize gelindi. Sorunun çözüm adresi olarak TBMM gösterildi. Gerçekçi bir çözüm mimarisi en az dört konuyu içermek zorundadır:
1- Terör örgütünün örgütsel tasfiyesi.
2- Türkiye'nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması.
3 - Irak ve Suriye'deki bağlantılı yapıları kapsayan bölgesel güvenliğin artırılması.
4- Dış güçlere karşı egemenlik stratejisi oluşturulması."
Çerçeve yasa açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalı
Kılıçdaroğlu, "terörün bitmesi" ve "üniter devlet yapısı"nı kırmızı çizgileri olarak belirterek, bu sürece "cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci" adını verdiklerini ifade etti. Konuşmasında meselenin sadece bir güvenlik başlığı olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bu mesele Türkiye'nin güvenliği ve dış politika için de hayatidir. Bu meselemizi çözmeden Türkiye'nin güçlü bir bölgesel aktör haline gelmesi çok zor" diye konuştu.
Partisinin çözüm sürecindeki temel ilkelerini ve beklentilerini açıklayan Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Silahın siyasetin dışına çıkmasına evet. TBMM merkezli sürece evet. Hukuk devletine evet. Eşit yurttaşlığa evet. Demokratik siyasetin güçlenmesine evet. Üniter yapının korunmasına evet. Bölgesel barışa evet. Bu nedenle çağrımız açıktır. Sürecin tüm aşamaları TBMM merkezli yürütülmelidir. Çerçeve yasa, açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalıdır. Silahsızlanma gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olmalıdır. Demokratik siyasetin alanı genişletilmelidir. Üniter yapı ve egemenlik ilkesi korunmalıdır. Bu ülkeyi kuran parti olarak, sorumluluğumuzu biliyoruz. Hiçbir siyasi menfaat düşünmeden elimizi taşın altına koyuyoruz. Ülkemizin huzuru, bölgenin huzuru için açıkladığım çerçeve içinde çözüm Türkiye’yi rahatlacaktır. Yeter ki bir kişi daha ölmesin, yeter ki Türkiye bu meseleden kurtulsun."